Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
710
 

Antalya'da engelli hakları alenen toplum tarafından çiğneniyor

Antalya'da engelli hakları alenen toplum tarafından çiğneniyor
 

Bazen pes ediyorum ben. Neye uğraşıyorsun diyorum kendime; Eldeki hamur bu… Başka ekmek de olmaz bu hamurdan, başka bir halt da…  

Antalya’da bilirsiniz denize ulaşmak için uzun bir kumsal vardır. Bu kumsalı geçip denize ulaşmak koltuk değnekli , tekerlekli sandalyeli engellilerin ve yaşlıların tek başlarına yapabilecekleri bir iş değildir… Kumlara takılır kalır engelliler ve yaşlılar… Oysa deniz, kum, güneşe diğer sağlıklı bedenlerden daha çok ihtiyacı vardır bu kişilerin…  

Antalya’da engelli insanlar bu denize ulaşabilmek için on yıllarca uğraş verdiler. Şaka gibi değil mi? Gerçekten öyle… Film yapsan uluslar arası bir çok film festivalinde ödül alacağına eminim… Ancak gece yarısı ekspresinden daha çok zedeler Türk onurunu… Kimse istemedi sakatların Konyaaltınd n aleni şekilde, sağlamlarla denize girmesini… Görmekten, gösterilmekten hep utanıldı sakatlar… Size yine şaka gibi gelir; Bu olay sayın Deniz Baykal’a, Menderes Türel’e, Muhittin Böcek’e, İlin tüm yetkililerine kadar gitti… Göstermelik bir kaç şey yapıldı… Sonra Mustafa Akaydın bir şekilde çözdü olayı… Baki gurubunun 9 nolu işletmesine bitişik bir beton yol yapıldı denize kadar… İki engelli WC si konuldu biri kadın biri erkek. İki tane de masa konuldu şemsiyeli deniz kenarında… Engelliler denize ulaşabildi kimseden yardım almadan… On yıllık bir uğraşın sonunda… Çok mutlu olduk engelliler… Ancak bu sefer de aklın hayalin alamayacağı bir sorun ortaya çıktı… İşte burada pes ettim ben;  

Malum işletmenin önünde iki tane engelli park yeri var… Bir de tekerlekli sandalyenin kaldırıma çıkabilmesi için rampa… İşte buralar denize ulaşabilecek engellilerin olmazsa olmazları… Ancak öyle bir canavar toplumla karşı karşıya kaldık ki; İşte burada ben kendi adıma pes ediyorum… KOCAMAN engelli işaretleri olmasına rağmen o park yerlerine adeta saldırıyor engelli olmayanlar… Rampa ise arabaların asıl park alanı haline geldi… Deniz kenarındaki masalar ise engelli olmayanların işgali altında… İşletmecilerin umurunda değil… Yani nüfusun yüzde onu engelli olan ülkemizde koca Konyaaltı’nda engellilere iki arabalık yeri ve iki masayı çok gördü bu toplum…  

İnanın yönetim, işletme, polis filan değil burada suçlu olan… Öyle bir toplum oluşmuş ki; Görünüşü, biçimi, konuşma şekli uygar insanlar… Ancak içlerinde en ufak uygarlık kırıntısı yok… Bir akşam polis bu ‘’insanlarla’’ uğraşmaya çalıştı… Birkaç araba çekti… Ancak onlar da PES etti sonradan… Şimdilerde ise oraya engelli giremez oldu… İşte bu akşam gördüklerim; 07 F 8486, 15 DN 700, 06 ET 3155 ve yurtdışından bir araç BN 198 KR… İki arabalık yere ve rampaya zorla sığışmış arabaların plakaları bunlar…  

Genelleme yapmayı sevmem… Ancak denize, tatile, eğlenmeye gelen insanları bu ülkenin ortalamasının üzerinde olduğunu düşünürsek; ve bu insanların istisnasız olarak davranışlarını görünce bende pes etmek duygusu hakim olmaya başladı… Ben şimdiye kadar her şeyle başa çıkmanın yolunu aradım, araştırdım… Çözemesem de önerilerim oldu sorunlar karşısında… Ancak bu devasa topluma engellilerin haklarının olduğu, bu kurallara uymanın insanlık görevi olduğu, uymazlarsa polisin yaptırımlarına katlanmaları gerektiğini anlatmak bana uzayda yaşamaktan daha zor geliyor artık… Bu insanlar ne olmuş umurumda bile değil artık… Sağcısı, solcusu, inananı inanmayanı, her ulustan olanının ortak özelliği engelli haklarına tecavüz etmeleri… İşte bu yüzden ben PES ediyorum bu ülke insanıyla başa çıkma uğraşımdan… Ama her anlamda… Kültürümüz bu diyorum…  

Buyursun başa çıkabilecekse buradan sorumlu olan; Antalya Belediyeleri, Antalya valiliği, Antalya polisi engelli haklarının göz göre göre her dakika ırzına geçilmesinin önüne geçsin… Kültürümüzün ne kadar müşfik, yardımsever olduğunu kanıtlasınlar....  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İNSAN olamamış toplumlar UYGAR olamazlar,sevgideğer Kuyucak arkadaşım,DUYGU YOKSUNU bir dünyada yaşamak,zorun en zoru,yüreğinize sevgi ve saygımla.

Şerife Mutlu 
 30.07.2011 12:52
Cevap :
Merhaba Şerife hanım... Pes ediyorum derken bile kavga etmenin yolunu arıyoruz galiba... Ne yapalım başka yurdumuz yok ki... Savaşa savaşa yaşayağız... Sevgiler yolluyorum size...  01.08.2011 9:34
 

Avrupa'nın neresine gidersen git; sıkıysa engelli park yerine park et...Utanmazsan, toplumun tepkisine aldırmazsan, engelli tuvaletine gir...Toplu taşım araçlarında onlara ayrılmış yerlere otur, sıkıysa...Her ayrıntı düşünülmüş...Engelli, sokağa çıkmada, araca binmede, gezmede, tozmada beis görmüyor ki, dolayısıyla evine de kapanmıyor...Off be Kuyucak...Haklısın yaaa, ne diyeyim, hem de yerden göğe...

fatma iyibilgin 
 28.07.2011 2:14
Cevap :
Günaydın... Garip bir şey oldu bu sabah... Bir Can dostumda İtalya'da tatilde... O da bir mail atmış bana, yazımı okudu sanırım... Aynı senin yazdıklarınla örtüşüyor... Sağolun dostlar bu katkı ve desteğiniz için...  28.07.2011 9:35
 

Toplumumuzun bir yansıması maalesef, kimse kendinden bir başkasını düşünmüyor... Şu fotoğrafı hiç unutmuyorum: Deprem ya da nükleeer patlama tehlikesi nedeniyle herkes evini terk ediyor, km'lerce uzunlukta araç konvoyları, ama emniyet şeridi bomboş! Bu fotoğraf Amerika'dan! Türkiye'de böyle bir fotoğrafın olması mümkün mü!? Kabul edelim ki saygısız, düşüncesiz bir toplumuz, bu problem ancak yasa ve kuralların uygulanması ile çözülebilir. Birkaç kişinin canı yanacak ki bir daha böyle sahneler yaşanmasın. Ki bu da son derece düşündürücüdür, öyle olması gerektiği için değil, canı yanacağı için doğruyu yapan bir toplum... Düzelir miyiz, bilemiyorum, ama ne yalan söyleyeyim pek umutlu değilim. Saygılarımla...

Eray Ergün 
 27.07.2011 12:03
Cevap :
Teşekkür ederim Eray bey... İyilikte ve düşüncesizlikte sınır yok bu toplum için... Desteğinize teşekkür ederim...  27.07.2011 12:23
 

karşı komşuya saldırıyor.Karşı komşu, 77 yaşında, bir yıl içinde 6 ameliyat geçirmiş, bazı organları olmayan, güçlükle konuşan ve elindeki bastonla yürüyebilen biri..Doğal olarak tepkide bulunuyor ve lütfen köpeğinizi sokağa salmayın, tasmayla dolaştırın diyor güçlükle konuşarak. Karşı komşu aynen şu cevabı veriyor küstahça.(.- BU KÖPEK SENDEN DAHA AZ TEHLİKELİ..) Bu sözü söyleyen hipokrat yemini etmiş, 38 yaşında bayan bir doktor... Böyle insanların? bulunduğu bir toplum içinde yaşadığımız için yazdıklarınızı doğal karşıladım tabiki üzülerek.

GÜNEŞİN IŞIĞI 
 21.07.2011 12:39
Cevap :
Ne yapalım Hocam? Başka yaşayacak yerimiz ve toplumumuz yok ki? Bunlarla yaşamayı hem öğreniyoruz, hem de savaşıyoruz... Saygılar...  21.07.2011 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 939
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster