Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '16

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
195
 

Anne çok canım acıyor bana rızamı soruyorlar; “Rıza kim?”

Anne çok canım acıyor bana rızamı soruyorlar; “Rıza kim?”
 

Biri çıkar der ki namusu da, suçu da nikâh temizler! Biri çıkar der ki rızası vardır yaşı 10 muş, 13 müş mesele değil evlenebilir!
 
TBMM’ye getirilen cinsel istismar düzenlemesinden bahsediyorum anladığınız gibi.
 
Çocuk yaşta evliliklerin önünü açan bu yasa ne yazık ki milletin vekilleri tarafından akla mantığa yatmayan gerekçelerle önümüze sürüldü, bir ayıp olarak gündemimize oturdu. Üstelik Çocuk Hakları Günü arifesinde.
 
18 yaşından küçük çocuk dilekçe veremez, yargıya başvuramaz, tek başına sağlık hizmeti alamaz ama evlenebilir.
 
Ne de olsa rızasını sorduk öyle değil mi?
 
Peki, “Hayır” dese sesini duyan var mı?
 
Sesleri duyulsaydı Türkiye çocuk yaşta yapılan evlilikler sıralamasında dünyada dördüncü sırada yer almazdı.
 
Evlenen 3 kadından biri 10-14 yaş arasındaki kız çocuklarından oluşmazdı.
 
Şimdi bu cinsel istismarın önünü açacak yasa onaylanırsa eğer Türkiye’nin utanç sıralamasındaki yeri kaçıncı olur sizce.
 
Diyorlar ki bir kereye mahsus bu konuda mağdur olan ailelerin sorununu çözeceğiz. 4 bin civarında tutuklu aile için bir kereye mahsus çıkaracağız bu yasayı.
 
Özal da; “anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” demişti. Sonuçları ortada. 
 
Yani Türkiye’de bir kereye mahsus denilip de defalarca gerçekleşen çok kanun gördük. Bu da onlardan biri olacak ne yazık ki.
 
 Masumiyet hırsızlarına bir kerelik yol verilecek. Diğerleri ardından gelsin, cesaretlensin diye.
 
 Yasayı bilmiyorlardı diyorlar bir de. 
 
Yasayı bilmedikleri için mi yaşlarını büyütüyorlardı, okuldan alabilmek için 46 raporu çıkartıyorlardı bilmedikleri adamların koynuna atıyorlardı o küçük çocukları.
 
Ya da diyelim onlar yasayı bilmiyorlardı peki oraya katılan kamu görevlileri, alkış tutan toplum onların aklı nerdeydi? Onlarda mı yasayı bilmiyorlardı? Düğünle dernekle bu evliklere alkış tutarken kime hizmet ediyorlardı?
 
Rıza’ya mı?
 
Sözde yasaları bilmeyen, bilmeden evlenenlerin, evlenmeye kalkanların yaptığı eyleme göz yummayan sesini çıkaran yasaları işleten kamu görevlilerinin tutukladığı 4 bin kişiyi de milletin vekilleri bir kereye mahsus diyerek dışarı çıkaracak.
 
Devlet eliyle bu istismar normalleşecek, bunu yapan anne-baba, imam, görmezden gelen devlet memuru cesareti alıp yeni nikâhlara alkış tutacak.
 
Oh ne ala memleket normalleştik ikinci eş üçüncü eş alalım ama yaşı 10-12-13 olsun Rıza’yı soralım.
 
Sahi o kimdi? Neydi?
 
--Beni 11 yaşında evlendirdiler 40 yaşındaydı eşim. Ben çok küçüktüm o da çok büyük. Zaten 3-4 yıl kayınvalidemle yattım.
 
--12 yaşında keçileri otlatıyordum, babamla asker arkadaşı geldi. Evliydi, çocukları da vardı. Babamdan istedi beni, rahmetli babam da 6 Cumhuriyet altını karşılığında beni sattı.
1 kuma, 5 çocuklu, sert mi sert vurdulu kırdılı 70 yaşındaki bir eşin olduğu, huzurun hiç uğramadığı bir eve. 4 yıl kaynanamın koynunda kaldım.
 
--Düğünümüz oldu. Beni baba evinden alıp köye götürdüler. Kaynanam, halam olduğu için kimse benimle birlikte gelmemişti. Akşam oldu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Korkuyordum. İlk gecem çok kötüydü. Şu an hatırlıyorum da. Eşim daha yanıma gelmeden önce titremeye başladım, bayıldım. Kolonya falan verdiler. Beni ayılttıktan sonra eşim geldi odaya. Bana, “Gel seninle evcilik oyunu oynayalım” dedi. . Bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım. Annemi, babamı hiç affedemiyorum gerçekten. Yani çocuk ya bilmez diye “Gel oyun oynayalım” dedi, anlamadım. Şimdi aklıma geliyor hiçbir şey diyememişim.” 
 
--Henüz 14 yaşıma girerken, görücü usulüyle, yaşım büyütülerek evlendirildim. Evlenmeyi hiç istememiştim fakat babamdan çok korktuğum için o ne diyorsa öyle yaptım. 
 Ben daha dışarıda kartopu oynayan bir kız çocuğuydum. Ama çevredekiler; “Bak kocan geliyor”derlerdi. Ne kocası? Ben ne bildirdim karıyı kocayı...
Bana o gece sadece yüz yüze öpüşeceğiz, yan yana uyuyacağız sanıyordum. Çok korktum. Annemin yanına gitmek istemedim; ağladım ama babamdan korkup gidemedim. Aylarca böyle sürdü, hep ağladım. İlişkiye girmek istemediğimde tehdit ediyordu, tokatlıyordu ben de mecbur kalıyordum...
 
--8 yaşında nişanlandım 12 yaşında zorla gelin edildim. Kocam oyuncak almayınca ağlardım. 
 
Onlara Rıza’yı sormuşlar onlar da anlatmış hikâyelerini.
 
Rıza kimmiş anladınız mı şimdi.
 
Anne demişler, baba demişler, abi demişler “Rıza’dan korkuyoruz” demişler “canım çok acıyor” demişler.
 
Ama kimselere seslerini duyuramamışlar. Yıllarca korkmuşlar Rıza’dan.
 
Hani rıza (Rıza)  sorulacakmış ya. 
 
Bunlara da sormuşlar Rıza’yı duydunuz mu? İyi dinlediniz mi?
 
ANNE dizisi diye Star TV de salı akşamları yayınlanan bir dizi var. Başrollerinde Cansu Dere ve Beren Gökyıldız’ın oynadığı dizi.
 
Dizi reyting rekorları kırıyor.
 
Neden çünkü çocuk hırsızlığı yapan bir kadının arkasına sığınıyor, umut arıyor insanlar.
Dizide; Yasaların koruyamadığı, devletin koruyamadığı annesinden zulüm gören, ölsün diye çöp poşetinin içine konulup sokağa atılan, üvey babasından şiddet gören, istismara uğrayan bir çocuğun yaşadıklarına daha fazla göz yumamayan bir kadın öldü süsü vererek çocuğu kaçırıyor.
 
Diziyi izleyen sokaktaki çoğu insan şimdilerde kendisine şu soruyu soruyor. “ Böyle bir çocuğun dramına ben şahit olsam aynısını yapar mıydım? Ve yanıtların büyük çoğunluğu “ EVET” çıkıyor.
 
Yani başkasının çocuğunu kaçırmayı “göze alırım” diyor insanlar.
 
Çocuk hırsızlığı suçunu göze alırım diyorsa insanlar bir durup düşünmek gerekmez mi?
 
Belki fiilen bunu hayata geçirme teşebbüsünü göze alanlar olmayacak ama bir dizi kurgusunda insanlar umut arıyorsa biz ülke olarak çocukların güvende olmadığı bir ülke olduğumuzu sergiliyor oluruz ki bu daha vahim bir durumdur.
 
Cezaevlerindeki hangi Rızaları korumak için çıkartılmak isteniyor bu yasa bilmiyoruz ama Rızalardan korkup kaçmak isteyenlerin devlete sığınamayacaklarını gündemdeki bu önergeyle bilmek zor değil.
 
Günlerdir bunu kabul etmenin mümkün olmadığını dile getiriyor insanlar.
 
Böyle bir yasanın bir kereye mahsus gerekçesiyle çıkmasına göz yumanlara, el kaldıranlara, kaldıracaklara sesleniyor insanlar. Çocukların güvende olmadığı bir dünyada daha da güvensiz bir ortamı yasalarla da onaylamayın diyorlar. 
 
Çünkü; Milletin Meclisi hangi partiyi temsil ederse etsin çocukları korumak zorundadır, Rızaları değil.
Nelere sebep olacaklarını bir kez daha düşünsünler yarın çok geç olmadan bugünse iş işten geçmeden…
 
 

oyatekin@gmail.com                                         

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

OYA TEKİN / MEDYABEY.COM

Oya Tekin/ Engelliler Haber ve Bilgi Portatalı Yaşadıkça.com köşe yazarı

Not: Burada yazılan tüm yazılarım elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılamaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben bu blog yazarları tartışıyor kategorisine bayılıyorum vallaha. Editörler suya sabuna dokunmayan bir konu buluyorlar ve ülkenin bütün entelleri başlıyorlar hemen övmeye veya sövmeye. Bir kere olsun örf, adet, gelenekleri, dinimizi, kültürümüzü, cumhuriyetimizi, iktidarımızı, muhalefetimizi, Atatürkümüzü, sevgili editörümüzü demokrasimizi tartışsak ne olur? Yok! Yasak! Onları tartışırsak, Allah korusun suya sabuna dokunmuş oluruz. Dinimizi, örf ve adetlerimizi sorgulamadan RIZA'nın kim oldyuğunu çocuk nereden bilsin? İyi ki cinsel sapıklar varda Blog Yazarları gönül huzuru içinde sapıklara doya doya sövebiliyorlar. Sövün bakalım, çocuk sorunlarını çözemeseeniz bile hiç değilse söve söve deşarj olursunuz belki. Selamlar :(((

Matilla 
 25.11.2016 9:40
Cevap :
:((( Selamlar...  26.11.2016 20:52
 

25 yaşındaki kızım sazlı sözlü evlendiği gün gelin arabasında düğün salonuna ve dolayısıyla damad evine giderken "Yüreğimden bir parçanın koptuğunu" hissetmiştim.11-15 yaşlarındaki öz çocuklarını istismarcıya "çocuğun rızasıyla(!)teslim edenlerin bildiğimiz gibi bir yürek değil en azından taşlaşmış bir et parçasına sahip olduğunu sanıyorum.Güzel bir yazıydı.Selamlar..

mustafa semih arıcı 
 23.11.2016 9:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 3703
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

Milliyet Bloğa nasıl geldim ve nasıl yerimi aldım bilmiyorum. Sanırım uzun yıllar okuduğum bölüml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster