Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
233
 

Anlaşılmak için anlamak

Anlaşılmak için anlamak
 

Önce Anlamak, Sonra Anlaşılmak


Yaşamın içinde bazen anlamak için hızlandırıcı etki yapan katalizörler vardır. Benim katalizörlerim iki kızım, Alara ve Biriz...Ordan oraya koşturduğum bir dönemdi; işimde daha iyi olmak, daha iyi bir eş olmak, mükemmel anne olmak yani hep bir çıta üstte olmak istediğim yıllardı. Kimseyi mutlu edemiyordum, kendim de mutluymuş oyunu oynuyordum. Kimse anlamıyordu beni, kendim dahil...Birgün işten geldim, küçük kızım Biriz, "sen mutlu değilsin?" dedi, hemen itiraz ettim nereden çıkardın herşeyimiz var diye sıralamaya başladım sahip olduğumuz maddi şeyleri. Bir ara buldu ve "ama yüzün hiç gülmüyor" dedi.

Kulağımın pası açılmış, sanki ilk defa bir şeyler zihnime, bedenime ve ruhuma işlemişti. Ben kimdim? Ne istiyordum? Mutluluk neydi? 

Meraklı ve araştırmayı seven biri olarak hemen kitapları karıştırmaya başladım ve yeni bir keşif yolculuğuna çıktım. Sorularım vardı cevapları yeterince bulduğumda, kendine soruları olan insanlarla çalışmaya başladım. Anladım ki anlaşılmak için anlamak yani "etkin dinlemek" en önemli kapı. Arda arda açılan kapılar ve anahtarlar var. Sizinle bu yazımda en önemli üç anahtarı paylaşmak istiyorum.

1- Anahtar:  Bugüne kadar alıştığımız ve öğrendiğimiz bazı davranışlar/ kalıplar var.  Yaşamdaki en önemli ayrık otları olan "önyargılarımızdan, varsayımlarımızdan, olayların sadece merkezinde kendimiz varmış gibi kişisel algılamalarımızdan ve "ben" merkezcilikten" vazgeçmek. Bunun yerine, karşımızdaki kişiyi hiç tanımıyormuş gibi çocuk merakı ile sadece ona odaklanarak dinlemek. Bu çok zor diyenleri duyar gibiyim...Kolay olduğunu söyleyemem ancak ayrık otları bahçedeki en zararlı otlardandır, ayıklamazsanız bitkiyi boğar. Ayıklarken emek gerekiyor, sonrası ise hafiflik, düşünsenize yüklerinizden kurtulduğunuzu, bu harika.

2- Anahtar: Bir balonun içinde sadece iki kişi var gibi, dikkatinizi ve odağınızı karşı tarafa vermek. Net olarak anlamadığımızda "zannetmemek, farzetmemek sadece sormak" ve cevabı beklemek. Özetle, monologdan diologa geçmek. Karşımızdaki kişi ne anlatıyorsa, top oynayan çocuklar nasıl paslaşırsa karşılıklı paslaşmak hep topu kendi ayağımızda tutmamak. Oyunun kuralı belli...

3- Anahtar: Empati kurmak. Başkalarının gözleri ile olaya bakabilmek. Burada sempatiye geçmemek şu ki, onun duygularını ve hislerini hissederek kişinin kendisiymiş gibi yapmamak. Sempati kuran bir doktor düşünün, hastaya ne kadar yardımcı olabilir ki...

Konu insan ve insana dair olduğunda en büyük laboratuvar yaşamın kendisi. Bu anahtarlar ile kapıları açtığınızda ve içinde vakit geçirmeye başladığınızda attığınız "her küçük adım size hizmet eder". Bazen istediğiniz gibi olmayabilir, bir baktınız temizlediğiniz yerde yine ayrık otu çıkmış. Önemli değil, farkında olduğunuz sürece eskisi kadar köklenemez yeter ki kulak arkası etmeyin.

Sevgi ile kalın,

Damla Koçman

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk deneme çalışmanız için kutluyorum sizi. Anlamlı ve güzeldi, okurken zevk aldım. Başarılar dilerim, slm..

Yalnıztürk 
 02.05.2017 18:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 171
Kayıt tarihi
: 21.03.17
 
 

Gelecek Tasarımcısı. Kariyerine yeni başlayanlar, girişimciler ve yöneticiler ile potansiyellerin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster