Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
944
 

Anne kuş, bize kızma emi?

Anne kuş, bize kızma emi?
 

Anne kuş, bize kızma emi?

Çünkü, bizim bir suçumuz yok.

İnan yavrunu kurtarmak için elimizden geleni yaptık.

Ama, başaramadık işte…

***

Biliyoruz, bize kızgınsın.

Farkındayız, canın çok acıyor.

Sen de bizim canımızı acıtmak için,

Evimizin annesinin sevdiği çiçekleri koparıyormuşsun.

Yani anlayacağın her şeyin farkındayız, ona göre.

Ama boşuna…

Annemizin sevdiği çiçekleri, fideleri değil,

Bahçedeki tüm ağaçları koparsan bile,

Yavrun yok artık.

O geri gelmeyecek.

Biz de çok üzgünüz ama yapabileceğimiz bir şey de yok.

Bize boşuna kızıyorsun,

Kızma emi?

***

Hem bak sana işin aslını anlatayım.

Bir gün iş dönüşü,

Evimizin annesi heyecanla,

Bir kuş yavrusunun pencere ile sineklik arasına düştüğünü,

Ve pencereyi açmasına rağmen,

Kuşun bir türlü dışarı çıkamadığını söyleyerek,

Beni kuşun olduğu pencereye götürdü.

Yavruya zarar veririm diyerek,

(Biraz da korkudan olsa gerek) kuşa dokunamamış.

Gittiğimde ise, kuş hareketsizdi.

Büyük bir özenle çıkardım ama çok geç kalmıştık.

***

Anne kuş,

İnan, ben de annemiz de çok üzüldük.

Hiç ister miyiz, yavruna bir şey olmasını?

Hem hadi beni bir kalemde geçiver,

Evimizin annesi de sonuçta bir anne.

Onun da bir yavrusu var.

O seni daha da iyi anlar…

Hiç kıyar mıyız yavruna?

***

Bana anlattı;

Sonradan gelmişsin,

Bakmışsın yavrun yok.

Katil sinekliğin tellerine tutunup,

Cik, cik diye yavrunu aramışsın.

Bulamayınca da bizden bilip,

Annemiz her bahçeye çıktığında gizlice onu izleyerek,

Hangi çiçeği seviyor, ilgi gösteriyorsa,

Onu gidip koparıp, bir kenara atıyormuşsun.

Hırsını alamayıp,

Çiçek topraklarını da iyice karıştırıyormuşsun.

Ama söyledim ya, bizim bir günahımız yok.

O yüzden,

Annemizin çiçeklerini koparma emi?

***

Bu ne idüğü belirsiz yazı, bir şiir olma iddiasında değildir. Zaten yazarı da diğer yazın türlerinden de çok anlamadığı gibi, şiirden de hiç anlamamaktadır. Sadece blog yazarlarından, sevgili Emine SUPÇİN' in ''Biz de doğa için yazalım'' çağrısına katkıda bulunmak için kaleme alınmıştır. Haddini aştıysa affola...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vallaha baskalari ne der bilemem ama, benim sahsen cok hosuma gitti. Belkide kuslara karsi zaafim oldugundandir, bilemeyecegim. Sadece kaleminize saglik diyorum :)

Muhabbetci 
 07.06.2010 21:23
Cevap :
Teşekkürler... Sevgi ve saygılarımla...  08.06.2010 8:45
 

Çok teşekkür ederim... Daha başlığı okur okmaz, "acaba doğa için mi" diye düşündüm. Sonra, sizin; "şiir olma iddiasında" değil dediğiniz ama bana göre şiirin en duru ve en saf ve dahi en katıksız haliyle, baharda eriyen kar suları gibi berrak şırıltılarla ruhuma düşen dizelerinizden geçerken; "bu yazıyı listeme almalıyım, bu gerçek bir doğa hikayesi işte" diye düşünmeye geçmiştim ki... Sondaki notu görünce sevincim ve memnuniyetim bine katlandı... Müsadenizle hemen teşekkür listeme almak isterim. Çok ama çok teşekkür ederim, doğa adına, duyarlılığınız adına ve yavrusunu kaybeden minik kuş adına...

Emine Supçin 
 02.06.2010 10:45
Cevap :
Ne güzel şeyler yazmışsınız. Çok naziksiniz. Çorbada bizim de bir katkımız olsun istedim. Ben teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla...  02.06.2010 11:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4978
Kayıt tarihi
: 06.05.09
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster