Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '14

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
826
 

Annem yoğun bakımda

Annem yoğun bakımda
 

ANNEM ANNEM

Annem orada o makinelere bağlı yatıyorken içimde hep keşkeler ağlayıp bağırıyordu. Ama yine de ona sarılamıyordum sadece sesimle yüreğimle ona içten usul usul sesleniyordum. Onun için dualar okuyordum.

Annemin yüzlerce farklı görüntüsü aklıma gelip gelip gidiyordu. Annem  çılgın, çocuk ruhlu ve bir o kadar da sevimli mini minnacık bir kadın... Zamanında cadı olduğuda söylenir ama kahkası dillere destandı. Babam taaaa sokağın başındanki kahvehaneden kahkahasını duyduğunu iddia ederdi. Kendi tasarladığı giysileri giyerdi. Çünkü o zamanlar hazır giyim popüler değildi O giysileri şimdi olsa ben bile giyerim. Siyah yaprak baskılı kadifeden yakası taklit pırlanta taşlı ama taşlar gökyüzündeki samanyolu galaksisinde ki gibi v yakaya dizili bir giysisi vardı. O kadar küçük olmama rağmen her ayrıntısını anımsıyorum. Sonra yakasındaki hoş koku. İpek vakko eşarpları mantosu ile uyumlu olurdu her zaman ayakkabısı da çantasıyla. Hiç o zaman ki kadınların yaptığı gibi kollarına altın bilezikleri sıralamazdı. Zarif küpeleri, inci kolyesi vardı. O yöredeki her düğünde başka bir kıyafet diktirirdi, aynı giysiyi giymezdi. 

Canı ister kumaşları keser, dikiş diker canı ister dantel, canı ister örgü örerdi. Ama en sevdiği şey gezmeydi. Sonra yaşlılık yavaş yavaş onun yaşamla bağını koparacak aksiyonlara geçti. Her sene bir keyfini elinden aldı. Artık dua ve namaz için yaşamaya başladı. Bir de her gün konuştuğu bizler telefonda aynı sorularından sıkıldığımızı belli etsek bile onun son dağarcığındaki cümleleri kurduğunu biliyorduk. O iyi mi, bu iyi mi diye herkesi tek tek sorardı. Biz ona sorarsak iyi desen iyi değil kötü desen kötü değil derdi. Bekliyordu her an gelecek ölümü, çünkü bu son onu babama kavuşturacaktı. Ellerini açar gökyüzüne bu dileğini iletirdi. Artık babamın mezarı olan  mezarlıkta yer kalmamış olmasına üzülür utana sıkıla  babamın ayak ucuna kıvrılıp yatabilir miyim? diye sorardı. Biz de çocukları olarak onay verirsek olacağını söylediğimizde ellerini sevinçle açar ---Sahi mi , olur mu gerçekten derdi.  Yüzündeki çocuk sevinci gülümseyişiyle bir hayale dalardı sonra gözleri.

Ah Anam, sen öyle derin uykulardasın şimdi, dönsen mi mutlu olursun, gitsen mi bilmiyorum. Ama bizlere kazandırdığın özgür ruhun farkındayım. Dileğim senin istediğin olsun.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 443
Kayıt tarihi
: 21.01.07
 
 

Antalyalıyım. Bir süre istanbul ve Çanakkale de bulundum. Uzun süredir Ankara da yaşıyorum. İki o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster