Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1143
 

Anne olmak kadınlık özelliklerini yok ediyor

Anne olmak kadınlık özelliklerini yok ediyor
 

(Sevgili kadınlar, bu yazıda bir kasıt yoktur; tamamen sizlerin aydınlatılması amacıyla yazılmıştır. Yine de kadınlık gururunu zedeleyecek bir ifademiz olduysa peşinen özür dileriz)

 

Onlar mutlu ama dışarıdan öyle görünmüyor. Erkekler eşlerinin ve sevgililerinin annelik özelliklerini ön plana çıkarmalarından rahatsız. Sanki kadınsı özellikler kayboluyor. Çocuk doğurmanın önemi kabul ediliyor lakin bu süreçte kadının hala güzelliğini koruduğunu kimse iddia edemez. Sadece bedensel değişiklikler değil; kadının sanki kalbi ve ruhu da değişiyor.  Bu nedenle hamilelik ve doğum süresince bu durumu uzamış bir ay hali gibi düşünüp ilişkileri dondurmak lazım. Cinsel ihtiyaç nedeniyle bu zor ama kadının şişmiş karnını ön plana çıkarma inadı ilişkiyi hatır için ve zoraki hale getiriyor.

Taraflar mutlu sanılıyor ama değil tabii ki. Özellikle erkek, sırf görev düşüncesiyle eşine yaklaşıyor. Hatta bu sürede erkek eşini hiç görmeyebilir; çünkü hamilelik ve doğum sendromları erkeğin belleğinde karısı ile ilgili tamir edilemez travmalar yaratıyor. Erkek karısını hep karnı kocaman, aşerip turşu yiyen, akıntısı takıntısı olan biri olarak düşünüyor. Yani bu hoş olmayan format erkeğin kafasına yerleşiyor.

Bilindiği gibi  genelde erkekler karılarına ilgi göstermiyor, terk ediyor, aldatıyor. Bence bunun sebebi anneliğin verdiği iticilik. Erkek doğumla karısının bozulduğunu, beğendiği güzelliğini kaybettiğini düşünüyor. Kadının vücudu zamanla değişikliğe uğrayabilir ama yine de her yaşta bir güzelliği vardır. Hamilelik ve doğum kadın vücudunu bozan bir durumdur. Üstelik bu bir de erkeğin gözü önünde oluyor. Özellikle imkânı olanlar için bu iki yıllık sürede erkek karısını hiç görmeyebilir. Çocuk güzel, doğum kutlu ama doğum olayı güzel değil ki. Doğum doktorlarının kendi cinsel hayatlarında zorlandıkları söyleniyor ki bence haklılar. Doğum olayının matah bir şeymiş gibi özellikle de kocaya gösterilmesi doğru değil. Kadın çok iyi bakımla doğum öncesi haline gelsin, çocuk biraz palazlansın koca öyle görsün karısını. Kadının bak nasıl çıkarıyorum der gibi erkeğin kafasındaki hayalini tümüyle yıkan tavır erkeği ileride nasıl çıkardığını söylemeyen kadınlara yöneltiyor diyorum. Ay hali de erkekte aynı travmayı yapıyor. Hatta kadınların bunun sözünü etmesi bile erkekleri etkiliyor. Uzak dur, canım istemiyor de; ay halini söylemek zorunda değilsin ki. Bezler, çaputlar, kan, akıntı… İnsanda arzu mu kalır. Yani bazı kadınlar bu konularda gerçekten bilinçsiz.

Annelikle kadınlığı bağdaştıranlar var bir de. Yani ne kadar anne olursa o kadar kadın oluyorlarmış. Anne olmadan kadın olunamazmış. Annelikle kadınlık bir bütünmüş. Annelik kadınlığa anlam kazandırırmış. Anne olmayan kadın kadın sayılmazmış.

Annelik formatı yüklenmiş kadın kadın olarak algılanamaz, başka şey sanki. Örneğin böyle bir kadına saygı duyulur ama aşık olunamaz. Zaten adları da değişiyor; abla, teyze oluyorlar. Böyle bir kadınla cinsellik düşünülemez. İnsanlık değerleri gözünüze sokulur gibi ön planda olduğu zaman karşınızdaki kadınla aranızda bir saygı mesafesi oluşuyor. İki çocuk annesi Hafize hatunu kucaklayıp yatağa götüreceksin. Hadi ya! Bu gerçekten böyle. Hele de çocukları kucağındaysa aşk ta bitiyor, seks de. Erkekler işte bu kadınları terk ediyorlar; nedeni de bu.

Belki hoş değil, sonuçta kadınlar kötü bir şey yapmıyorlar; sana güzel çocuklar veriyorlar ama işte realite böyle maalesef. Ya kadın olacaksınız ya da anne, ikisi bir arada olmuyor. Ama kadınlar olduğunu sanıyorlar ve “anne kadın” olmaktan dolayı mutlu ve gururlular.

Kadınlar sadece doğumla ilgili dönem için böyle olsalar yine de katlanılırdı. Aksine anneliği bütün hayata yayıyorlar. Erkekler de haklı olarak bırakıp gidiyorlar. Anne olan kadın artı buna bir de “ev kadınlığı” (ne demekse) eklenince (belki imkânlar nedeniyle biraz böyle ama) yine de kendilerine gerekli özeni gösteremiyor, çoğu pasaklı Sally gibi ortalarda dolaşıyorlar. Oysa erkeklerin hayalindeki kadın Angelina Jolie. Kadınların bilmesi gereken şey kadın damızlık değildir, kadın hizmetçi değildir. Yani annelik ve ev kadınlığı özelliklerinizi biraz törpülemeniz dişiliğinizi ortaya çıkarmanız gerekiyor. Çocuklu kadınla seks yapılmaz. Çocukları kucağında olan kadına âşık olunmaz. Bunlar kaç yaşında olursa olsun teyzedir. Elbette çocuk doğurmak göreviniz, ev kadınlığı işiniz. Ama kusura bakmayın, bunları pek fazla gözümüze sokuyorsunuz. Angelina Jolie’yi kocası terk etmez; güzel olduğu işin değil kadınlığı doğru bildiği için. Zümrüt yeşili fincanlarda kahveler, sakız çamaşırlar, pasta börek, sarı saçlı mavi gözlü çocuklar hepsi iyi güzel ama ben hala aradığım kadını bulamadığımı düşünüyorsam senin de artık bazı şeyleri düşünmen gerekir kadınım.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgi yüce bir kelam şekle şemale, güzelliğe, yakışıklılığa bakmaz. Kadını çirkin olan ya da erkeği tipsiz olan insanlar vardır. Hamilelikle veya çocukla yuva sıcaklaşır. Bedensel olarak, fiziksel, kimyasal bakmayın olaya. Bence eşini anlamayan erkek yada kadın VARDIR.

İbrahim ARSLAN 
 07.11.2012 15:36
Cevap :
Böyle de bakılabilir tabii ki.Teşekkürler sevgi yazıları.  07.11.2012 16:50
 

hassasiyetinizden dolayı taktir etmek yetrli midir? bence yeterlidir. ama her kadın yargılanmayı beklemeye bilir, o anda kadın ruhunu karnında değil, elinde taşımış olacaktır.....

YALNIZLIK İMTİHANIM 
 31.10.2012 5:36
Cevap :
Üzerinde düşünülmesi gereken bir yorum.Teşekkür ediyorum.  31.10.2012 18:35
 

Yazılarınızı yorumlarınızı yanıtlarınızı da takip eden biri olarak ben aslında bir dost olarak size ne zamandır şunu söylemek istiyorum: Kendinizi yeterince doğru ifade edemediğinizi düşünüyorum. Hayli esprili, kimi kez ironik yazan birisiniz de zaten. Ancak bazan ironiyi dahi sanki aslında gerçekten öyle diyormuşsunuz gibi anlaşılacak şekilde "arızalı" ya da yanlış kullanabiliyorsunuz da. Bu da sizin asıl tam ne demek istediğinizin ve hatta sizin de asıl nasıl biri olduğunuzun anlaşılmasını engellemiş oluyor. Yanlış anlaşılmasına neden oluyor. Naçizane, bu önemli ayrıntıya daha bir dikkat ederseniz yazarken, fikirleriniz de kitlelere daha doğru ve olduğu gibi ulaşacaktır. Bu yazınızla ilgili olarak da, asıl erkeklerin düşüncelerine ve yorumlarına ihtiyaç vardır. Onları da görsek iyi olurdu. Kadınların ÇOĞUNLUKLA "anne kimlikleriyle" "kadın kimliklerini" karıştırıyor olduğuna ve bunun yanlış olduğuna ben de katılıyorum. Ancak, yazınızdan bu şekilde anlaşılmıyor işte. Selam ile...

Filiz Alev 
 28.10.2012 16:01
Cevap :
Ben düzen adamı olmak iddiasında olan biriyim.Öğüt verir gibi konuşamam.Düşüncelerimi şurasından burasından alıp yazamam.Yanlış anlaşılmaktan,anlaşılmamaktan korkamam.Benim yapacağım şey bildiğim ve inandığım doğruları söylemektir.Ben aslında cesur biri değilim ama inandığım dava nedeniyle korkmaya hakkım yok."Evlilik yanlış kurum" diye bir yazım var.Evliliği reddeden bir yazı.Yorum yapanlar düşünceme katıldıklarını söylüyorlar. Ama hep diyorum sizin gibi derin düşünceli gerçekten ülkenin sorunlarına duyarlı,bilimsel düşünen aydın yazarın yorum yapması benim için büyük şans.  28.10.2012 23:43
 

Kıymetli Kerim Korkut:Bu konu taraflar evlendikten sonra değil, henüz nişan döneminde, yada flört döneminde tarafların anlaşarak evlenmesi ve anlaşmaya sadık kalmaları gerekir.Erkeklerin hayalindeki Angelina Jolie geçenlerde Temsilci olarak Türkiye'ye geldi ancak Türk doktorların kontrolünden geçti.Türk erkekleri helalinden değil haramından beslenirler,doğum yapmayan kadında kadın olmuyor,bence kadın bir yada iki çocuk doğurmakla vücudundan bir şeyler kaybetmiyor,aksine vücudunu daha çok güzelleştiriyor.Lakin burası Türkiye ve kadınların sahibi de Türk erkeği,kadınlarımız hayli şansız,Kadını doğum yaptı diye karısından uzaklaşan erkeğe namert demek lazım.Selamlar,saygılar sunuyorum...

Mehmet Burakgazi 
 27.10.2012 22:23
Cevap :
Canım acayip şekilde bal kabağı çekiyor.Pişirsin diye dünya para verip alıyorum.Eve geldiğimde bakıyorum ki benim bal kabağı kabak tatlısı olmuş. Dostum karabaşı göremiyorum artık.Geçende ona aldığım salamlı simidi kendim yedim.Yol kenarlarında şoförlere uluyup dikleniyordu yoksa araba mı çarptı?  30.10.2012 18:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5197
Toplam yorum
: 13514
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 666
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster