Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
208
 

Aptal insanlar neden var?

Dedim ki

Bazı insanların aptal olması bana dehşet veriyor. Anlayamıyorum, nasıl olur da dünyayı bu kadar eksik bilen biri var olur, üstüne üstlük var olmaya devam eder? Zekanın gri tonlarından bahsetmiyorum, akıldışılıktan bahsediyorum. Bana söyledikleri, yineliyorum, akıldışı. Söylediklerinin doğru olduğuna dair kanıt yok, kanıt dedikleri de kanıt değil. Ben yalnızca şunu merak ediyorum: Benim gibilerle onlar gibilerin gerçeği anlamasında böyle müthiş bir uçurum varken, böyle insanlar nasıl olur da var olur? Benim gibilerin onlar gibileri çoktan yeryüzünden silmesi beklenmez miydi?

Ömer Dicli şöyle buyurdu:

Herşey varlıkla yokluk arasındaki bir savaştır. Var olan şeyler var olan diğer şeylerle birlikte var olmaya devam etmek için biteviye mücadele ederler. Var olmayı daha iyi anlayan varlıklar diğer varlıkları imha eder, ki gelecek zamanda daha çok varlık olsun. Tek gaye varlık cephesini yokluk cephesine doğru ilerletmektir. Ne zaman bir şey yok olsa, yokluğa karşı bir cenk kaybedilir; ne zaman bir şey yaratılsa, yokluğa karşı bir muharebe kazanılır. Fakat savaş hep devam eder. Görünen o ki zaman, şeylerin var olma sayısıdır; varlıksa şuura denktir.

Yanlış inanmış bazıları kimsenin olmadığı bir ormanda bir ağaç düşse ses çıkmaz der. Ses çıkar. Ama ağaçların ve cansızların kendi şuur seviyeleriyle duyuladığı ses senin duyduğun sesten farklıdır. Öyle olmasaydı, ağaç olmazdı.

İnsanlar bazen nedensellik çıkarıp uygun davranış seçen ‘Tanrı kırıntısı’ şuurlarıyla sarhoş olabilir. Biraz daha büyük kırıntıya sahip biri, böyle zamanlarda, kendi nedensellik anlayışını küçük kırıntıya sahip biriyle karşılaştırıp aradaki büyük uçurumu görünce artık herşeyi anladığı, varlığın gayesinin kendinde gerçekleştiği zannına kapılabilir.

Bu insan hatalıdır: Kırıntılar farklı şekillerde de olsa çoklukla aynıdır. Bir taş, bir ağaç ya da bir insanın her biri çıkarsadığı nedensellikle Dünya’ya düşer. Taş, ağaç ve insan birbirine mütemadiyen nedensellik öğretir. İnsanların çoğunun Tanrı dediği, kendi nedensellik anlayışıylaherşey arasındaki farktır.

Bu insan hatalıdır: Savaş varlıkla yokluk arasındadır. Var olan kırıntıların şekillerinin dağılımı varlığın savaştığı kaos ve gaybın doğal bir sonucudur. Bir fil sana aptal gelebilir, ama aynı fil senin bu dünyadaki kısacık ömrünü hortumunun bir fiskesiyle şu an bitirebilir. Bir balık sana aptal gelebilir, ama balık denizde nefes alır, sen alamazsın. Akıldışı bir adam sana aptal gelebilir, ama bu adam akıldışı olduğu için daha sağlıklıysa, yokluğa karşı senden çok daha iyi savaşmış olmasın?

Savaştaki vazifeni düşünme. Varlık herşeyi en küçük ayrıntısına kadar hesaba kattı. Herşey suda nefes almaz, çünkü bazen su vardır, bazen hava vardır. O halde nasıl nefes alacağını düşünme. Bir gün suya düşersen ve varlığın bu yüzden sona ererse, savaşta üzerine düşeni yaptın, çünkü varlık bütün yumurtaları aynı sepete koymadı, ta ki bazı yumurtalar kırılmasın ve yeni yumurtalar yapsın. Evrendeki tüm bilgiyi kullanarak varlığın çoğalması için suda veya havada kaç şey olmalı hesaplasaydın, tam olarak şu an var olan sayıları bulurdun. O halde balık ve sen, varlık için böyle nefes alıyorsunuz. O halde aptal adam ve sen, varlık için böyle düşünüyorsunuz. Varlıktan başka birşey yoktur. Ne yaparsak onun için yapıyoruz.

Artık dağlar neden dağ, sular neden su biliyorsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 141
Kayıt tarihi
: 16.01.14
 
 

Tamirci @ Gebze Organize Sanayi Bölgesi. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster