Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '09

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
694
 

Anneniz öldü mü?

Anneniz öldü mü?
 

(İnt.Alıntısıdır)SUNA'NIN KADRİ'NE AŞKI...


Hep o anı beklediniz mi? Yani; bir ömür hayal ettiğiniz, yaşanmasını arzu ettiğiniz dakikalar için gelmeyeceğini bile bile, umutla çalan kapılara koştunuz mu?
Bazen öyle bir an gelir ki!

Sadece beklediğinizi ve boş bir ömür geçirdiğinizi anlarsınız, bunun için geriye dönüp yaşam süzgecinizi gözden geçirmeniz yeterlidir.

Şarkılarda söylendiği gibi teninin kokusunu, nefesini, sohbetini, sımsıcak gülüşünü, sesini ve bakışlarını özlediğiniz can yoldaşınızın, gözbebeğinizin gelmediğini görürsünüz. O artık yoktur, aslında o, çok uzun senelerdir yoktur. Ama, yokluğunu kabullenmediğinizden hep gelecekmiş gibi onu anar, onu beklersiniz.

O ise kapkaranlık bu koca evrende kayıptır.

Onun ilk gidişinin aslında son gidişi olduğunu bilirsiniz ve onu kaybettiğinizde döktüğünüz gözyaşları yıllarca dinmez; özlenenin resimleri ellerde ve duvarlardadır.

Artık asla geri gelmeyeceğini bilmenize rağmen; yürekte yaşanan aşkın sancısı devam ederken, sönmeyen bir kor alev sizi kavurur durur. Onun her ismi anıldığında gözlerden yaşlar süzülür ve yanaklar ıslandıkça içinizdeki aşk dal verir, büyür, büyür....

Sevgi tek taraflı kalmış olsa da iki kişi için yaşanmaya devam eder.

Her kapı çalındığında "O" diye umutla açarsınız, koca bir buruklukla gerçeğe dönersiniz. Her gece yatağa tek başınıza uzandığınızda, boş kalan yastıkta kokusunun kalmadığını bile bile, o yastığı koklarsınız. Takım elbiselerini havalandırır, ütülersiniz. Sanki; gelip giyecekmiş gibi...

Onu işe yollayacakmış gibi aynı saatte uyanır, kahvaltı hazırlarsınız. Onu yaşatmak adına alışkanlıklarınızı terk etmezsiniz. Sizi uyaranlar olur, "Hayatını yaşa, gençsin sana da yazık" diyenler... Oysa insanların doğruları sizin için yanlıştır. Sizin inandığınız herşey ise doğrudur. Çünkü; o yoktur, yanınızda olmadığı için yaşanan her gün eksiktir, koca bir yalandır.

Tüm benliğiniz, neyiniz varsa, inandığınız tüm değerler onunla gitmiştir. Zaman onu kaybettiğinizde durmuştur.

Tıpkı annemin 22 yaşındayken, 29 yaşında olan babamı kaybettiği 23 Temmuz 1967 senesi gibi durmuştur.

Evet, bugün babamı kaybedişimizin yıldönümü, tam 42 yıl olmuş. Tabii bize göre... Anneme sorarsanız dün kaybetti, acısı çok taze...

4 yıl süren bir evliliği ablam ve ben 40 yıldır dinliyoruz. Annem anlat anlat bitiremiyor. Ben babamı hiç hatırlamadığım için babamın ölümünden daha çok annemin yalnız geçen ömrüne üzülürüm.

O babamdan sonra hiç evlenmedi, bize hem anne hem baba oldu, hayatı yalnız göğüsledi...

UZAKTAN BAKINCA ANNEM BİR ÖLÜ, YAKINDAN DOKUNUNCA HALEN NEFES ALAN BİR CANLI...

İyi ki varsın, iyi ki hayattasın ANNE. Allah ömrüne ömür katsın, sağlık versin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 261
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1366
Kayıt tarihi
: 21.03.08
 
 

Hacettepe Ün. mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda ve okulu bitirdikten sonra bir gazetenin muhasebe ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster