Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '11

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
531
 

Antik hazineler

Antik hazineler
 

Londra’ya ilk gittiğimde daha ertesi günü soluğu British Mueseum’da almıştım. Dünyanın bir çok yerinden eserler bulunan bu ünlü müzeyi ziyaret amaçlarımın ilki Bodrum’dan kaçırılan “mausoleion” u görmek yer alıyordu. Karya’nın ünlü Halikarnassus Kralı Mausolos’un kız kardeşi ve aynı zamanda karısı olan Prenses Artemisia tarafından yaptırılan ove adını tüm anıt mezarlara “mozole” olarak veren o muhteşem yapıyı görmek çok önemliydi benim için. 

Müzede sergileniyor deyip öyle ufak tefek bir şey sanmayın. Taban ölçüleri 32 x 38 metre boyutlarındaki Mausoleion, bir zamanlar uzun kenarı 242, 5 kısa kenarı 105 metre olan geniş bir alanın kuzeydoğu köşesinde yükselmekteydi. 

Taa Osmanlı zamanında İngiltere Büyükelçisi Lord Stratford Canning, 1846 yılında Padişah Abdülmecit'ten aldığı izinle Bodrum Kalesi'nin duvarlarında görülen Mausoleion kabartmalarını Londra'ya nakletmiş, daha sonra da İngiliz araştırmacı Newton 1856-1857 yıllarında burada yaptığı kazı sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve Artemisia'nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British Museum'a götürmüştü. Şimdi yerinde replikaları duruyor bu parçaların. 

Evet muhteşemdiler ve onları yerinde değil de bir başka ülkenin müzesinde görmek içimi acıtmıştı. Bir çok girişim yapıldı bu eserleri geri almak için. Sizere şaka gelecek ama bir keresinde British Mueseum’a bir yazı yazılmış ve, “Bu eserler Bodrum’un mavi göğü altında çok daha güzel görünecektir” ifadesi kullanılmıştı. Gelen cevap ise alay eder bir ifadeydi; “merak etmeyin onları sergilediğimiz salonu maviye boyuyoruz” 

Şimdilerde ise Truva hazineleri gündemde. Hazinelerin Alman arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1873 yılında Yunanistan'ın Atina kentine kaçırılışının ardından olayla ilgili Osmanlı Devleti'nin başlattığı soruşturmanın belgeleri gün ışığına çıktı. Dahiliye Nezareti'nce 24 Temmuz 1874 tarihinde Osmanlıca olarak kaleme alınan belge, olayla ilgili sır perdesini ortadan kaldırdı. 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Troia Kazı Heyeti Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Rüstem Aslan ile Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Sönmez, iki yıl süren çalışmalarıyla Schliemann'ın 'Priamos Hazineleri' olduğunu ileri sürdüğü hazinelerin kaçırılışıyla ilgili arşivlerde ne kadar belge varsa hepsini tek tek taradı. Osmanlı arşivlerinden çıkan bir belge hazinelerin kaçırılışıyla ilgili pek çok bilinmeyene ışık tuttu. 

Yrd. Doç. Dr. Ali Sönmez, Schliemann'ın hazineleri kaçırmasının ardından Osmanlı Devleti'nin hazinelerin peşine düştüğünü, ancak geri almakta başarılı olamadığını söylüyor. Sönmez, "Osmanlı Devleti, hazineler için Yunan hükümetine başvurmuş. İşi takip etmek için de o dönemin müze müdürü Dethier'i görevlendirmiş. Bir avukat atanmış. Yunanistan'daki ilk mahkeme Mart ayında başlamış ve Osmanlı Devleti'nin aleyhine sonuçlanmış. Daha sonra Osmanlı Devleti itiraz etmiş. Yüksek mahkemeye giderek bu kararını iptal ettirmiş. Hemen akabinde Schliemann'ın evine bir haciz gelmiş. Ama bu durumu önceden Yunan hükümetinden öğrendiği için hazineleri evinden kaçırdığını tahmin ediliyor. Daha sonra Osmanlı Devleti 9 ay süren süren mahkeme sürecinin ardından bu işi anlaşma ile neticelendirmek zorunda kalmış. Schliemann, Osmanlı Devleti'ne 50 bin Frank ödemiş ve dava kapanmış. Oysa, Osmanlı, başlangıçta 1 milyon Frank'ın üzerinde bir para istemiş. Ama o günün şartlarında bunu elde etmek imkansız olduğundan Osmanlı Devleti 50 bin Frank'ı kabul etmek zorunda kalmış" dedi. 

Troia Kazı Heyeti Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Rüstem Aslan ulaştıkları belgenin Schliemann'ın Troia'da 1873 yılının Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında küçük küçük hazineler bulup, bunları üç ayrı seferde kaçırdığını ve hazinelerin tek bir büyük hazine olmadığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, kesin cevabı veren bu belge doğrultusunda hazırlayacakları daha geniş bilgilerin yer aldığı arkeolojik araştırma makalesini, uluslararası alanda kamuoyunda duyurmak için Almanca ve Türkçe olarak yayınlayıp kamuoyu ile paylaşacaklarını sölüyor. 

Bu itinalı çalışmanın ortaya çıkardığı gerçekler ve ihale aşamasına gelen Truva müzesi eserleri geri almak için yeni bir umut oluşturdu. Ha gayret bakanlık bu konuya sahip çıkarsa bu eserleri geri alabileceğiz belki de. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 09.10.09
 
 

Haziran'mış, yıl 1963 Bursa'da doğmuşum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp, İngiliz Filo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster