Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
488
 

Apışık Hayatlar

Dünya bunu hep yapıyordu. Çarpıp, bölüp, topluyor ve sonra çıkarıyordu. Elde kalanlar uyanışa geçerse ayni değerle kalp atışlarına devam edip, susuyordu. 

    Hayal olan gerçeğe dönüşmüştü, artık. Bir sene geçmemişti ki açılmıştı, tüm zihinler. Sokak çeşmelerinden başlamıştık işe, bir bir yenilemiştik, üst düzeyde. Bırakmıştı herkes neydi ki o ped şişe? Su hayattı, satılamazdı, satılırsa savaştı. Nihayet anlamıştık, parttime hayatlarımızı. Bedenlerimize durmadan tıkıştırıp durduğumuz gereksiz her türlü beslenmeden vazgeçmiştik. Ot ve doğa ile bir kez bile tanışmamış, kendi kütlesi kadar bir alanda kısıtlı hareketlerle büyüyen hayvanlarını yemeyin diyen kamu spotları tv' leri inletiyordu. Bu hayvanların sütleri ne kadar faydalı olabilirdi ki? Poşetlere sığdırdığımız apışık hayatlarımız yoktu artık. Marketlerde gıda satışlarını durdurmayı başarmanın mutluluğu, apışık yüzlerimizde bir gülümseme oluvermişti. Neredeyse herkes  kendi psişik dünyasına hakimdi burada. 

   Poğaça alırken neyli istiyorsun diyen satıcıya " farketmez" diye cevap veren insanlar kalmamıştı. Pasta alırken yarım saat düşünüp, satıcıyı inim inim inletmiyordu, uzun tırnağına yandığım yağlı boya surat. Düşünmeyi öğrenip zamanını gerkesizliğe vermekten vazgeçtiğinde nasılda mutlu olmuştum. Sevgili hijyen teyze bile detarjan alırken sorguluyordu. Bir yıla varmaz tüm kadınlar, evlatlarının şehit olmamaları için verdikleri  ve kazandıkları mücadeleyi, şimdide doğa şehit olmasın diye verecekti. Üretici firmalar şehirlerin belli noktalarına detarjanmatik koyma konusunda ikna edileceklerdi. Böylelikle sadece bir kişinin  yılda doğaya fırlattığı 24 detarjan kutusu herbirşeye katma değer olarak dönecekti. Üstlerimiz kirlensede yüzlerimiz kirlenmeyecek,  gözlerimiz ahenkle dans edecekti. Bir yıl boyunca saçlarını boyamayan on kadın bir çocuğu okutabilecek ve böylelikle saçları kutsalsı bir renk sergileyecekti. Ve okumayan çocuk kalmayacak, okuyamayan çocuklar için göz kamaştıran sosyal sorumluluk dediğiniz  göz rimellerine hiç gerek kalmayacaktı. Pahalı kıyafetlerle yardım konserleri veren fosil bedenler çoktan unutulmuştu. 

    Apış arasında apışık kalanlar, beyinlerine apışmaya başlamıştı. Bu öyle bir apışmaydı ki...Artık kimse kimseye apışamayacaktı. Ben parfüm şirketlerine açtığım davaları ilk celselerde kazanmayı başarmıştım. Gülsem mi ağlasam mı, bilemedim o an ve kahkahaya boğdum tüm bedenimi. Banyoda su bedenime çarpınca oluşan orgamzsı duygu tüm dünyayı sarmıştı artık. 

    Gerkesiz teknolojiyi reddetmek ise tam bir devrim etkisi yaratmıştı, zihinlerimizde.  Bu sayede hükümetler Tanrı olmaktan vazgeçmişti. Her insan birer Tanrıydı ve Tanrılar kimseyi ağlatmazdı. Dış kutsallıklarla uğraşıp durduğumuz o zamanlardan bir gülümseme kalmıştı artık. Bir Hindu ineğe tapıyordu ve biz inek yiyorduk. Bir çinli her türlü hayvanı yediği için küçümsüyor, hayvan ayırımı yapıyorduk, tıpkı ırklar gibi. Oya bir Hindu' nun gözünde bizde zavallıydık ve her türlü zulmü hak ediyorduk.  Virüsler ortayı kasıp kavurmaya başladığında, gizlice sırıtan  ve heyacanlı heyacanlı haber sunan spikerden daha samimi olduklarını düşünmüştüm. Kesinlikle bu bir telkindi.  

    " Sevmelerin samimiyetsizliği bir iğrintiydi. Yüksek rakımlı vadide ki tipi gibi hissediyordum kendimi. Hayatın acımasız darbeleri bile, durmadan canım diyenlerden daha samimi"  Diye not düşmüşüm coronalı günlerde.......  Nihayet virüslerden korunmak için evlerine kapananların cahilliği kalmamıştı. EVLİ EVİNE EVSİZ ÖLÜME düşüncesi kaybolmuştu gezegenden. O günler bencilliğin dibine vurduğumuz zamanlardı. Yine sadece kendimizi düşünüyorduk. Sekiz milyar aşı sekiz milyar çöp demekti. Dişçiler öyle bir diş fırçası tasarlamıştı ki, bir yılda üç milyar diş fırçası çöp olmaktan kurtulmuştu. Ve daha neler neler...

   Ruhum dört nala koşarken özgürce, uyanmaya başlamıştım kulaklığımdan gelen telkin müziğiyle. Metallica " nothing else matters" derken uyanmak istemiyordum, bu tuhaf insansıların içine.....

  Kim olduğunuza daima inanın...Gerisini boşverin...Dünya bunu hep yaptı ve yapmaya devam edecek taki biz tam olana kadar.

  Nefrete bulaşmayanlara...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendimi arazi binişinde dört nala koşarken düşündüm yazını okurken ve at doğa ve insanın bir aradayken hissettikleri gibiydi okuduğum kelimeler. Ve çok lezzetli bir yemek yemiş gibi, tadı-tuzu-kıvamı tam bence denemeden çıkmış bir yazı bu. Tam gaz devam ve de umarım bir yerlerde birilerini kendine getirmeye yeter kelimelerin diyeceğim ama okumayanın değişmesi ne yazık ki imkansız. Her açıdan sağlıkla kal olur mu güzel cesur yürek

kevser şekercioğlu akın 
 20.04.2020 23:42
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum Kevser hanım elimden geldiğince cesur ve mücadele ruhlu biri olarak kalmaya çalışıyorum...Kesinlikle okumayan ama en başta düşünmeyen insan hep geride kalacak..Ben kendime yatırım yapıyorum yazdıklarımla.. kendimde ki devrimler yetiyor ruhuma...sizde sevgiyle kalın daima  21.04.2020 8:27
 

Okumak da yetmez her bir satırını anlamak lazım bu yazının...

Kerim Korkut 
 19.04.2020 17:25
Cevap :
Anlayanlara selam olsun   19.04.2020 19:16
 

Gayet dobra, hem ironik, hem dinamik ve tabii ki eleştirel, yani yürekli bir uslup. Dolayısıyla da samimî. Severim ve takdir ederim böyle bir kalemi. Kendime de zaten yakın bulurum:) Tebrik ediyorum. Selam ve sağlıcakla...

Filiz Alev 
 17.04.2020 20:36
Cevap :
Teşekkür ediyorum çok Filiz hanım..gördüklerimi yazmayı seviyorum birde yaşadıklarımla harmanlamak daha da hoşuma gidiyor..Beğendiğize sevindim..Burada sizlerle kendimi geliştirmeye çalışıyorum.Birilerine duygularımı hissettirebilmek ve tek olmadığını bilmek mutluluk veriyor..sevgiler selamlar   18.04.2020 8:13
 

Merhaba tekrar istek gönderin lutfen siz oldugunuzu bilemedim :) cok ama cok tesekkurler

Büşran Betül Kaya 
 13.04.2020 16:15
Cevap :
Memnuniyetle   13.04.2020 16:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 452
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 268
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf hastası , yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster