Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2105
 

Antik dönem Kapadokya Tarihi (2.Bölüm)

Antik dönem Kapadokya Tarihi (2.Bölüm)
 

Kapadokyalıların dini

Kapadokya ahalisinin en asıl Arya ırkına mensub Pelasgos kabilelerinden olup , bilahare dışarıdan saldırı ile memleketlerini istila eden kavimler ile karışarak bir millet teşkil ettikleri husus mütedeyyin oldukları dinleri ile dahi müsbettir. Zira eski ve Frigeslerinkine yakın yerli bir din ile İranilerin Mecusiliğinden (ateşpereslik) mahlut bir din olduğu derkardır. Zaten Kapadokyalılar ihtilat ve münasebette bulundukları bütün milletlerin dinlerini suhuletle kabulda bir meyli-i mahsusi gösterirlerdi.

Mecusilik bilhassa Asuryalıların dini ( astrolotreia) olup, bunlar dahi Haldaioslardan almışlardı. Bilahare Asuryalılardan Midoslar ve bunlardan Acemler istiare ederek ve Zoroastrisin tarifi ile atesperesliğe kalb iderek, dine daha muayyen ve vazıh bir şekil vermişlerdi. Kapadokyalılar ateşperestliği doğrudan Asurya’dan mı getirdiler, yoksa ihtilat-i mütemadiyede bulundukları İranilerden nizam ve örf-ü adetlerini istiare ettikleri gibi dini de onlardan mı aldılar, meçhuldür, ancak bilinen şey büyük ilahe (Thea) Anaitis’in ismi, Acemlerin Anahit’i olup, Ermenilerin vasıtası ile bunlara intişar etmiş olduğudur.

Kamer’e (gök ayı, Yunanilerin Faivi’i ya da Artemis’i ) ıtlak ettikleri, Min ve Ma ilahe isimleri Kapadokya lisanı kelimelerinden olduğu büyük bir olasılıktır. Lakin bazen de İrani isimleri de ilhak ederek Min Farnakis şeklinde isimlendirirlerdi. Fakat İranilerin ateşperestliği birtakım akaid-i mutantanadan külliyen ari ve mabed ve heykeller bunlarca büsbütün meçhul iken, bilakis Kapadokyalıların dini mabetlerinin azamet ve ihtişamı ile ünlü olup, dinin suret-i icrası yönü ile Frigeslere hususi ile benzerler ki, evvelce de dediğimiz gibi bu muşabehet köken ve milli asılları bakış açısından önemlidir.

Bu mabetlerden (naoi) en ünlüleri Komana şehirlerinde bulunanlardı. Komana adı ile biri Pontos diğeri asıl Kapadokya’da iki şehir olup, her ikisi de muhteşem mabetleri havi idi. Lakin daha önemli ve ünlüsü Kapadokya’da bulunan ve Kataones kabilesi ile meskun olan Komana’dır. Adı geçen şehir hakkında Strabon bahseder ki ahalisi her nekadar hükümdarı tanır idi iseler de bilhassa rahibe (iereus) arz-ı itaat ve tebaiyet ederlerdi. Netice itibariyle her iki Komana mabetlerinin Arhiereuslerinin (baş rahip-f.d.) ahali indinde pek büyük nüfuz ve tesirleri olup, mensupları hükümdardan sonra ikinci gelirdi. Zaten kendilerinde padişah hanedanına mensup asılzadegandan bulunurlar idi. Bu rahiplerin hizmet maiyetleri o derece kalabalıklı ve tantanalı idi ki, Strabon’un ifadesine göre kendi zamanlarında her iki mabedin altışar bin erkek ve kadın ibad (ierodouli) mevcud ve şehrin etrafında geniş arazilerin hasılatı rahipe ait ve maiyeti üzerinde hakimiyeti mutlakayı haiz idi. Kezalik Uinasa’da (şimdiki Avanos) Zeus’un mabedi de ünlü olup 3 bin göle ve verimli araziye sahip ve rahipi de Komanalarınkinden sonra ikinci gelirdi.

Şurası şayan-ı işarettir ki, Yunan-Roma hakimiyeti devrinde Kapadokyalılar yabancı tanrılarının (Thei) bila-tefrik isimlerini alarak kendi ilahlarına verirler idi. Ahalinin Yunanileşmesi ateşperesliğe pek az tesir iraz edebilmiştir. Strabon kendi zamanlarında (İsa’dan sonra birinci asırda) Kapadokya’nın müteaddid mahallerinde kurulan daha bir çok ateş mezbahları (vomos ) bulunup külliyetli ahali celp ettiklerini yazıyor.

Hristiyanlığın ortaya çıkışı ile artık suret-i katiyede Yunanileşmiş olan ve aralarında beraber bir çok göçmen Yahudi dahi yaşayan ahali yeni dini kolaylıkla kabul ettiler. Kapadokya’da ilk defa İncil’i Petrus v’az etmiştir ve Hristiyanlığın burada pek verimli bir zemin bularak ileride bilhassa M.Vasilios ve Grigorios zamanlarında dinin en metin merkezlerinden bulunmuş ve Bizantin (Bizans-f.d.) devrinde Kilise Tarihi mücahedatında mevki-i mümtaz ve eşref ihraç eylemiştir. Ahalinin itikad ve dindarlıkta mutaassıb7 olduğu derece-i mümtaziyetine, adım başında rastlanan ve Kapadokya Arkeolojisinin en önemli bölümünü teşkil eden binlerce manastır ve kilise harabeleri delildir.

Fehmi DİNÇER
2004 Ankara

Kapadokya Tarihi hakkındaki bu yazı İmerologion 1914 adlı eserden tarafımdan çevrilmiştir. Bu yazının 1. Bölümü http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=56214 Milliyet Blog bağlantısında üçüncü ve son bölümü ise http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=60488 Milliyet Blog bağlantısında yayınlanmaktadır.

Fotoğraf:
http://www.turkey-images.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 109
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5408
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

1959 yılında Fertek - Niğde'de doğdum. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster