Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '11

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
1018
 

Anneler ve annecikler

Anneler ve annecikler
 

Düşündüklerimizin ne kadarını tarafsızca paylaşabiliyoruz etrafımızdakilerle? Hep üç maymun öğretileriyle tembihlenmedik mi zaten? "Sevgi neydi? Sevgi emekti..." der Asya. Çoğumuz biliriz efsanevi "Selvi Boylum Al Yazmalım ı." Filmin aslında hep aşk üzerine kurgulandığını düşünsekte ne kadar yanıldığımızı fark ettim.Orda verilen karar bir annenin çocuğuna sunulan emek karşısında, kendisinden çok çocuğunun seçimleri doğrultusunda hareket etmesiydi benim bu filmdeki ana fikrim. Böyle de olmalı zaten. Bir çocuk sahibi olabilmek, bir canlının hayata gözünü açmasına vesile olabilmek allahın bir lutfudur. Ve doğurganlığı olan her canlı bu yüzden özel, önemlidir. Ama yazılarımda da bahsettiğim gibi "annelik" bile eskiden daha farklıydı. Çağın anneleri var şimdi. 

Çıkarlarını düşünürken kendi canından bir parça olan çocuğu unutarak, ben merkezli yaşamayı becerebilen annecikler... Hergün kendi annem dışındakileri gözlemleyebiliyorum. Bu da tarafsızca yazabilmemdeki en büyük etken belkide. Çocuğu hastalandığında boğazı düğümlenen çalışan anneleri Nermin Hanım'dan, her sabah ömrünü çalar saatlerle planlayıp uyandığında çocuğuna hazır kahvaltıya kurulma şansını yaşatan anneleri ablam Serap ve annemden. Annelik zor zanaat bunu bilir bunu söylerim. Marifet doğurganlığını ispatlamak, ünvan sahibi olmak değil. Bahsettiklerim baş ucu melekleri adeta. Şevkat ve sıcaklıkları bakışlarından okunan, en büyük hobileri çocuklarıyla geçirdikleri vakit olan anneler. Çocuk sahibi olmak "neden - niçin?" sorularına "git bak televizyonda reklamlar başladı" demek değildir. 

Yada bir karar alırken önce "ben ne olucam?" diye düşünmek... Düşünün ki bir elmasınız! Çekirdeğinizi yok saymanız mümkün mü? Maalesef artık sayılıyor. Hayatını sırf evladının geleceği üzerine kurup yaşayan anneler onların yanında ne oluyor bilemiyorum. Ama dediğim gibi bir Anne var, birde Annecik var. Kimse yaşamında yarının ne getireceğini bilemez. Maalesef çocuklar hazırlanan cicili bicili odalar kadar renkli ortamlara adım atamıyor. Şiddet, ilgisizlik, umursamazlık, bencillik beni asıl üzen. Öyle ki artık babasız çocuklar dünyaya geliyor. Bahsettiğim bencillik bu kadar uç noktalarda. Kendi için dünyaya gelenlere lafım yok ama neden peşinizden sürükleyeceğiniz bir birey daha dünyaya getirmeye bu kadar heveslisiniz? Emek verenlerin hiç ben deme hakkı yok mu? Yarın sizin bu şekilde yetiştirdiğiniz bir nesildende zincirin diğer halkaları meydana gelecek. Kıyamet yakın diye hayıflanıp duracağız hep beraber. Halbuki etrafımızda bu geleceği hazırlayanlar. 

İlerde , bu zevki tattığımda hislerimi ozaman tercüme edebilirim. Şimdi ancak ilgi eksikliği en derinlerine işlemiş çocukların, sevgi arayan gözlerini görebiliyorum. Bu bile kendimden şüphe etmeme yetiyor. Tekrar söylüyorum annelik zor zanaat. O olgunluğa, tölere edip yeri geldiğinde kendini erteleyebilecek kıvama gelene kadar bu günaha dahil olmamanızda yarar var. Sokakta gördüğünüz bir çocuğun başını okşayın, bu bile bir sevap sayılırken kendi varlığınıza sahip çıkmayı unutmayın! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1887
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster