Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '15

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
437
 

Anne-Çocuk arasındaki ilk Psikolojik savaş - Özgürlük

Anne-Çocuk arasındaki ilk Psikolojik savaş - Özgürlük
 

Benim özgürlük anlayışı çok farklı sanırım. Hatta bir çok kişi bu yaptığımdan sonra "delirdin mi sen" diye tepki verdi ama aksine akıllandım :)) Asya çok zeki evet ama bende az çakal değilim.. 

Bu savaşı ben kazanırım arkadaş... İddiaya giren var mı?

Biz anne kız her an, herşeyi yapabiliriz. Mesela en son evin duvarını boyadık. Neden mi?

Öncelikle ben Asya'nın kendisine ait olan herşeyle ilgili kararı kendisinin verebilmesini istiyorum. İsterse mobilyalarını boyayabilir. İsterse benim çok para verip özene bözene aldığım bir oyuncağını arkadaşına hediye edebilir. Ya da özel durumlar hariç ne yemek istediğine kendisi karar verebilir. Bence böylece sahip olmayı ve paylaşmayı daha rahat öğrenecek. Ve tabi ki kaybetmeyi de...

Ayrıca, kendisine ait olduğunu ve orada oynayıp, uyuması gerektiği konusunda ikna etmeye çalıştığımız çocuğa, aynı mekanda özgür olamazsın demek gibi bir lüksümüz yok sanırım. Olamamalı...

O zaman çocuk isterse gelir salon duvarlarını boyar, tencere tavayı oyuncak yapar. Haklı mı? Bence sonuna kadar haklı.

Ev dediğin temiz olsun yeter, dağınık olmasında hiç bir mahsur yok. Çünkü dağınık evde hayat var. 

Zaten çocuk olan evde böyle bir lükste yok. Ben Asya hayatıma girdi gireli her yerin derli toplu olduğunu hatırlamıyorum. İşime de gelmedi değil, koyver gitsin eğleniyoruz biz :)

Asya bir yaşına girmeden çekmecelerini boşaltmaya başlamıştı. Asla hayır demedim. O boşalttı, işi bitince ben topladım. Gecenin 11'inde bütün dolapların yerde olduğunu hatırlıyorum. Bir süre böyle gitti. Sonra dağıttığı çekmeceyi yerleştirmeye başladı, çünkü ben sessizce onu yapıyordum ve bu çok dikkatini çekti. Hayır deseydim o çekmeceyi asla toplamazdı. 

Aynı şekilde mutfaktaki tabak çanak oyuncaklarının içinden çıkardı. Çünkü ben başta bunu yasaklamıştım. Hatta birgün çekmecede kaşık kalmadığını farkettim ve o günden sonra çekmeceye elleme yasağı kalktı. Şimdi istediği gibi gider alır ve sonra yerine koyar. Hatta neredeyse mutfak eşyama artık dokunmuyor bile. Bu aralar buzdolabının yasak olduğunu düşünüyor ve o yüzden oyun hamurlarını buzdolabında saklıyor :))) Yakında bundan da vazgeçer...

En son evde salon mobilyalarını ve duvarları boyamaya başlayınca, Asya'ya odasındaki herşeyi dilediği gibi boyayabileceğini ama salonun benim olduğunu, temiz kalması gerektiğini söyledim. Önce anlamadı, ne düşündü bilmiyorum ama, gizli gizli salon perdesinin arkasını, masayı, televizyonu boyamaya devam etti. Bende bir uyanıklık yaptım ve eve sevdiği bir akranının ve ailesinin geldiği gün bir dolu parmak boyası alıp ikisini odada yalnız bıraktım. "Biz içeride yemeğimizi yerken duvarı dilediğiniz gibi boyayabilirsiniz" dedim. Önceden bunun sözünü vermiştim zaten ve bunu bekliyorlardı hevesle:) 

Çok uzun süre odadan ses gelmedi, kahkahalardan başka... Duvarlar haricinde, parkeler, battaniye ve banyo da boya içinde kaldı. Yüzlerini, saçlarını, kıyafetlerini saymıyorum bile. Evde misafir var ve ben elimde bez deli gibi banyo temizledim, yer sildim.

Son olarak Asya ve İdil'e yaptıkları şeyin bozulmaması için dokunmamaları gerektiğini ve artık başka oyunlar oynayabileceklerini söyledim. Sonuç? İkisi de yaptıkları şeyle gurur duyup, bozulmaması için duvara yanaşmadılar bile. Bir ay geçti Asya hala "anne kurumuştur değil mi?" diye soruyor. 

Bir daha duvar boyadı mı? Tabi ki hayır. Çünkü artık o özgürlüğü sonuna kadar yaşadı ve doydu. Şimdi kağıttan başka bir şey boyamakta hevesi bile yok. Duvar yasak değil, istediği zaman boyayabileceğini biliyor sonuçta. Neden şimdi boyasın ki :) 

Başka yasakların peşine düşmeli.. Muzurluk icadetmeli.. 

Herşey serbest olursa kafa sürekli çalışır, çünkü muzurluk arar. Kafa çalışırsa, öğrenmek kolaylaşır. Öğrenmek kolaylaşırsa, o velet ne verirsen alır... Yani savaşı anne kazanır. 

Tabi altın kaplama mobilyalarınız yoksa :)) Ehhh..! kimin umurunda, biz anne kız mutluyuz. 

Duvarımdakileri silmeyi bile düşünmüyorum ama istersem bir badanaya bakar. 

Ama Asya ömrü boyunca ihtiyacı olacak olan özgüveni kazanır. 

Şimdi muzurluk merakını, oyun arayışını ingilizce öğretme yolunda kullanıyorum. 

Ders değil kesinlikle oyun oynuyoruz. Ders okulda olur zira... 

Onu da sonra anlatayım :)))

ASLI DİNÇMAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahar Hanım merhaba, adım Aslı Dinçman..42 yaşındayım ve Serebral Palsi'liyim. Milliyet Blog'ta gezinmek pek adetim değildir ama bugün çok alakasız bir şekilde bu güzel yazınıza rastlama şansım oldu. Önce duraksadım. Sonra düşündüm ve çocuklara sınırsız özgürlük tanıyanlara karşı olsam da, size hak verdim. Hemen ardından diğer bloglarınızı da okudum. Dil akıcılığınız, ufak tefek yazım hataları dışında, beni çok etkiledi. Bu küçük eleştirimi, metin düzeltmenliği yapmama bağlamanızı diliyorum. :) Kızınızın alerji sorununu büyük oranda aşmış olmasına ve özellikle onu, küçücük yaşına rağmen bilinçlendirmenize çok sevindim. Sizi kutluyorum. Yeni yazılarınızı zevkle okumak dileğiyle, selamlar... www.aslidincman.wordpress.com

ASLI DİNÇMAN 
 25.02.2015 13:51
Cevap :
Bende alabildiğine özgür davranmayı tercih ettiğim için kızımda da böyle yol alıyorum. Şu zamana kadar zararını görmedim. Rahatsızlığı hakkında ne kadar çok şey bilirse o kadar iyi bence. O nedenle hayır yiyemezsin yerine nedenini anlatmayı ve kendi kararını kendisi vermesini tercih ediyorum. Evet aslında riske giriyorum ama bazen yaşayıp görmek lazım.. Tabi bunu yaparken kontrolü asla elden bırakmıyorum o ayrı :) Güzel sözleriniz için ayrıca teşekkür ederim. Yazmak bana iyi geliyor. Aslında beğenilir mi kaygım yok ama beğenildikçe hoşuma gitmiyor değil.. Sevgiler, saygılar...  25.02.2015 22:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1812
Kayıt tarihi
: 05.07.14
 
 

Aslen ressam, biraz grafiker, tesadüfen televizyoncu, kendince okur-yazar, şu sıralar Beylikdüzü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster