Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2805
 

Apartman yönetim kurulu toplantısı

Bizim apartman dün akşam TBMM gibiydi.

Yönetim kurulu toplantısı vardı.

El kadar apartman. Toplam altı daire, dolayısıyla altı aile var.

Küçük bir topluluk. Üç yıl öncesinde, buraya taşınırken büyük umutlarımız var.

Ufak, hoş görülü, duyarlı insanlardan oluşan bir ortam hayalimiz.

Ama hayaller suya düşüyor kısa sürede.

Ortada sorun yok yine de. İşler yürüyor. Komşularla ilişkiler idare eder.

Zaten çalışan kadın olununca, öyle eski komşuluk ilişkilerine benzer bir ilişki yakalayıp yürütmek zor.

Çok yakın ilişki içerisinde görüştüğümüz bir aile var.

Kızımızdan üç yaş küçük bir oğulları olan, bendeniz gibi öğretmen bir çift.

Hayatta sahip olabileceğiniz en iyi ve uyumlu insanlar kendileri.

Neyse şimdi gelelim toplantıya.

Bizim ısrarlarımız sonucu yapılıyor toplantı.

Gündemimizde Temmuz ayı içerisinde, apartman sakinlerinden izinsiz olarak giriş katta oturan teyze tarafından, ortak kullanım alanı olan çardağın bulunduğu bölgeye açtırılan kapı var.

Bu eşimle benim gündemimiz. İzinsiz, rızamız alınmadan yapılan bir uygulama.

Eşim ısrarla belirtiyor, sizin şahsınıza bir garezimiz yok. Ama uygulama yanlış. O kapı oradan kalkmalı.

Derken konuşmalar alevleniyor, yöneticimiz yaptıkları işleri takdir etmediğimizden, eşi de onlara selam vermememizden muzdaripmiş meğer.

Öğreniveriyoruz bir anda. Gündem nasıl değişip, o noktaya kayıyor anlamıyorum.

Bakıyorumki ortam geriliyor, kimse kimsenin konuşmasını dinlemiyor ve iş çocukça selam verdin, vermedine dönüyor, hadi diyorum gidelim evimize.

Eğer selamlaşmadığımız insanlarsa yöneticilerimiz, zaten evlerine gitmemiş olmamız gerekirdi mantıken.

Bizim böyle bir düşüncemiz yok. Kaldıki öyle bile olsa apartman yönetimi ile alakası ne olayın?

Eve geliyoruz.

Gerginiz...

Yanlış anlaşılmalar, iş bilmemeler, mahalle ağzı muhabbetler rahatsızlık verici.

Basitleşmemek adına, toplantıyı terk ediyoruz ama şimdi düşününce, karşımızdaki kişilerin bunu algılayacağından emin değilim.

Zaten ne beklemeliyimki...

Üzülüyorum, artık heryer de aynı şey sözkonusu.

Kimse kimseye saygı göstermiyor.

Herkes haklı olduğunu düşünüyor.

Kimse kendini karşısındakinin yerine koymuyor.

Ve çocuklarımıza mirasımız büyük bir duyarsızlık.

Üzülüyorum çok ve elimden birşey gelmiyor- duygularımı paylaşmaktan başka...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

böyledir Parlak Isik. Ciddi, yasalari gözeten yönetim cok az. Isteyen istedigini yapiyor, apartmanlar gecekondulasiyor. Baska örneklerim de var, ama bir tanesini bari yazayim: 14'lü bir apartmanda oturuyorum 20 yildir. Teras. Ben burayi almadan, benden önceki sahibi terasin bir ucunu kapatip oradan bir ilave oda cikarmis kendisine. Göre göre, bile bile aldim bu evi. Sirf teras sevdigim icin. Zaman icersinde benim kapatmadigim bu kisim apartman toplantilarinda gündeme gelmeye basladi. Tamam dedim: Herkes masraf ederek kapattigi balkonlarini acsin, ben de bu odayi yiktiririm. Hepsinin sesi kesildi. Kimse gik demiyor artik benim o odama. Özet: Apartmanda, sitede yeri geldi mi bogayi boynuzundan yakalamak gerek. Cünkü menfaat belirliyor sonucu. Siz de öyle yapin bence. Boga nerede, ona bakin:-) Iyi pazarlar, tesekkürler paylasiminiz icin.

pirmete 
 09.11.2008 15:20
Cevap :
:) Haklısınız yapılması gerekeni yapacağız. Teşekkür ederim okuyup,yorumladığınız için.  09.11.2008 17:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 739
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

71 İstanbul doğumluyum. Öğretmenim. Şarkıdaki gibi, " bi' kızım var ve evliyim."..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster