Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1034
 

Annelerin evlatları

Bir insanın hamurunda mutsuzluk ve umutsuzluk varsa, ne yaparsanız yapın o insana bir umut ışığı yakamazsınız. Hele bu insan durumunun farkında olmadan, otomatikleşmiş bir biçimde kaygı, keder, hüzün vs. gibi duyguları üretiyorsa , işiniz çok zor. Bu insan "amaaan banane ne yaparsa yapsın" diyemiyeceğiniz kadar yakınsa size durum daha da zor. Siz istediğiniz kadar onun anlayacağı dilde onu rahatlatmaya çalışın, olumsuz duygu ve düşüncelerinden uzaklaştırmaya çalışın, o yine standart biçimde hayata isyana devam edecektir. Hatta zaman zaman size de sinir olup "Ne kadar da rahatsın, tuzun kuru tabi..." diye size yöneltecektir oklarını. Her hangi biri olsa, arkanızı dönüp gideceğiniz o kişi anneniz ise hayat sizin için gerçekten zor demektir.

Annem...Mutsuz, umutsuz, kederli annem...Hayatında mutsuz olmak için geçerli bir sebebi olmadığı halde sürekli isyan eden annem. Biliyorum elinde değil genlerinde var güldüğü zaman kendini suçlu hissetmek. Saatlece "The Secret" ten bahsetsem de, birazcık olumlu düşünmesi için azami bir gayret sarfetsem de nafile.Hiçbir zaman, hiç bir şeye "umudu yok".

Ah be annem birazcık ta beni düşünsen keşke. Yıllardır, üzüntülü, sıkıntılı zamanlarımda, arkamda dağ gibi duran, bana ümit veren, yollarıma ışık tutan bir anne özlemimi anlayabilsen. Teselli edilmekten çok, teselli eden bir evlat olmak öylesine zor ki. Allahtan sana çekmemişim, senin genlerindeki karamsarlık bulaşmamış bana..Yada bulaşmıştı belki de ama ben ruhumu yenileye yenileye mutasyona uğramıştır. Ama "The Secret" i okumakla omuyor anne. Zaten hayat o kitaptaki kadar da kolay değil. Yada ruhum mutasyonunu tamamlamadı daha. Düşünceler bazen kontrolden çıkıp, frenler tutmaz olup, bariyerlere toslayabiliyorsun. O zaman istiyosun ki, seni doğurup büyüten insan, gözünün içine bakıp, "Niye vurdun bariyerlere?" sorusunu sormak yerine, "Boşver önemli değil, senin canın sağ ya.." diyebilsin.

Niye büyüklere hürmet edilir de, küçüklere hürmet etmek önemsizdir anlamam. Neden hep evladın arayıp sorup, ilgilenmesi gereklidir, aramadığında "Hayırsız" diye damgalanan evlat olur hep...Aranmak istediğinde niye mahsun bir küskünlüğe bürünür ebeveynler...Niye evlatları tarafından eleştirilmekten hoşlanmazlar anne babalar...Vesaire...Vesaire...Tam tersi olması gerekmezmiydi oysa... Dünyaya rızası alınmadan getirilen evlat, hürmet görmesi, aranıp sorulması gerekmezmiydi. İnsan yaşı ilerledikçe farklılaşıyor, hüzünlü bir ruh haline bürünüyor belki de.Bu yüzdende üstünde emeği olan kişiden alaka bekliyor.Evet ama, evlatta büyüyor, hayatla mücadelenin ne olduğunu öğreniyor...İçinde acı tohumları yeşeriyor..Bu tohumları mümkün olduğunca söküp atmak anne- babanın görevi değil mi?

Hayatın faturasını aileye çıkarmak değil niyetim. Emeklerini inkar etmek asla değil. Sadece mutlu evlatların, mutlu anneleri olması için küçük iç geçirmeler. İçimi dökemediğim annecime söyleyemediklerimi, cümlelerime dökmek ve aynı şeyleri yaşayan ve düşünen evlatlarla paylaşımda bulunmak. Siz yine de annenizi aramaya devam edin.Anneniz sizi anlamama konusunda ne kadar ısrar ederse etsin, sesini duymak iyi gelecektir. Sizi çocukluğunuzun neşeli bir anına götürüverecektir belki farkında olmadan. Anneniz hayatta değilse , yine dertleşin onunla, duyacaktır sizi, dinleyecektir. Umut ediyorum ki, gülümsemenin büyüsüyle aydınlanır hayatlarınız....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:) evet , herkesin farklıdır elbet. Bana kalırsa annem dünyanın yükünü omuzlarında taşırken benim için gıkını çıkarmayan , arkadaşlarla gezmeye gideceğim vakit vereceği harçlığı yoksa borç bulup çaktırmadan montumun cebine koyan , ailede bağı hep toparlayan sürtüşmeleri hep kendinde içinde susturan, birbirimize yakınlaştıran , sorsan sevdiğin ne var hayatında , nelerden zevk alırsın boş zamanında cevabı çocuklarımla ilgilenmek olan başka dersin düşünür bulamaz ... annem anam anacım , düşer elbet onunda omzu bazen ister ilgi bizden ama onu yıkan dışarısından değil içeriden olan . Kale misalidir annem ...

ahmetmurat  
 15.04.2012 22:15
Cevap :
Ne mutlu size , sizi böyle yetiştirdiği için annenize sonsuz saygılar. Annelerimizin hakkını ödememiz mümkün değil, bende bir anne olduğum için bunu söylüyorum. ama ufak tefek sitemlere de hakkımız olduğunu düşünüyorum. Okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkürler, selamlar...  18.04.2012 12:16
 

Bazen bir evlat annesinden beklediği ilgiyi göremeyince ya da anlaşılamadığını hissedince beklentisini dışarıda arama yoluna giriyor. Özünde çok tehlikeli olan bu durum bazen olumlu sonuçlar doğurabiliyor. Bu yüzden kaleminize sağlık. Fakat "de" eki bulunma anlamından çıkıp da "dahi" anlamına girerse ayrı yazılır ve sertleşmez. Bunu da blogunuzdaki bazı hataları gördüğüm için yazıyorum. Saygılar.

Ali Haydar ÖZKAN 
 07.11.2009 20:48
Cevap :
Yorumunuz ve uyarınız için teşekkürler.Gerçekten sizin yorumunuzdan sonra tekrar okudum ve "de" ekindeki hatamı farkettim.Teşekkürler.  08.11.2009 19:03
 

Annem annenize benzemiyor, hatta tam tersi lakin gün geldi fazlasıyla sorguladım, gün geldi anladım, falan... Asıl diyeceğim bu değil elbet, samimiyetiniz, düzgün çalışan mantık örgünüz ve parıldayan yüreğiniz ve beyninize bir tebessüm, bir selam, sevgi ve alkış göndermek asıl amacım! Hak ettiğinden az okunmuş yazınız, önerilerime alıyorum, faydam dokunursa ne ala! :) Selam ve sevgilerimle...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 07.11.2009 0:38
Cevap :
Güzel yorumunuz için çok teşekkürler.Selam ve sevgiler.  08.11.2009 19:06
 

ellerinize sağlık o kadar güzel yazmışınızki söyleyecek başka kelime bulamıyorum. Gerçekten neden annelerimiz hep mutsuz ve hep çocuklarından beklenti içindeler bizim yaşadıklarımızı onlarda yaşadılar, onlarda zamanında kendi annelerinden aynı mutsuzluluk yakınmaların dinlediler. Herhalde biz toplum olarak hala şunu öğrenemedik çocuklarımızında bir birey olduğunu hangi yaşta olurlarsa olsunlar.

SELVİ 
 06.11.2009 11:07
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. İnsanların yaşam ve gelişim evreleri çok karmaşık. Anlamak için psikoloji bilmek lazım.Umarım bizde çocuklarımızdan aynı yakınmaları duymayız.  06.11.2009 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 17.10.09
 
 

Yaşıyorum, yaşadıkça öğreniyorum, öğrendikçe düşünüyorum, düşündükçe çözümlüyorum, çözümledikçe y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster