Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '07

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
1249
 

Anlat anne duyamasam da belki, bellimi olur?

Anlat anne duyamasam da belki,  bellimi olur?
 

Özürlü bir çocuğun var ise ve doktorun "artık yapılacak bir şey yok alın götürün" diyorsa...Alır götürürsün bu duyarsız söylenişin ardından gözyaşını sel ederek.
Annesin pes etmezsin elbet, onu götürdüğün bir rehabilitasyon merkezinde hiç umudunuzu tüketmeden aksine elinden geleni, gelmeyeni yapıp, çocuğuna şevkatle yaklaşarak onu nasıl rahatlatabiliriz, onu ne mutlu eder deyip çabalayıp annenin umutlarına minikte olsa filizler katan, sıcacık sevgi dolu o fizyoterapistin annesiyim ben...

Ve çocuğumuz yine kaçınılmaz sondan kurtulmadı ama sonrasın da annenin benim kelebeğime gelerek siz hep çabaladınız, oğlumdan hiç vazgeçmediniz, sevgi ile sımsıcak davrandınız, sevgi dolu kollarınızla beni ve oğlumu kucaklayıp o zayıf ve çaresiz anımda güç verdiniz deyip ve bunu da özürlü çocuk sahibi olan annelerin çocuklarına yazdığı mektuplardan oluşan kitabı armağan edip o güzel satırları yazarak verilen desteğin ve şevkatin yerine ulaştığını hissettirdi.

Tedavi için gittiği bir bebek vardı kızımın sormuştum onu nasıl buldun kızım? diye...Yanıtı yüreğimi incesinden acıtmıştı. "Bezden bir bebek düşün anne" demişti. O şanslı bebeklerden idi aslında (bu nasıl şans diyorsunuzdur ) Ona sevgi ile yaklaşan seven ilgilenen bir ailesi vardı en azından. Üstelik tedavi olmak şansı da.

Hediye edilen "ANLAT ANNE" adlı kitaptan küçük bir alıntı...

Anlat Anne Projesine Katılan Özel Bir Annenin Kaleminden
“…
Ne çabuk büyüdün. Bazen kendi dünyana kapanıp sessizce, bazen çığlık çığlığa, kaygılarınla,
kaçırdıklarınla büyüdün.
“İstiyorum” diye bir oyuncakçının önünde eylem yapamadın...
Akranlarınla güzel oyunların olamadı, mızıkçılık yapamadın, küsemedin, barışamadın.
Başardıklarınla gurur duyup, başaramadıklarına üzülemedin.
Şakalarıma gülüp, üzüntülerimi anlayamadın.
Çocuk olmalıydın; olamadın.
Sen kaçırdığın çocukluğunu kendince yaşarken, hepimiz için hayata yeni bir bakış sundun. Eğittin,
öğrettin.
İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi, umudu, sabrı, gereksiz şeylere kaygılanmamayı, hüznü, yetinmeyi,
küçük mutlulukları kaçırmamayı, en zorlu anlarda bile gülümseyebilmeyi ve yürekten sevmeyi seninle
öğrendim. Yaşıyor olmanın gerçek anlamını bugün biliyorum.”

Bu sadece bu anlamlı kitaptan minik bir mektup, bu anneleri anlamamız için mutlak okunması gereken bir kitap.

www.saygi.com.tr Bu adresten bu mektuplara ulaşmanız mümkün.

3 aralık Dünya özürlüler günü...Onları ne kadar yakınız acaba? Annelerin yazdığı mektuplarla az da olsa duygu olarak yakınlaşacağız en azından. Sevgi dolu sağlıklı günlere.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

böyle sevgi dolu şevkat dolu eğitimcilere ne dense azdır birer melek onlar. Çaresiz ama sabırlı emek veren sevgili hüzünlü anne babalara en büyük destek bu meleklerdir... sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 03.12.2007 11:00
Cevap :
Sevgili arkadaşım...Onlar gizli melekler..Yeni yeni farkedliyor... Kızım o kadar çok seviyor ki o çocukları bazen bana öyle anlatıyor ki diyorum bu çocuk dünyanın en güzel çocuğu olmalı diyorum ama onun gözünde...sevgisi güzelleştiriyor onları. çocuklar canlarımız.. sevgiler arkadaşım  04.12.2007 19:04
 

Sabır sevgi ve emek çok zor bir yol ve çok dik bir yol.Onlar melekler ve anneler de melek anneleri.Sevgilerimle.

ay.şe 
 02.12.2007 21:55
Cevap :
Zor ötesi hem de yerinde gördüm tanıdım hepsini...sabır gerek öncelikle sevgi şevkat .. sevgi ile kalın  02.12.2007 23:40
 

Allah o ailelere güç versin kuvvet versin,bizlerin de yarın ne olacağı belli değil.

shalimar 
 02.12.2007 13:52
Cevap :
Gerekli tetkiklerin zamanında yapılması gerek sanırım ilk olarak sevgilerle...  02.12.2007 23:41
 

Nasıl da ince ve zahmetli bir yol ; yürek , beyin ve beden enerjisi konmaz ise ortaya, bir felaketler zinciri .Öylesine kutsal ki kızınız ve diğer meslektaşlarının (doktor- psikolog- hemşire ve diğer sağlık görevlileri)çabaları. Ben genetik hastalıkları olan çocuklarla ilgili yüksek lisans eğitimi aldım, öylesine zordu ki, o aileleri bilgilendirmek , desteklemek, yönlendirmek. Bir tarafta yüreğiniz diğer tarafta beyniniz ve sonuna dek yapmanız gerekenler. Yaşama gözünü açan her can'a verebileceğiniz en iyi yaşam koşullarını hazırlamak gerekiyor. Bireysel ve kısmen kurumsal çabaların üzerinde devlet olarak sağlık ve eğitim alanında atılması gereken çok adım var. Yazınızda sözünü ettiğiniz o yürekli anneye ve daha nicelerine kolaylıklar diliyorum. Sevgilerimle. Nilgün

nilgun 
 02.12.2007 13:47
Cevap :
Eğitimi boyunca da ona geceler boyu destek verdim. Kimi gün bir tarafı tutmayan biri oldum kimi gün ayağını kolunu kullanamayan bir çocuk. Şimdiler de pek çok engelli çocuğunu anlatır bana dinlerim onu sevgi ile. Dün aradı en son. anne dedi kulağın çınlıyor mu bugünler de evet dedim lafın ardından ne gelecek ne bileyim. Bir zihinsel engelli bir çocuğunu görmüş kızım seslenmiş uzaktan éalperen" diye eli ile işaret etti ve bir şeyler söyledi dedi. Ben bana selam verdiğini düşündüm ama o elini sallayarak "ananı, ananı diyormuş. sadece o kelime şükürler olsun..) Çok seviyor o çocukları. Sanki o meslek kelebeğim içinmiş gibi. sevgisi şevkati ile idealist bir öğretici...) sevgiler sevgili Nilgün hanım.  02.12.2007 13:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 834
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster