Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
418
 

Aptallık parayla olmalı...

Aptallık parayla olmalı...
 

Benim kendime göre görüşlerim var. Elbette herkes yadırgar, elbette pek çok kimsenin aklı pek yatmaz.. Ama ben insanlar yadırgar, diye bir kaygı taşımadığımdan görüşlerimde “musırrım, sabitim”. Namık Kemal nur içinde yatsın...

Bakınız, şimdi olayları bir bir inceleyelim:

Internet’te kimi sitelerde haberleri okuyorum. Alt kısımlarında “Yorumlar” oluyor. Bir haberin altına bir kişi ne yazmış biliyor musunuz? “Yorum yok.” Evladım, sana “Buraya yorum yaz, ” diyorlar. Madem ki, yorumun yok, ne diye kendini ortaya atıyorsun?

Bir başka yorum.. Daha önce bir kişi galiba “Tanrı” sözcüğünü kullanmış, yorumunda o kişiye çıkışıyor: “Tanrı diye Hıristiyanlar söyler. O’nun adı Allahtır, ” diyor. Buyurun, işte aptallığı siz bedava hale getirirseniz, elbette bunlar da kapışırlar. Haklı değil miyim?

Hele bir başka sitede bir yorum’a rastladım ki, tam dayaklık..

Epeyce bir süre önce ben Ankara’da oturan bir yazar tanıdığıma Danimarka’da yayınlanmış bir kitaptan söz etmiştim. Bu kitapta bizim için kutsal olan kimi sözcükler köpeklere ad olarak öneriliyordu. Bu tanıdığım benden bu kitapla ilgili bilgi istedi.

Bir yazı konusu yapacakmış bu aymazlığı.

Bilgileri yolladım. Bu tanıdık yazısını yazmış, bir Internet sitesinde yayınlandı.

Kitapta gördüğümüz üzere “Allah”, “Bekir”, “Ömer”, “Müftü” gibi sözcükler köpeklere ad olarak öneriliyor. Arkadaş da yazısında bunu belirtiyor. Şimdi bu yazı için gelen yorumlara bakalım. İşte “dayaklık” dediğim yorum:

“Danimarka alfabesi’nde Ö harfi var mı?” ymış.

İşe bakın? Allah adının köpeklere verilebileceği yolundaki öneri arkadaşın umurunda değil. Danimarka alfabesi’ni merak ediyor. Aslında merak etmek de değil de, ne ediyor, adını siz koyun lütfen... Ben işte dönüp dolaşıp “Aptallık parayla olmalı” diyorum.

Burada umarım yanlış anlaşılmıyorumdur. Bir konuda yeterince bilgili olmayan kişiler için benim hiç bir diyeceğim yok. Elbette herkes, her şeyi bilemez. Bilememesi de doğaldır. Benim üzerinde durduğum şudur: Ağzı olan konuşmamalı.

TRT de şarkılar okunuyor. Şarkıcı arkadaş “Havada bulut yok, bu ne dumandır..” dedi. Sonra ne dedi? “Mahlede ölüm yok, bu ne şivandır.” Hemen sizin de dilinizin ucuna aynı soru gelmedi mi? “Oğlum, aptal mısın? Şivan da nereden çıktı? Seksen yılın Güman’ına ne oldu, yavrum?” Aptallık parayla olsa, bu sıkıntı yaşanmayacak.

Buna benzer örneklerle siz de sürekli karşılaşıyorsunuzdur. Özellikle büyüme çağında çocuklar bunlardan kötü etkileniyorlar. Bakınız sınırları biraz zorlarsak, bu benim sınırlarını belirlediğim çerçevenin içine kimler de giriyor?

Televizyonda iki bilim adamı bir konuyu irdeliyorlar. Biri diyor ki, “Amerika’da bir milyon Ermeni var, Amerika’nın nüfusu üç yüz milyon... Ermeniler burada etkili olabiliyorlar. Almanya’da iki buçuk milyon Türk var. Nüfus seksen milyon.. Bu Türkler niye etkili olamıyorlar?” İlk bakışta bu yaklaşımda bir yanlışlık yok gibi görünüyor.

Ancak, Ermeni Amerika’ya yüz yüz elli yıl önce gitmiş. Bizim Avrupa’ya gidişimiz kırk yılın içinde.. Onlar milyonlarını sırtlayıp gittiler.. Biz yorganı sırtlayıp geldik. Onlar kızlarını, oğlanlarını hemen okullara verdiler. Biz “Aman çocuklar gavurla yüz yüze gelmesin, ” diye çabalamaktan yorulduk. Onlar aynı dinden olduklarından kaynaştılar. Biz adamlarla selamlaşamadık bile. Çünkü, onlarla dostluk edemeyeceğimize dair emir var.

Eee, Ermeni’nin Amerika’da gösterebildiği etkinliği biz Almanya’da, nasıl gösterebileceğiz? Zamanında ilgili kuruma proje sundum: Kopenhag’ın orta yerinde bir Türk Evi... Hemen her yerleşim biriminde camimiz var. Bir Türk Evi’miz yok.

Mikrofonu eline alanların dili maşallah fırıncı küreği gibi. Bereket sevdiğim insan Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu konuşmacı arkadaşını firenleyici laflar etti de durum biraz biraz kurtuldu. Ben yazıya nereden girdim, yazı beni nereye götürdü, görüyor musunuz?

Beni bağışlayınız..


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Memlekette aptal çok ve siz de en krallarına denk gelmişsiniz sanırım. Aslında parayla olsa da bizimkiler aptallığı kapışır gibi geliyor. Bu kadar aptal çıktıktan sonra bir market oluşur sanırım. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 14.04.2007 17:10
Cevap :
Sayın Hasan Arslan, Televizyonları izlerken, gazete okurken kulağımı biraz fazla açık tutuyorum, hepsi bu. Bakınız, size şöyle bir deney önereyim: TRT yi izliyorsunuz.. Aynı program içinde Başkenti Bakü olan ülke insanları kendi ülkeleri için sürekli Azerbaycan diyorlar. Bir tek A ile.. Bizim TRT nin konuşanları AAAzerbaycan diyorlar.. Başta birkaç A varmış gibi.. Bunu siz de belirleyebilirsiniz. Ama ne düşünürsünüz bilemem. Benim yaşıma verin, bu insanları ayıplıyorum, kardeşim kulağın yok mu senin? Adı Atilla olan bir uyurgezere biz AAAAtilla desek yakışık alır mı? İki konuşmacı yan yana.. Biri Hacı Bektaş Veli diyor. Diğeri Hacı Bektaaaş-ı Veli. Arkadaşlar niye aranızda anlaşmıyorsunuz, bu mübarek zatın adı üzerinde? Laf uzar gider. Size teşekkür ediyorum.  15.04.2007 13:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 733
Kayıt tarihi
: 19.11.06
 
 

Ben uzun zamandır yazıyorum. Türkiye'den epey uzakta oturuyorum. Üç çocuğun babası ve pek çok çocuğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster