Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1305
 

APO geniş tabanlı sosyalist parti kurulması ile neyi hedefliyor

APO  geniş tabanlı sosyalist parti kurulması ile neyi hedefliyor
 

BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) bu yeni söylemin gereğini yerine getirmek için mi kuruldu?

Ufuk Uras, eski DTP ‘lilerin 19 kişi kalarak grup kurması imkanı kalmayan eski DTP’li yeni BDP’lilere katılması ile grup kurmasının sağlanması, Türk solunun (Marksist sol) 1980 öncesi Marksist yoldaşların dayanışmasını sağlamak mı istiyor?

1980 öncesi birliktelikleri düşünürsek yeni oyunun adını da rahatlıkla koyabiliriz. Zaten 1980 öncesi Marksist solun o dönemdeki meşhur solaganlarını hatırlarsak PKK hareketinin temel referanslarını zamanında nereden aldıklarını anlamış oluruz. Türkiye’de Marksist sol ülkeyi ele geçirmek için etnisiyeden ve alevi –Sünni çekişmesinden de yararlanmak istiyordu. O dönemde solaganlar şunlardı: 1-Doğuda üretilir batıda tüketilir. 2- Halklara özgürlük. Diğer solaganlar sosyal içerikli oldukları burada değinmeyeceğim. O dönemde de cılız Kawa, Rızgari gibi PKK benzeri bölücü örgütler vardı. Hatta PKK’nın kuruluşunda Türk Marksistlerinin rolü olduğu hala daha söylenmektedir. Hatta, PKK’yı Marksist sol Kürtçü örgütlerinin gücünü bölmek için MİT tarafından kurulduğu da söylenmektedir. Burada önemli olan şu yukarıda bahsettiğim solaganlar Kürt kökenli Marksist olanlarca zaman içinde sorgulanmaya yol açtı. Kürt Marksisti kendi kendine şunu sordu: Peki doğuda üretiliyorsa batıda da tüketiliyorsa , kim ekseriyetle doğuda yaşayan, ha o zaman Türkler Kürtleri sömürüyor çıkarımına yaptılar.. Onlarda Türk Marksistlerine “Türk’ün Marksistliği buralarda geçmez” dediler. PKK hareketi sosyalist olmasına rağmen, etnik sosyalist bir harekete dönüşmüş oldu.

ABD bizi kullanarak Adana İncirlik üstünden Irak Kürtlerini koruma bahanesiyle oluşturduğu Irağın Kuzey Parelelinde çektiği hat ile Kuzey Irak Kürt yönetimin kurulmasını sağladı şimdi de bu yarı bağımsız devletin yaşaması görevini de Türkiye 'ye yaptırıyor. APO ‘nun 30 yıldır süren PKK hareketi, ABD’nin bölgeden çekilecek olması yanında, Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin ve PKK’nın ABD korumasından yararlanma imkanlarını azaltacaktır. Bu durumda Araplar karşısında yaşaması riske giren Kuzey Irak Kürt Yönetimi kendi varlığının devamının Türkiye’ ye dayanmaktan geçtiğini görmesine yol açtı. ABD’nin de telkinlerinin ve çekilme planlarının bu yönde olması PKK hareketinin bu halliyle yaşama imkanını ortadan kaldırmaktadır. ABD, PKK hareketinin suretle siyasallaşması için harekete geçti. PKK’yı dağdan indirmek için Türkiye ABD ve Barzani beraber plan yaptı. PKK , dağdan inenlerle beraber DTP hareketinin siyasi arenada güçlenmesi ne katkı yapmaya çalıştı. PKK bu süreci kendi lehine istismar etmek için yan kuruluşu KCK eliyle şehirlerde özellikle çocukların kullanıldığı taşlı ve molotoflu eylemler yaptırdılar. Bu eylem tipi Filistin 'de olanlarla benzerlik gösteren bir yapıya bürünmektedir.

APO, DTP’nin kapatılacağını biliyordu. Zaten BDP hazır bekliyordu. BDP, DTP ‘nin çizginden farklı olacağını ve geniş sosyalist tabana sahip olmasını istedi. Amaç, 1980 öncesi sosyalist dayanışmadan yararlanarak Kürt hareketini Kürtlerin yaşamadığı bölgelere yaymak istiyor. Nasıl? Türk olup sosyalist olanlarla, doğunun dışında yaşayıpta etnik olarak Türk olmayanlarla Türk olsa bile inanç farklılığı nedeniyle dini çekişmenin bulunduğu yerlerde (alevi), Kürtçülük lehine koalisyon kurmayı hedefliyor. PKK'nın porapagandalarından birisi de Lazlar bizim deniz görmüşümüz yalanıdır. Bu koalisyon sayesinde mevcut üniter yapıyı federasyona dönüştürebileceğini düşünmektedir. Tokart saldırısından önce PKK Tokat yöresinde eskiden Koçgiri isyanında dedesi ölmüş köylüye dedenin intikamını gel bizimle beraber ol, al demiştir.

Sonuç: APO düşündüklerini gerçekleştirirse, hak ve özgürlükler sosyalizm maskesiyle pazarlanacak olan bölücülük özellikle PKK'nın kırdaki ekinliğinin kademeli azaltılırak , onun yerine şehirli nüfüsün daha çok artacağı göz önüne alınırsa şehir örgütrlenmesi olan KCK 'nin daha etkin ve yaygın haline getirilmesi, eski Marksizt örgütlerin canlandırılması ve işbirliğine gidlmesi süretiyle 1980 öncesinin sağ –sol çatışmasını aratacak, bu sefer etnik nitelikli olacakçatışmaların çıkmasına neden olacağını söylersek abartmış olmayız. PKK’nın DHKPC , TİKKO gibi örgütlerle yardımlaşarak Karadenize açılma planı için yaptığı Tokat /Reşadiye saldırısını bu yönde olabileceklerin ön işaretleri olarak görebiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demokrasi için aynı düşüncedeyiz. Parti başkanlarının diktatörlüğü. PKK lideri Abdullah Öçalanla diyer parti başkanları arasında fark yok. Halkın dediği bir gün olacak.

ALI ERCAN 
 03.01.2010 1:45
Cevap :
Yalnız bir fark var Apo'ya karşı çıkmak azraile meydan okumakla eşdeğer.  03.01.2010 15:57
 

Hem müsliman kardeşiz hemde 700-800 yıldır bu topraklarda berabar yaşamışız. Ancak kendi halkına zulüm eden görüşler ölmelidir.Hem devlet için hemde siyasi görüşler hemide PKK için. Devlet çatalla verip kepçe ile alıyor. Siyasi partilerde diktatörlük ön safhada. PKK da hem askeri hemde halkına katliam yapıyor.Şiddetle bir yere varılmaz. Devleti ve milleti için önemli kararlarda referandum yapılırsa o zaman demokrasiyi yaşıyorum derim.

ALI ERCAN 
 01.01.2010 11:31
Cevap :
Milletvekili seçiminde seçenlerin etkisi ve payı yoksa , seçenler seçilenleri seçiyorsa yani ikinci seçmense orada demokrasi araç olmaktan öteye gidemez.  01.01.2010 12:01
 

Hocam Apo kurulmasını istediği geniş tabanlı Sosyalist parti ile bu güne kadar yaptığı"Irkçılık" üzerineki politikanın üzerini örtmek istiyor. Selamlar...

Mesut KARİP 
 29.12.2009 14:01
Cevap :
Zaten bende onu belirtmek istiyorum. Bir farkla ırkçılk yapan kürtlerden olduğu gibi Çerrkezlerden, Lazlardan diğer gruplardan da var. Kendi mücadele alanına bunları da katmak istiyor.  30.12.2009 12:24
 

Merhaba...Bloğunuzu ilk okuyan benim...Yazdıklarınızın bazı yerleri, bu konuda yazdığım çok sayıda blogların içeriği ile uyuşuyor. Ancak, Öcalan'ın "geniş tabanlı bir sosyalist parti kurma" düşüncesinin gerilerde kaldığını düşünüyorum...1980'li yıllar için bu düşünce doğruydu...O sıralarda, bazı aşırı sol örgütler, Rusya ilişkili faaliyetlerde bulunuyorlardı. Hatta Karadeniz bölgesinde, Rusların muhtemel askeri çıkarma bölgelerinde, "kurtarılmış bölgeler" tesis ediyorlardı. Bu bölgelerin dışında, Karadeniz'de İskenderun'a uzanan çizgide, yani stratejik ilerleme istikametinde de "kurtarılmış bölgeler" tesis ederek bu hattın kontrolunu sağlamak istiyorlardı...Bana göre, söylediğim gibi bu gerilerde kaldı; ama düşüncenizi de "olmaz" diyerek kestirip atmıyorum. Her düşüncede, kesinlikle bir doğru yan vardır diye düşünüyorum. Selamlar.

cdenizkent 
 28.12.2009 0:20
Cevap :
Öncelşkle katıdığınız için teşekkür ederim . Ben her görüşten herkese eleştiri yada övgü yergi gönderiyorum. Fakat bağzıları var birbirlerini dfoğrulamak için birbirlerine yazıyorlar. Ben apo'nun isteğini söyledim düşündüğünün kolay gerçekleşebileceğini de düşünmüyorum. Şayet olursa zaman gösterecek dediklerim olabilir.  28.12.2009 17:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 2724
Kayıt tarihi
: 31.01.09
 
 

Emekli uzman öğretmenim. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü ve A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster