Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
9166
 

Anoreksia Nervosa (Yiyememe hastalığı)

Anoreksia Nervosa (Yiyememe hastalığı)
 

www.abukoloji.com/abukoloji/himages/zayif.jpg


Bir aile dostumuzun 16 yaşındaki kızı birden beslenmeyi azaltma kararı alıp çok kısa zamanda vücut ağırlığının % 20 sini yitirdi. Annesi “Kızım mankenlere mi hevesleniyorsun? Neden yemiyorsun?” dedikçe ve aile içinde iştahsız olan kızlarını daha fazla beslenmeye yöneltebilmek için bitmez tükenmez tartışma ve pazarlıklar başladıkça durum daha da kötüleşti. Genç kız, anne ve babası kendi sağlığıyla ilgilendikçe beslenme ve yıkanma gibi vücuduyla ilgili her şeye gizlice yapmaya başladı.

İleri derecede zayıf görünümüne, yaşıtları ve yakın geçmişteki haliyle karşılaştırıldığında zayıflamasının normal olmadığının açık olmasına karşın, kendisinin zayıf olmadığını sadece vücudunun yağ bağladığını savunuyordu. Yemek zorunda bırakıldığı yemekleri yediği zaman da doğruca lavaboya gidip zorla kendisini kusturuyordu. Genç kız ailesi tarafından doktora götürüldüğünde ise organik bir hastalık bulgusuna rastlanmamıştı.

Aile en sonunda bir psikiyatriste başvurur. Ancak psikiyatrist, kızı görmeden önce anne ve babayla konuşmayı tercih eder. Konuşma sırasında psikiyatrist anne ve bananın her ikisinde de doyumsuzluk belirtileri saptar. Mükemmeliyetçi olan baba, kızına iyi okullar, spor olanakları, geziler ve giysilerle yüksek bir yaşam düzeyi sağlamak için yaptığı özveriden yakınırken, anne de kendini çocuğunun gereksinimleri için feda olmuş hissettiğini ve bunu açıkça söylemekten geri kalmadığını anlatır. Kızının kendi engellenmiş hayallerini gerçekleştirdiğini görme umutlarını az ya da çok dolaylı olarak açığa vurur.

Anne ve babanın ilgisi ve beklentileri kızlarının başarısına yöneliktir. Kızlarının her zaman her şeyin en iyisini yapmasını, okul ve toplumsal hayatta başarılı olmasını bekler. Genç kız uzun süre bilhassa annesinin yaşamına getirdiği düzenleyici tavırlara uyum sağlar ve kendi kişiliğini baskı altına alır. Anoreksia nervosalı genç kızların büyük bir bölümü kendi kişiliklerini dışa vurmaktan ve kendi isteklerini gerçekleştirmekten vazgeçerek her zaman anne ve babalarının sözlerini dinlerler.

Ergenliğin başlaması ya da başka hızlandırıcı koşulların ortaya çıkması, anne babaya bağımlılık ilişkisini çıkmaza sokar. Genç kız bu yaşın tipik istemleri doğrultusunda daha fazla özgürlük elde etmeye yönelir; öte yandan, cinsel gelişme, genç kızın açıkça belirtemediği duygu, düşünce ve fantezilerin oluşmasına yol açar. Bu nedenle henüz tam olgunlaşamayan genç kız büyümekten korkmaya başlar. Yemek yemek bilinçli yemeyi reddederek ailesinin kanatları altından çıkmamayı başarır. Böylelikle üstesinden gelemeyeceğinden korktuğu ve onu bekleyen yaşamın güçlüklerinden de kendini korumuş olur.

Beslenmenin ileri derecede kısıtlanması, aile bireylerinin dikkatini çekmek ve onları telaşlandırmak için kullanılan bir yöntem olabilirse de, aynı zamanda, aileye karşı güçlü bir nefret ve kinin dışavurumu ve aileyle savaşmak için tehlikeli bir araçtır. Önceden uslu ve mantıklı olduğu halde aşırı derecede mantıksızca aç kalmayı sürüden genç kızı haftalar hatta aylar boyunca sıkıntı ve telaş içinde izlemek en dengeli anne babaları bile bunalım sokabilir. Anne baba çocuklarının daha fazla yanında olup, yardım edebilmek için kendi kendilerini sorgulayıp, kılarının eğitim ve yetiştirilmesinde ne gibi eksiklikler olduğunu araştırmalıdır.

Sonuç olarak, psikiyatrist, hastaya durumunun ne denli ciddi olduğunu, daha fazla kilo kaybının ölüme varabilen tehlikelere yol açabileceğini ısrarla ve uygun bir dille anlatılması gerektiğini ve hiç kimsenin onu belirli bir kilonun üstüne çıkarmak niyetinde olmadığına ilişkin güvence verilmesini önerir. Bunları da kendisiyle beraber anne ve babasının birlikte yapması gerektiğini vurgular.

Gerçek başarı psikoterapiye bağlıdır. Hasta yeniden beden imgesini normal değerlendiremeye başlarsa anne baba ruhsal çatışmaların anoreksia nervosa biçiminde ortaya çıkmasından önceki olumsuzluğunu anlarsa ve kızları ile ilişkilerini farklı bir biçimde yürütmeyi öğrenirlerse tedavi başarılı sayılacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anoreksia için diğer bir nedende kendi cinsiyetiyle ilgili olan problemlerdir. burda da özellikle aile tutumları içerisinde yer alan cinsiyete dayalı tutumlar yol açabiliyor. Ancak benim bir anoreksia nervoza vakam var ve onda ne sizin söylediğiniz bir durum var ne de benim söylediğim. çözüm bulmakta zorlanıyorum. Psikiyatrik değerlendirmeyi bekliyorum. Kolay gelsin...

cetuşa 
 06.01.2009 14:03
Cevap :
Dediğiniz gibi yemeği reddetmenin altında başka psikolojik nedenler de olabilir ve bunlar kişiye özgü durumlardır. Bu tip vakaları özel olarak incelemek gerekip, profesyonel yardım alınması şarttır. Öncelikle kişide özgüven oluşturulması için gerekli çabaların gösterilmesi gerekir. Selamlar, esen kalın.  07.01.2009 10:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3210
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster