Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

sufi-su /Emel Yeşilkayalı

http://blog.milliyet.com.tr/sufi-su

16 Nisan '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
398
 

Ara vermem lazım

Ara vermem lazım
 

Bırakmam lazım şu blog yazma işini. İyice saçmalamaya başladım.

Ben çoluk çocuk sahibi, işi gücü olan biriyim. Derdim başımdan aşmış. Bir de blog yazma işini çıkardım başıma. Ev yakında çöp eve dönecek. İşten gelir gelmez, üzerimi bile çıkarmadan önce bilgisayar açılıyor. Tanıdık yazısı var mı diye bakılıyor, kendi bloğuma giriş sayısı artmış mı diye bakılıyor. Yemek yeniliyor. Bilgisayar başına geçiliyor.

Dün de öyle oldu. Ne yapsam da reytingimi arttırsam diye düşünüp fikir uçuşmaları yaşarken, bir misyonum olmalı benim dedim. Önceden fikri oluşmuş ve başlanmış bir öykü, bir kaç gündür blog ana sayfasında ismimi görememiş olmanın asabiyeti ile , alel acele yazıldı. Nasıl yapsam da ön sayfada yer alsa diye düşünüp, henüz taslak halindeyken, gündelik yaşam kategorisinde gece yarısı yayına verildi. Bilgisayarın başında ikide birde yayında mı diye bakıldı. On dakika sonra yayında görülemeyince huzursuzluk arttı. Ya kategori uygun bulunmadıysa denilip, aynı yazı bir de öykü kategorisinde yayına gönderildi. ( Aslında taslaktı o. Taslak. - Olsun ismimin çıkması lazım. Görmem lazım) Gecenin ya da sabahın ikisine gelirken ya yayınlanır da göremezsem huzursuzluğu ile yatıldı. Uyuyamayıp bir daha kalkıp bilgisayar açıldı. Yok yayınlanmamış. Bu sefer beğenilmedi. (Taslaktı o. Taslak. Ne gönderdin. Sapıttın artık.) Ama yazıyla tekrar uğraşamam. Sabrım yok. Hemen yayınlanmalı. Görmeliyim. Bunu ben yazdım, gördünüz mü demeliyim. (İyi de ben beğenmedim ki yazdığımı. Görmeseler daha iyi.) Acaba reytingi yüksek olacak bir fotoğrafla mı işi kurtarmaya çalışsam. Yeniden yazamam şimdi. Sabrım yok. Sabrım yok! (Yarın işe gidicem. Yoğun bir gün olacak. Yatmam lazım.) Tekrar maile giriyorum. Tekrar sayfama giriyorum, yok. Bir bağımlının huzursuzluğu ile yatıyorum.

Uyur uyanık yatıp, sabah uyandırma alarmı çalmadan çok önce yataktan fırlayıp, bilgisayarı açıyorum. Yok. Kariyerimi mahvetmişim gibi içim sıkılıyor. Canım sıkkın hızlıca hazırlanıp çıkıyorum. İş yerine gider gitmez, MB'u açıp bakıyorum. Yok. Açık kalsın. Yayınlanırsa göreyim. İşimin başına geçiyorum. Uykusuzum. Bugün zor geçecek. İyi ki telefonlar susmuyor. Yoksa gözüm de aklım da bilgisayardan ayrılmayacak. Bir fırsat bulduğumda bir baktım yayınlanmış. Kaç kişi girmiş bakıyorum. Sadece 11 . Moralim bozuluyor. Beğenilmemiş işte. Tabi beğenilmez. Taslaktı o. Taslak. Güzelim öyküyü hiç uğruna mahvettim.

Benden önceki öyküye bakıyorum 9 kez girilmiş. Ama ferahlamıyorum. O kadar görüşme, toplantı, dışarı girip çıkma arasında her fırsatta bloğa giriş sayısına bakıyorum. Ben artık bir bağımlıyım. Bu bağımlılık günlük yaşamımı olumsuz etkiliyor.

İşim gücüm var benim. Sorumluluklarım var. Derdim başımdan aşmış zaten. Yok bu böyle olmayacak. Yol yakınken ara vermem lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili sufi-su, blog yazarlığına başladıktan yaklaşık üç ay kadar sonra Milliyet Blog yetkililerinden otomatik bir e-posta ile güvenilir üye davetiyesi aldım. Sitenin blog kurallarını içeren sözleşmesine uymam gerektiğini, aykırı durumda iptal edebileceklerini bildiriyorlardı. Zannediyorum yazılarınızı takip ediyorlar ve böyle bir teklifte bulunuyorlar. Neden editöre bir mesaj yazarak konuyu iletmiyorsunuz? Hemen yanıt alacağınıza eminim. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim, gerçekten çok zarifsiniz. Sevgi ve saygılarımla.

Güz Özlemi 
 10.05.2011 15:52
Cevap :
Değerli blogdaşım, öneriniz için teşekkür ederim. Ancak editöre yazmayı düşünmüyorum. Değerlendirmekle görevli olanlar onlar, vardır bir bildikleri. Sizinle ilgili yazdıklarım ise samimi düşüncelerim. İlginize teşekkürler. Sevgiler...:)  10.05.2011 21:25
 

Yayınlanmayan yazım hiç olmadığı gibi düzeltme istenen bir yazım bile olmadı. İstesem bile yorum ya da yorum cevaplarımda düzeysizleşemem, terbiyesizleşemem ve huzursuz bir ortama aracı olmam. Alıntılarımı mutlaka bir şekilde belirtirim. Ama güvenilir üye değilim. Bu konu bir zamanlar blogda çok tartışılmış tabiri caizse kan gövdeyi götürmüştü. Bu konuda hiç yorum yapmamıştım ve "Nelerle uğraşıyorlar, güvenilir olsan ne olur olmasan ne olur" diye düşünmüştüm. Hala aynı düşünmekle birlikte dediğim gibi kriterlerini merak etmiyor değilim. İlginiz ve beğeniniz beni çok mutlu etti. Teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımla değerli blogdaşım...:)

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 10.05.2011 8:19
 

Evet, siz busunuz, kesinlikle bir tuhaflık yok :-) Benzer durumları ben de yaşıyorum. Yalnız güvenilir üye olduğum için yazar yazmaz bloğum yayınlanıyor, bu nedenle kontrol etmem gerekmiyor. Bir de gerek belirli bir okunma sayısına ulaştığım, gerekse sizin gibi değerli ve nitelikli birkaç blog yazarı tarafından bile olsa okunduğum ve karşılıklı paylaşımda bulunduğum için olsa gerek, ratingi de fazla önemsemiyorum. Yani bu bana yetiyor. Sadece kendimi geliştirme çabam ve yarışım bitmeyecek gibi. Asla eskimeyecek bir konuyu anlatan, çok samimi ve hoş bir blog olmuş. Bakın iki yıl sonra bile ilgi çekiyor. Sevgiler.

Güz Özlemi 
 09.05.2011 13:49
Cevap :
İki yıl sonra okunmuş ve beğenilmiş olmak çok mutlu etti beni:) Yalnız o sıralar blogda yeni yazmaya başlamıştım daha. O nedenle diğer yazarların gözünde nasıl olduğumu anlamam ya da iyi yazıp yazmadığımı bilmem için okunma oranlarım, yorumlarım çok önem taşıyordu benim için. Şimdi rating benim için önemli değil ve -aynen dediğiniz gibi- sizler gibi değerli blog yazarları tarafından okunduğumu biliyor olmak da beni çok mutlu ediyor. Şimdiye kadar kafama hiç takmadığım ancak zaman zaman anlamakta güçlük çektiğim şu güvenilir yazarlık meselesine de ilk kez yorumunuz vesilesi ile değinmek istiyorum. Öncelikle yazılarınızda özellikle alıntılarda ve gerek başka bloggerlere yorum yazarken gerekse yorumlarınızı cevaplarken gösterdiğiniz özen nedeni ile güvenilir yazarlığı zaten hak ediyordunuz, tebrik ediyorum. Ancak bunun kriterleri tam olarak nedir bazen merak ediyorum. Çünkü uzun zamandır yazıyorum ve aklıma takılan ve yayınlanmamak üzere editöre yazdığım notlar dışında (1)  10.05.2011 8:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 299
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 1547
Kayıt tarihi
: 28.03.09
 
 

Merhaba, ben sufi-su. Sosyal hizmet uzmanıyım. Yıllarca korunmaya muhtaç çocuk çocuklar, koruyucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster