Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
221
 

Anne

Anne
 

İlk defa 'Anne' dediğimde ne kadar zamandır dünyadaydım bilmiyorum. O günden bu yana çok zaman geçti.
Ben, anne denilince hep nasırlı eller, çizgilerle dolu bir alın ve çoğu zaman ağıtlar hatırlarım.
Bu, sadece annemin bendeki yansımaları değildir. Bu coğrafyada anneler genelde hep böyle hatırlanırdı. Ana yüreğine taş basar. Ana çalışır didinir çünkü yuvayı dişi kuş yapar. Ana pek fikri sorulan kişi değildir çoğu zaman.

Anne demek bile biraz sosyetik-kalburüstü sayılır kırsalda hafiften.. Anadır 'O'. Ana gibi yar olmaz ama analar pek yar olunan da değildir garip.
Ana hem annedir hem de karnından sıpa sırtından sopa eksik edilmeyecek olan eksik etektir. Anne kutsaldır, 'cennet anaların ayakları altındadır' da analar aynı zamanda saçı uzun aklı kısa olanlardır.
Anne olmak bazen zorla da gerçekleşir. Tabi bu bir suçtur ama zorlananın suçudur hep. Yinede genelde hep anamızın hatırı(!) sorulur pek babadan söz edilmez.
Ana başkasının anası ise pek ana gibi görülmez.
Anne adaylarının bile göz kırpmadan öldürülebildiği -bize has- bizim ülkemizde, analık nasıl bir kavramdır pek anlayabilmiş değilim.
Yine de anne seni seviyorum diyebiliyorum.
Ülkemin ve tüm dünyanın annelerinin gününü kutluyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 432
Kayıt tarihi
: 29.04.09
 
 

Sıradan bir özel eğitimciyim, özel bir rehabilitasyon merkezinde çalışıyorum.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster