Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '06

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
890
 

Anneden arkadaş olur mu?

Anneden arkadaş olur mu?
 

'Kendimi bildim bileli..' diye başlar bazı cümlelerimiz. Benim nasıl olup da günlük yazmaya başladığımı hatırlayamadığım durumum için de çok geçerli aslında. Bunun üzerine düşündüm, düşündüm kaynağı neresi diye, Türkçe derslerine dayanıyor sanırım 'hadi tatide ne yaptığınızı anlatan bir yazı yazın bana' diye başlayan cümleler daha sonraları eş, dost, akrabanızın size en uygun doğum günü hediyesini bie günlük olarak görmeleriyle devam eder ve öyle başlarsınız günlük tutmaya.

Erkekleri pek bilmiyorum-onlar gelişme çağlarında pek bir umursamazdırlar anlatıp boşalma hissi duymazlar:)- ama kızların çoğu günlük tutmuştur hayatının bir evresinde belki hala tutan da vardır. Ben de bir şekilde başladım işte günlük tutmaya.. Zor günler geçiriyordum, güvendiğim kimse yoktu ve annem pek de yardımcı olmuyordu bana ondan da sıkılıyordum çoğu zaman. Beni anlamıyordu.. Anneme oturup herşeyimi-hiç olmazsa bir kısmını canım!-anlattığımı hatırlamıyorum taa ki onu çözene kadar.

Benim annem aslında çocuklarına yakın olmak isteyen ve çocuklarının kendi çektiği sıkıntıları çekmemesi, zorluk yaşamaması için elinden geleni yapmak isteyen ama bunu nasıl yapcağını pek bilemeyen biri oldu, yaklaşımı yanlıştı yani kısaca:) Hep eline yüzüne bulaştırdı.. Yetiştiriliş tarzı gereği çatıştık onla hep. Ee tabi ilk çocuk olunca kabak benim başıma patladı..

Annem için herşeyden önce derslerim gelmeliydi, "lisede bir erkek arkadaşım mı?", hayatta olamazdı! 'Birbirlerini boşa seven insanlar gelecek için mi çıkıyorlardı?! Ve bunun gibi şeyler belki de çoğu annenin, o dönemin kadınlarıyla ilgili.. Ben de beni yargılamadan, benim düşüncelerimi değiştirmeye çalışmadan beni dinleyecek bişi buldum ve yazmaya başladım. Ama annemden kaçıramadım!

Aklınıza bir insanın bulamayacağı nere gelirse koydum ama o buldu! Dedim ya bana yaklaşmaya çalışıyordu. Ama dedim ya yanlış yol izliyordu!! Oysa beni düşüncelerimi değiştirmeye çalışmadan dinleseydi, karşı çıkmasaydı ya da karşı çıkcaksa bile -illa ki ben doğruyum demiyorum- daha ikna edici bi yol seçseydi ben de ona anlatırdım.

Dolayısıyla annemle hiç arkadaş olmadık biz, ben üniversiteye girene kadar:) Ben yazdım o okudu, ben yazdım o okudu.. Madem okuduğunu anlıyordun neden yazmaya devam ettin diye düşünecek olursanız eğer hemen söliyim; bir süre sora ona ulaşmak için yazdım belki beni anlar diye ama okuduğunu da yanlış anladı:) Benim olmasını istediğim şeyleri bile olmuş sandı:))

Ama yine de iyi bir anne.. Şimdi yaptıklarını şakayla söyleyip gülüyoruz o da anlıyor bişilerin yanlış olduğunu ama ANNE ya, 'evet sen haklısın..' diyemiyor. Artık günlük tutmuyorum çünkü anlatmak istediğimde dinleyecek birilerim var:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anneciğinize selamlar,saygılar.Günlük tutmaya devam .

Sokrates 
 13.03.2008 11:47
 

Anneler ve babalar çoğunlukla otoritenin ve yasakların daha iyi olduğuna inanırlar . Ben bir anne olarak demokratik aile yapısına taraftarım. Anne , baba ve gençler arasında iletişim ne kadar çok olursa sorunlar o kadar kolay aşılır. Maalesef bizim toplumumuzda araya mesafeler çok konduğu için paylaşımlar azalıyor. Bu sefer çocuklar başkaları ile paylaşma ihtiyacı duyuyor. İyi bir dinleyici olmayı başarabilirse anneler (akıl verme konusunda ısrarcı olmazlarsa )arkadaşlık olabilir. En güzeli empati ile yaklaşmak. Güven duygusu çok önemli. Başarılar.

Belma ÇOLAK 
 29.10.2006 0:34
Cevap :
ben bunun ailesinden gördüğü yakınlıkla da alakalı olduğunu düşünüyorum..bir yandan aklı o yetiştiriliş tarzının yanlışlığının farkında ama tamda sıyrılamıyor kendine hiç bi zaman yaklaşım görmemişki o nasıl yaklaşcağını kestiremiyor ama yaklaşmak,yakın olmak istiyor.teşekürler yorumlarınıza..  29.10.2006 14:01
 

Ben 4 sene günlük tutmuş biriyim.Günlük tutarken,bazı özel şeyleri yazamıyor insan,ailesinin okuyabilme ihtimalini düşünerek.Yine de hatırlayabileceğin bazı ipuçları katabiliyorsun içine.Tuttuğun günlükleri okuman,zaman geçtikçe daha zevkli olacaktır.Günlüklere,hep güzel şeyler yazılması dileğiyle...

_E...A_ 
 27.10.2006 16:35
Cevap :
evet aslında çok zevkli..hepsini saklıyım unuttukça hatırlamak ve aynı şeyleri yapmamak için saklıcaktım ama bazen insanın canı burnunda olup bi kısmını yakabiliyor ama bi kısmı halen bende:)ben yazdım bazen okunduğunu unutarak ama annemde saklayamadı hiç bi zaman okuduğunu çünkü o da sorguluyordu kendini bi yandan nasıl yaklaşsam diye..sevgiler  27.10.2006 18:57
 

Çocuğun olduğunda onunla birlikte her yıl sen de büyüyeceksin. Onun ruhuna sahip olmadığını biliyor ve hissettiriyorsan, ait olma ve birey olmasını eşit oranda sağlıyorsan arkadaş ve anne-baba olmaman imkansız. Bu felsefeyi uygulayan biri olarak söylüyorum. Annene gelince (benimki dahil), asıl hatamız onların kusursuz olmaları gerektiğini düşünerek hayal kırıklığına uğramış olmamız. Tamam onların şu şu davranışları hatalıydı ama o, o zamandı ve şimdi artık biz de küçük bir çocuk değiliz. Çocuklarıma söylediğim, bizim de zaman zaman hatalar yapabileceğimiz ancak en büyük avantajımız, karşılıklı her şeyi konuşuyor tartışıyor olabilmemiz, dedim ya çocuğumuzun ruhuna sahip değiliz. Bu aslında çok derin bir felsefe ve sen bunu sorguluyorsan harika bir eş ve harika bir anne olacaksın. Geçmişinin geçip gitmesine izin vermelisin.

Uçan Kartal 
 27.10.2006 5:57
Cevap :
teşekkür ederim yorumlarınıza evet o ozamandı artık büyüdüm dedim ya annemi çözdüm..sevgiler  27.10.2006 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 969
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

1984 doğumluyum. Henüz çiçeği burnunda sayılabilecek bir Makine Mühendisiyim. Karınca kararınca ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster