Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
747
 

Aptal kutusu

Aptal kutusu
 

benden


"Adeta açık bırakılmış bir narkoz tüpüne döndü televizyon…
Televizyonu aç ve evden çıkıncaya kadar kapatma… Bazan televizyon açıkken uykuya bile dalınır. (Hatta bu durum alışkanlık yapar da televizyonu kapattığımızda uykumuz açılır) Ekranda ne gösterildiği önemli değildir; öylece bakar öylece duyarız; (sanki kaderimiz bizi evde bırakıp televizyona çıkmıştır) Bir süre sonra az düşünmeye, seyrettiklerini tartmamaya, şekerleme yapmaya başlar insan. Sanki birileri beşiğinizi sallıyor, (sanki bir tatlı rüya âlemine göçmüşsünüzdür) Gözleriniz açık da olsa beyninizin pencereleri kapanmaktadır. Beyniniz alışageldiğinin dışında bir yoldan meşgul, meşgul de ne söz işgal altında." (Esir kampının komutanı gibi size “otur ve beni izle” emrini vermektedir)
Zihin Yönlendirenler, Herbert Schiller, Pınar Yay, 1993; (parantez içleri benden)
**
Amerikan argosunda TV karşılığı son derece yaratıcı, bir o kadar da tanımlayıcı bir deyim vardır: "Idiot box", yani "aptal kutusu". TV kanallarındaki dizilere ve sözde yarışmalı eğlence gösterilerine bakınca ne kadar da yerine oturan bir deyiş olduğunu fark ediyorum. Hatta bazı haberler bile arşiv ya da ilgisiz görüntülerle ve “şok” haberler ön duyurularıyla izleyiciyi anlama zorluğu çekecek kadar aptal sanan birileri tarafından hazırlanmakta galiba. 

Eskiden 25 Nisan - 1 Mayıs tarihleri arasında "TV'yi kapat, Hayatı Aç" kampanyası yapılırdı. Bu yıl da gerçekleştirilse iyi olur. Aslında ben bu tarihleri beklemeden televizyonumu bilinçli olarak açmayı öğrenmeye başladım; TV programlarına bakıyorum ve TV izleme vaktime denk gelen seçtiklerimden izliyorum. Vaktim çoksa televizyonu açıp bütün kanallara ne var ne yok bir bakıyorum. O sırada kafama ve ruhuma uygun denklikte bir şey bulmuşsam hangi kanal olduğunu umursamadan izlemeye takılıyorum. Genelde bir şey bulamıyorum, televizyonu kapatıp müzik dinliyorum. Evde kalmak zorundaysam ya müzik dinler ya okur bilgilenirim, ya da oturur düşündüklerimi yazarım. Dışarı çıkabiliyorsam ve hava da yürüyüşe uygunsa hiç kaçırmam. Şehrin insan ormanlarına dalar yürürüm… 

Aslında televizyon açık olmuş kapalı olmuş hiç önemli değil; önemli olan insanın kendini hayata açık bırakabilmesidir. Kendini hayata kapatıp televizyonunu açanlardan olmayın. Hayata ilişkin bir şey yapmayı beceremiyorsanız, pencereden dışarı bakın; inanın televizyona boş boş bakmaktan daha iyi geliyor insana… 

Muharrem Soyek 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size katılıyorum Selam ve sevgiler.

Şennur Köseli 
 04.04.2011 20:24
Cevap :
Memnun oldum. Demek ki TV insanları ışınlayıp yutacak olsa yalnız kalmayacağız. Çünkü en altın izleme zamanı (raytingi) genelde televizyonun en patal kutusu olduğu zamandır.:)  05.04.2011 13:12
 

Hastayım valla abi senin şu kelimeleri yanyana getirişine. Düşünemeyen beyin mi düşündürülmeyen beyin mi ? Harika tespit. Bence beyinlerimizi uyuşturuyorlar. Böylece eleştirmeyen her zamma ok diyen bir nesil kısacası Aziz Nesin'inde dediği gibi aptal toplum oluşturluyor. Niye mi uyuşturuluyoruz? Tatar Ramazan filmini hatırlıyormusun abi, orda bir gardiyan vardı. Diyordu ki esrar iyidir bize esrardan zarar gelmez, mahkum esrarı çektimi uyuşur yatar. Mahkum uyuşursa asayiş berkemaldir. :) Anladın sen onu abi...

Mustafa Tunç 
 01.04.2011 19:35
Cevap :
Teşekkürler. Fazla cevap bu yorumu bozar, çünkü söze hacet bırakmayacak kadar iyi...  02.04.2011 12:49
 

TV üzerine ne kadar haklı ve doğru sözler ediyorsunuz. Çoğu kez onun bir "Idiot Box" olduğunu biliyoruz da ,yine de seyrediyoruz... Buna ne demeli.. Aslında TV'yi sistematik bir eleştirmeden geçirmek gerekir, sevapları ve günahlarıyla... Hangisi ağr basar dersin... Anladım...!

Erdal Ceyhan 
 30.03.2011 19:02
Cevap :
Bence TV'yi bırakıp TV izleyicisini sistematik bir eleştiriye tutmak daha faydalı olacaktır.  31.03.2011 12:08
 

İyiki ben bu aptal kutunun esiri değilim. Gerçekten çok boş. İnsana bir değer katmıyor. Sen bu yazında can alıcı damardan girmişin konuya abi çok ustacaydı yazı tebrik ederim.

Mustafa Tunç 
 30.03.2011 15:52
Cevap :
Tespitin doğru bana göre de; TV insana değer katmayı kendine görev yapmış değil. Bir TRT bu görev anlayışına yakın bir yayın politikası izlemeye çalışıyor, onu da her dönem iktidarın borazanı olmakla suçlarız. Gene de akıllı izleyici TV'de hayata ve kendi yaşam çevresine ilişkin bilgilerini güncellemek için gerekli olan gerçeklik değişimini takip edebilir. Bunun için günde toplam iki saat TV izlemesi yeterli olur kanısındayım. biraz haber, biraz belgesel işte hepsi bu kadar. Filmler zaten DVD oalrak satın alınabiliyor; gene de vakit varsa ve TV'de ayda yılda iyi bir film bulunmuşsa hayır demek olmaz. Aslında sorun eğlence, yarışma programları ve dizi filmlerin kendisi değil. Bunları işleyiş ve sunum biçimleri çok yavan. İnsanın yaşamını güzelleştirici bir unsur içermeyen, o anı izlettirmek için olta sallayan kurgusu bana bezdirici geliyor. düşünmeyen bir beyin için, belki de beynin düşünmemesi için yapılıyorlar sanki...  31.03.2011 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 373
Toplam yorum
: 2808
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1591
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster