Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '19

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
33
 

Antibiyotik Direnci

Antibiyotikler, bakteriyel hastalıklara karşı kullanılan sentetik veya yarı sentetik kimyasal maddelerdir. Bakteriler, milimetrenin binde biri (mikron) büyüklüğünde mini canlılardır. Bütün bakteriler patojen değildir. Yani hastalık yapmaz. Patojen olanlar uygun şartlarda vücut ve dokularda hastalık yaparlar. Bu hastalıklara genel olarak ‘bakteriyel enfeksiyonlar’ denir.

Bakteriyel enfeksiyonlara örnek olarak; solunum yolu, deri ve yumuşak doku, mide-barsak, idrar yolu enfeksiyonlarını gösterebiliriz.

Şimdi asıl konumuza gelelim: Antibiyotik direnci. Bu ilaçlar bilinçsizce kullanılırsa zamanla etkisiz hale gelirler. Bakteriler bu ilaçlara karşı dirençli hale gelir. Sonuç olarak hastalığımız iyileşmez, bu durumda daha pahalı ve daha kuvvetli bir antibiyotiğe gereksinim duyarız ki bunun da yanlış kullanılması durumunda aynı sonuçla karşılaşırız. İşte bunu önlemek için akılcı antibiyotik kullanımı gündeme gelmiştir.

Her enfeksiyon bakteriyel değildir…

Üst solunum yolu enfeksiyonları yüzde 85’i virüslerle meydana gelir ve bunlara karşı antibiyotikler etkisidir. Mesela nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi durumlarda etkisidirler. Bu hastalıklar hepimizin bildiği gibi uygun beslenme ve birkaç gün istirahat etmekle geçer. Ağrı ve ateş için haplar alınabilir. Duruma göre doktora gidilir. İşte bu gibi durumlarda antibiyotik alınması gereksizdir, eğer alınırsa vücudumuzdaki mevcut normal flora bakterileri etkilenir. Bunun çeşitli mahsurları vardır, bunlardan biri de kullanılan antibiyotiğe karşı mukavemet gelişmesidir. Buna direnç diyoruz. Bunun anlamı o bakteriler uygun ortam ve şartlarda hastalık yaptığında aynı antibiyotikle sonuç alınamayacağıdır.

Bir örnek vermek istiyorum: Tanıdığım bir hemşire hanım oğlu her bademcik hastası olduğunda penisilin iğnesi yapıyormuş. Onu da yeterli süre değil, birkaç gün. Bir süre böyle idare etmiş ama daha sonra ilaç etkisiz kalmış. Daha ağır antibiyotikler vermiş, zamanla onlar da işe yaramamış. Sonuçta oğlu ileri yaşlarda ameliyat olmak zorunda kaldı ve hala en ufak bir şeyde boğazı iltihaplanıyor ve hiçbir antibiyotik etki etmiyor. İşte bu bir antibiyotik direncidir. Çocuk şimdi okudu, mühendis oldu ve büyük bir şirkette önemli bir pozisyonda ama kronik farenjit, sinüzit, astım bronşit ve göz nezlesi ile başı dertte. Doktor doktor dolaşmasına rağmen çare bulunamıyor.

Yakınım da olan bu hemşire hanıma yaptığı hatayı anlatmaya çalıştığımda hatasını bir türlü kabul etmiyor. Ben diyor, çocuklarımı hep kendim tedavi ettim, doktora götürmedim. İyi de diğer küçük oğlu da aynı, onda da kronik alerjik sinüzit var. Burnunu ha bire çekip duruyor!

Gördüğünüz gibi bazı sağlıkçılar bile ilaçları bilinçli kullanamıyorlar.

Şimdilerde antibiyotikler reçete ile veriliyor, bu nispeten iyi oldu ama bu kez de gerektiği halde antibiyotik verilmediği oluyor!

Şen ve esen kalınız.

Dr. Atanur Yıldız

18 Eyl. 19

Kocaeli 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine çok önemli bir yazı...

Kerim Korkut 
 20.09.2019 15:49
Cevap :
Teşekkürler. Sağ olun.  21.09.2019 17:19
 

Teşekkürler sevgili doktorum:) Sağ ol sağlıklı ol:)

Halil Güven (Sökeli) 
 18.09.2019 22:13
Cevap :
Ben teşekkür ederim değerli Abim. Şen ve esen kalınız.   19.09.2019 12:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 350
Toplam yorum
: 2857
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 331
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster