Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
579
 

Anlaşıldı, Dünya Kupası’nda yine Brezilya’yı tutacağız!

Anlaşıldı, Dünya Kupası’nda yine Brezilya’yı tutacağız!
 

Milliyet


Tuhaf bir maç oldu işin açığı, uzun süredir bu kadar anlaşılmaz, garip bir karşılaşma izlememiştim...

Şey gibi daha çok, nasıl anlatmalı bilmem ki?

Hani haftada bir defa iş yerinden arkadaşlarınızla halı sahada futbol oynuyorsunuzdur, mesainin uzadığı bir akşam, dört beş kişi maça gelemez, siz de cep telefonu ile aklınıza ilk gelen arkadaşlarınızı arayıp takım toplarsınız...

Kimse kimsenin nerde oynadığını bilmediği için santradan önce aranızda konuşursunuz!

“ Birader sen nerde oynuyorsun?”

“ Ortada oynarım!”

“ Sen?”

“ Ben lise takımında sağ bektim ağabey!”

“ Uzun boylu arkadaşım senin ismin neydi?”

Ceyhun.”

“ Sen hangi mevkide oynuyorsun?”

“ Stoper.”

Semih sen ileride yalnız kal. Arda sen de kafana göre takıl... Servet ve Hakan siz top geldiğinde ileriye doğru şişirin, Emre sen ne olur maraza çıkartma... İleri geri oynuyoruz!”

&&&

Ne yalan söyleyeyim 5. dakikada golü atınca “ Aslan Emre be!” diye ayağa fırlayıp neredeyse ekranı öpecektim...

Galiba yeneceğiz bu adamları diye geçirdim içimden...

Taaa ki 25. dakikada serbest vuruştan yediğimiz gole kadar...

Sonra hep bir umudum vardı gole dair...

Tuhaf oynuyorduk, futbolcularımız ileride çoğalamıyordu, defansta kalabalıktık ama rakip forvetlere sürekli vurduruyorduk...

Koşmuyordu takım, Estonya maçında harikalar yaratan üçlü Arda, Emre ve Tuncay yorgundu... Ayağa pas yapamıyorduk, organize olamıyorduk, futbolcular aynı şefin karşısında aynı orkestradaydılar ama bildik şarkıyı duyamıyorduk!

Önce Emre durduk yere sarı kart gördü...

Kırmızı kart görmeye tövbe ettiğini gazetelerde okuduğumuz için rahattık...(!)

Sonra Portekizli hakem Teknik Patronumuzu tribünlere gönderdi!

Şaşırdık...

Laf aramızda liglerimizde düdük çalan hakemler iyi ki Portekizli hakem gibi değiller, bu ne yahu!

Gak sarı, guk tribünlere...

Morg kadar da soğuk adam, bir tebessüm etsin, sıcak bir mimik yapsın!

Yok.

İlk yarı defans oyuncularımız, Bosna ikinci golü bulsun diye elinden gelen yardımı yaptı, çıkarken top kaybetti, pas hatası yaptı... Bosnalı ileri uç elemanları defalarca kalecimiz Volkanla karşı karşıya kaldı.

Golü bulamadı!

&&&

Maçın ikinci yarısını Orhan Ayan radyoda anlatsaydı cümleye nasıl girerdi acaba?

“ Millilerimiz ikinci yarıya fırtına gibi başladı, Fatih Hoca devre arasında kulaklarını çekmiş belli! İşte Arda topu ayağına aldı, şöyle ekseni etrafında dönüp pas verecek arkadaşını aradı, Bursaspor’un golcüsü genç yetenek Sercan kaleci ile karşı karşıya şuuut! Top kaleci Supiç’in avuçlarındaaa...

Hani “sinirden gülüyorum” deriz ya bazen... Kızdığımız bir olaya güleriz gerçekten...

Ben de üzüntümden girdim bu Orhan Ayan olayına... Kendimce kederimi dağıtmaya çalışıyorum!

İkinci yarıya oyuncu değişikliği ile başladık Hamit, Önder çıktı, Sercan, İsmail girdi...

Gol bulmamız gerekiyordu, defans güvenliğini bir tarafa bırakıp, yüklendik... Tam 49 dakika boyunca Bosna kalesinde gol aradık...

Olmadı velhasıl...

Bu gece top bizi sevmedi...

<ı>Hoş bu duruma beceriksizlik başta olmak üzere bir sürü şey söylenebilir ama “şansızlık” demek, “kısmet” değilmiş demek geldi içimden...

<ı>

&&&

Matematiksel olarak hala Dünya Kupası’na gitme şansımız var...

Bu defa gerçekten mucize gerekiyor...

Olur mu?

Bu gece olmadı bundan sonra da olmaz... Bosna İspanya maçında puan kaybetse bile... Ne yapıyorum ben? İnce hesap yapmanın anlamı yok...

Ne diyelim Güney Afrika hayalleri buraya kadarmış...

Teşekkürler çocuklar... Yaşattıklarınız ve yaşatmayı vaat ettiğiniz her şey için...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Estonya maçında spikerin bu takım Brezilya'ya kök söktürdü demesi komiğime gitmişti. Bosna'dan 7 yiyen bir takımı şişirdikçe şişrdiler gözümüzde, sonra da zaten almamız gereken bir maç için tarihi galibiyet başlıkları attı bütün şanlı medyamız.. Millilerimize yaramadı ama bu havalar.. Nitekim balonumuz dün akşam fıssss diye patladıııııı. Bosna karşısına takım bile olamadık.. Ki Bosna'nın ahım şahım bir futbolu da yoktu.. İki takımda beceriksizdi ama onların beceriksizliği bizi ilgilendirmez. Yüzyılın Türk futbolcularına ne oldu böyle birden acaba? Arda, Emre, Tuncay, Sercan, Semih.. Küçücük maçların büyükçe oyuncuları sadece hepsi de.. Bundan sonra ne olacak peki? Öfkelerin gücü adına mucizelerin adamından yeni bir mucize bekleyecek Türk halkı.. Olur mu.. Bence de olmaz.. Geçmiş olsun, yine seyirciyiz Kupa'da..

Mavi Karadeniz 
 10.09.2009 20:16
Cevap :
Futbolun eğlence olduğunu unutup, kafamızda farklı bir yere koyuyoruz 22 kişi ile oynanan oyunu... Aşırı motivasyonla çıkıyor Milliler sahaya, golden sonra Emre’yi gözlemledin mi? Savaş kazanmış komutan edası ile çaktı asker selamını, tüylerimiz diken diken oldu, gözlerimiz sulandı... Kötü olan, kötü giden her şeyi futbolla telafi etmeye çalışıyoruz... Spor amacından uzaklaşıyor...  10.09.2009 23:37
 

... hem de açıkçası bu formdaki takımla sonraki maçlarda kalp krizi geçirme tehlikesinden kurtulduğuma sevindim:) Japon mucizesi her halde bir seferlikmiş (İç çekmesi) Bayrağı yine çekmecenin dibine kaldırmalı (İç çekmesi) Selamlarımla.

Zühal Voigt  
 10.09.2009 19:05
Cevap :
Altını çizdiğiniz gibi umutlar başka bahara kaldı...  10.09.2009 23:38
 

Ben Bosna'yı tutarım üstad. Adamları aşağılayıp duruyoruz ama 4 puan önümüzde Afrika'ya koşuyorlar... Grup kuraları çekilirken lider bile çıkarız diyenler vardı... Terim sık sık 70 milyonluk ülkeden çok oyuncu çıkar diyip duruyor, peki 70 milyonluk ülkeden hoca çıkmıyor mu ? Terim,Denizli dön baba dön... Ersun Yanal'ın arkasına teneke bağlayıp kovdular, Terim Yanal'dan takımı aldığında Dünya Kupası'na (2006) gitme umudu vardı olmadı Euro 2008 dedi... Nasıl gittiğimizi ve ne tuhaf işler yaptığımızı biliyoruz... Terim'e verilen kredinin yarısı Ersun Yanal'a verilmedi... Şimdi de Denizli'mi gelecek... Boşversinler, sıkıldım artık... Haa bu arada Terim tribüne gittiğinde neydi o Oğuz'un ifadesi öyle ? Arkasında da 2 antrenör daha duruyordu, çok tuhaf bir görüntüydü... Blog yazamadım ama blog gibi yorum oldu kusura bakma :)

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 10.09.2009 17:17
Cevap :
Ben Brezilya’yı tutarım, Bosna bu futbolla gruplardan çıkamaz diye düşünüyorum... İkinci yarıda nasıl gol atamadık anlamış değilim... Arda’nın direkten dönen topu hala gözümün önünde... Akşam mucize oldu ama Bosna adına... Ersun Yanal’ın çizgisi belli ama be sevgili Ahmet... Başladığı bütün işleri yarım bırakıyor... Sezon sonunu getiremiyor adam... Fatih Terim ayrılırsa ki vaziyet öyle görünüyor yerine genç ve başarıya aç bir teknik direktör gelmesini diliyorum... Nedense aklıma sürekli Hakan Şükür geliyor!  10.09.2009 23:50
 

Her zamanki gibi benim favorim yine Brezilya olacak, her şey fasa fiso, iyi oynayan ve hak eden alıyor sonunda, bizim takım gibileri ise, bir turnuvada var, ertesinde yok oluyor...Zaten gurptan çıksak bile, play offlarda eleneriz, boşu boşuna kalbimizi ve kafamızı yormayalım, ligimize dönelim, değil mi? Selamlar-saygılar!

Fatma Köse  
 10.09.2009 12:15
Cevap :
Hepi topu iki defa gitmeye hak kazandık birinde parasızlıktan gidemedik, diğerinde üçüncü olduk diye anımsıyorum... Dünya Kupasına gidemesek de havamız yerinde ama değil mi? Kaç takımın Teknik Patronunu tribünlere gönderdi hakem? Konuşuluyoruz yani! Fatih Terim istifa eder, Mustafa Denizli’de o sırada aldığı başarısız sonuçlardan sonra Beşiktaş’tan gönderilir... Milli Takımın başına Denizli geçer! Dediydi dersin...  10.09.2009 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster