Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
475
 

Anne Kuşun Çilesi

Anne Kuşun Çilesi
 

Çöl sıcağında Afrika’dayız bu yazımda.

Oradaki bir kuş yuvasına misafir olacağız. Bu yuva; Drongo isimli siyah tüylü, kırmızı gözlü küçük bir kuşa ait.

Yuvada üç yumurta var. Anne drongo kuşu umutla yumurtalarını kavurucu çöl sıcağından korumaya çalışıyor. Ve yakın bir zamanda yumurtadan çıkacak yavrularını bekliyor.

Kuluçka dönemi yüzlerce saat sürüyor. Ama olsun her şeye değer.

Sonunda ilk yavru kabuğunu kırıyor ve hayata gülümsüyor. Böylece anne kuşun zorlu ve yorucu serüveni başlıyor. Minik yavru gagasını açıp yiyecek için her bağırdığında onu beslemek zorunda olduğunu biliyor.

Bu amaçla yuvadan uçup bulduğu yiyecekleri yavruya taşıyor. Sabırla. Durup dinlenmeden. Bu arada yeni doğan yavru doymak nedir bilmiyor. Yuvadaki diğer yumurtaları fark ettiğinde ise acı gerçeği anlıyor. Yeni kardeşleri geldiğinde yiyeceğini paylaşmak zorunda kalacak.

Ancak o da nesi?

Doğanın bu kuralına karşı çıkıyor minik yavrumuz.

Annesi yuvadan her ayrıldığında; inatla ve ısrarla; yumurtaları yuva dışına itmeye çalışıyor. Annesini görünce sessizliğini koruyor. O gider gitmez eyleminin peşine düşüyor. Ta ki ilk yumurtayı yuvadan atana değin.

Sürekli aç olan ve yaygara koparan yavruyu susturma ve doyurma telaşındaki anne kuş, ne yazık ki bu ilk olayı fark edemiyor. Belki de ediyor ama sineye çekiyor.

Yine böyle bir zamanda, yavru kuş yuvadaki son yumurtaya gözünü dikiyor. Neredeyse kendisi kadar ağır olan yumurtayı döndüre döndüre kenara taşıyor ve son bir hamleyle aşağıya yuvarlıyor. Oh… artık rahat. Annesi ve yuva tamamen ona kalıyor.

Yuvaya dönen anne bu son durumu da ister istemez kabulleniyor. Geride kalan tek yavrusu için didinip duruyor. Uzaklarda yiyecek aramadığı zamanlarda onun için güneşe karşı gölge oluyor. Varı yoğu yavruyu rahat ettirmek. Annelik işte,  bıkmak usanmak doğasında yok.

Böyle bir koşturmanın arasında üç hafta geçiveriyor. Diğer yuvadaki drongo yavru kuşları büyüyüp uçmaya hazırlanırken; bizim yavru hala yiyecek diye bağırıyor.

Ne yemesi ne büyümesi bitmiyor.

Anne perişan durumda.

Yorgun ama pes etmiyor. Annelik içgüdüleri ve yavrusuna olan sevgisiyle görevine devam ediyor.

Aslında besleyip büyüttüğü yavrunun kendi öz yavrusu değil de bir guguk kuşu olduğunu bilmeden.  Ta ki bir gün döndüğünde yuvasının yerle bir edildiğine şahit oluncaya değin. Çünkü uçma zamanı gelen yavru guguk kuşu, geride hiçbir şeyi sağlam bırakmıyor yuvadan ayrılırken.

İşte karşımızda doğanın bir garip hikayesi daha.

İki kuş cinsi.

İkisi de nesillerini devam ettirme çabasında.

Yapıları ve yaşam tarzları birbirinden farklı. Annelikleri de.

Ancak yumurtaları görüntü olarak birbirine çok benziyor. İşte hayatın döngüsünde, drongo ile guguk kuşunun yolları burada kesişiyor.

Gelin her iki türün özelliklerine yakından bakalım.

Drongo kuşlarının ağırlığı 70-125 gram arasında. Simsiyah tüylü. Kırmızı gözlü. Afrika’da yaşıyorlar. Çatal kuyruklu bu kuşların en önemli özelliği taklit yetenekleri.

Elliden fazla diğer kuş ve hayvan türünün sesini taklit ettikleri tespit edilmiş. Üstelik bunda hayli başarılılar. Hayvanların kendi sürülerini uyarmak ve yemek kaynağından ayrılmalarını teşvik etmek amacıyla çıkardığı bir nevi uyarı çığlığını taklit ederek bunu yapıyorlar.

Örneğin Kalahari Çölü'nde yapılan gözlemlerde, 688 yemek çalma girişimi takip edilmiş. Sonuçta kuşlar taklitlerinin dörtte birinden kesin başarı yakalamışlar.

Bilimsel olarak yapılan ve 847 saat süren bir başka gözlemde ise 64 drongo kuşu takip edilmiş. İçlerinden 51 tanesi diğer kuşların yanında, çakal, firavun faresi gibi hayvan seslerini de taklit etmiş.

Anne drongo kuşlarının çilesini öğrenince; bu yeteneklerinin aslında çok da önemli olduğunu daha iyi anlıyor insan.

Şimdi gelelim ikinci kuşa.

Gugukgillerden guguk kuşları ise bir göçmen. Yazları Avrupa’da kışları ise Afrika’da geçiriyorlar. Ağırlıkları 130 gram kadar. Renkleri beyaz çizgili, gri, kahve tonlarında. Kuyrukları düz ve renkli. Dolayısıyla tabiata iyi uyum sağlıyorlar.

En büyük özellikleri ise yumurta asalağı olmaları.

Dişi guguk kuşu yuva yapmıyor. Yumurtalarını drongo gibi böcekçil küçük kuşların yuvalarına bırakıyor. Ama bunun için önce yuvadaki yumurtalardan birini alıyor, hatta yiyor. Sonra yerine kendisininkini bırakıyor. Üstelik bu döngüyü her mevsim yumurtladığı 10-12 yumurtanın hepsi için yapıyor.

Guguk kuşu yumurtası genellikle ev sahibi kuşun yumurtasından önce çıkıyor. Diğer yavrulardan büyük olduğu için de yuvada hakimiyet kuruyor. Henüz yumurta halindeyken ya da minik civciv halindeyken yuvadaki diğer üvey kardeşlerini atması bu yüzden. Üvey annesinden daha iri hale gelince, yuvasını dağıtıyor ve oradan ayrılıyor. Hem de arkasına bile bakmadan.

Doğanın kanunu ve dengesi elbette.

Her şey bir düzene bağlı olarak işliyor. Ama bir anne olarak; ister istemez drongo kuşu için üzüldüğümü, guguk kuşuna ise hafiften kızdığımı itiraf etmeliyim.

Sevgiyle kalın.

Belgin ERYAVUZ

23.08.2017

 

bayram aslan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 437
Toplam yorum
: 256
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 492
Kayıt tarihi
: 09.04.11
 
 

Makine mühendisiyim, bir kız annesiyim. Okumayı, yazı yazmayı, yazarak paylaşımlarda bulunmayı, insa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster