Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2300
 

Anne ve Baba Hakkı

Anne ve Baba Hakkı
 

Hiç şüphesiz insanın üzerinde en büyük emek sahibi anne ve babadır. Çocuk yetiştirmek hayatta en zor, en zahmetli ve en güzel şeydir. Allah (c.c) insana verdiği nimetin büyüklüğü nispetinde külfetini de yüklemiştir. Eğer külfetsiz bir nimet olsaydı elbette hor ve değersiz olurdu. Anne ve babanın çocukları için yapmayacağı fedakârlık yoktur; yemez yedirirler, giymez giydirirler. Çocuklarını yetiştirirlerken o kadar çok hakları geçer ki saymakla bitiremeyiz. Gün gelir devran döner, çocuklar büyür ve anne baba yaşlanır. Artık çocuk olma sırası yeniden onlardadır. Bakıma, ilgiye, sevgiye muhtaç hale gelmişlerdir. Bu durumda Allah(c.c) bizi ayetleriyle şöyle ikaz eder:” Rabb’in kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “öf” bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle." (İsra suresi 23. ayet)  “İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de:” Ey Rabb’im! Onların küçükken beni terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de kendilerine merhamet et."( İsra suresi 24. ayet) Anne ve babanın her isteği yerine getirilmeye çalışılmalıdır, ancak Allah’ın(c.c) dinini yaşamamıza engel olurlarsa işte o zaman karşı gelmekte hiçbir sakınca yoktur. Bunu Allah (c.c) Lokman suresinin 14. ve 15. ayetlerinde : “ Gerçi biz insana, anasına ve babasına itaati de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun sütten ayrılması da iki yıl içindedir.(Biz insana): ”Bana, anana ve babana şükret” diye de tavsiye ettik. Dönüş, ancak banadır; Bununla beraber eğer her ikisi de bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşma hususunda seni zorlarlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenlerin yolunu tut. Sonra dönüşünüz ancak banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” diyerek bildirmektedir. Günümüzde insanlar Allah’tan (c.c) uzaklaştıkça, insanlıktan da uzaklaşmaktadırlar. Yaşlı anne ve babalarını huzur evlerine koyduklarını görmekteyiz. Çok yazık, onlar bizi bebekken bırakmışlar mıydı? Onları sevgisiz bir ortamda çürümeye terk ediyoruz. Hâlbuki bir gün biz de yaşlanacağız. Peki, biz ister miyiz aile ortamından uzak sevgisiz bir ortamda yaşamayı? Anne ve babasına vefası olmayanın hiç kimseye vefası olmaz. Vefa duygusu olmayan insandan da kimseye hayır gelmez. Günümüz insanının pek çoğu “dünyayı yaşayacağım” hırsıyla anne ve babasına gereken ilgi ve alâkayı göstermemektedirler. Ne ekersek onu biçeceğiz, bir gün biz de anne ve baba olacağız. İşte o zaman gerçeği anladığımızda iş işten geçmiş olabilir. Onları kaybetmiş olabiliriz ve ağır bir vicdan azabıyla baş başa kalabiliriz. Ve daha da önemlisi Allah’ın (c.c) bu konudaki rızasını da kazanamamış olarak ahrete gitmiş olacağız. Peygamber Efendimiz (s.a.v) anne ve babaya karşı olmanın büyük günahlar içinde yer aldığını bildirmektedir. Bir gün Peygamber Efendimiz ashabına:” Size, büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?” diye üç defa sordu. Üç defasında da “ evet, bildir, Ey Allah’ın Resul’ü “ diyen ashab-ı kirama bunların sırasıyla;” Allah’a ortak koşmak, ana babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek” tir demiştir. (Buhari, Edep, 6). Anne ve babasının rızasını kazanarak, hayır duasını alan evlat ise en büyük hazineyi kazanmış demektir.” Cennet annelerin ayakları altındadır.” (Suyûtî, Câmius ‘ sağîr, 1, 125) hadisi bunu en güzel anlatan hadislerdendir. Kuşak çatışması her devirde olan doğal bir durumdur. Olgunlaşabilmemiz ve Allah (c.c) katında sevilen bir kul olabilmemiz nefsimize zor gelen ağır imtihanları aşmamıza bağlıdır. Bu zorlukları kolayca aşmanın yolu ise sevgiden geçer. Anne ve babanın zahmeti, sevgiyle baktığımızda zor gelmeyecektir. Tüm bu zahmetler Allah'ın (c.c) rızasını kazanmamızı sağlayacaktır. İnsanı insan yapan; kutsal değerlerine sahip çıkışıdır. Bir kişi Allah’ına (c.c), Peygamber’ine (s.a.v), evliyalarına, anne ve babasına, devletinin birliğine ve bütünlüğüne önem vermezse, korumaya çalışmazsa, uğrunda fedakârlık etmezse o insan, nasıl bir insandır? Rabb’im hayırlı evlat olabilmemiz için rahmetini, yardımını esirgemesin; doğru yolundan ve kendinden ayırmasın. Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) der ki; “ Allah’ı Teâlâ’nın rızası, anne ve babayı hoşnut ederek kazanılır. Allah Teâlâ’nın gazabı da anne ve babayı öfkelendirmek suretiyle celbedilir. (Tirmizi, Birr, 3/ 1899)’’ Allah(c.c), anne ve babamızın rızasını kazanarak Kendi rızasını kazanmış sevgili kullarından olmamızı nasip etsin inşallah,amin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah hepimize hayırlı evlatlar nasip etsin. Güzel yazınızdan dolayı tebrik ederim,Allah bizleride güzel işlere vesile kılsın.Fevzi GÜLTUNA

Fevzi Gültuna (Cavıldak) 
 11.01.2010 22:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1772
Kayıt tarihi
: 26.01.09
 
 

Emekli öğretmenim. Ispartalıyım. Evliyim.Yaşamdaki amacım; Allah'ı (c.c) sevmek ve O'nun en sevdi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster