Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '17

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
45
 

Arabası Dört Teker, Dağlara Taşlara "Rakı" Eker.

Arabası Dört Teker, Dağlara Taşlara "Rakı" Eker.
 

İşte İlker Hekimoğlu. Balıkçılıktan doktorasını vermiştir. Dağlara bayırlara rakı eker.


Taaaa, o zamandan buyana, Marmaris’te çok şeyler değişti.  Motorlarla, arabalarla gittiğimiz meşhur AKSAZ, artık askeri bölge oldu.

Ne zaman Marmarisli İlker’e rastlasam, sorarım: “ Ayaklarının altında balıklar geziniyordur mu hala?” diye. Yürürken ayaklarına takılıyordu eskiden Bayağı sokakta yürürken falan.

Marmaris’i eskiden seller basardı. O da kaldırımlarda “ Kaldırım Balığı” tutardı,” lezzetli  oluyor” diye de, Başkan İsmet Karadinç’e haber salardı. Başkan da görürdü gelip geçerken. Sokak aralarında, sellerin arasında ve de elindeki oltasıyle İlker’i. ‘N’apıyor orda o, öğrenin gelin” derdi zabıtalarına.

Yakasına  elektrik mühendisliği yerine, “balık pulu “ rozeti takar. Bu derece balıklara yakındır.

Kısa adı İlker. Dağda bayırda gezer. Deniz dibi cinleri ile akrabadır. Elektrik mühendisidir. Kendisi elektriği de çarpar, “ Elektrikli Çarpan Balığı’ nı da çarpar. Esas mesleği balıkçılıktır. Elektrikçiliği hobi diye yapar.

Soyadı Hekimoğlu’dur. Doktorlukla alâkası yoktur. Balıkçılıkta doktorasını vermiştir. Buluşunca, hep eskiyi anarız onunla.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve oturan insanlar

KİLOMETRELER SONRASI BİR ÇİFTLİK EVİNDE PİYANOYA RASTLAMAK... YANIBAŞIMIZDA ŞÖMİNE DE YANIYORDU GÜLDÜR GÜLDÜR.  GECEYARSINDAN İTİBAREN BİR CAZ ORKESTRASI KURDUK. ÇAÇALAR, MAMBOLAR, GIRLA GİTTİ. ETRAFTA EV YOK BARK YOK. SESİMİZİ BİZDEN  BAŞKA  NASIL OLSA KİMSE DUYMAZ DİYE EPEY GÜRÜLTÜ YAPTIK.

O gün kararlaştırmıştık. Aksaz’a gideceğiz. Motorla denizden 2 saat ötede. Orada bir “Kaktüs Çiftliği” var. Ankaralı Ahmet Bey, her bulduğu kaktüsü getirip, bu çiftliğine diker. Koleksiyoncudur. O gün, 1001’ cisini dikmeğe gelmiş. Biz de davetliydik. Bininci kaktüsü getirip dikti Ahmet Bey.  Merasim kısa sürdü.

Havuz başında grill çevireceğiz. Parti var. Daha parti başlamadan havuzlara elbiselerle dalanlar oldu. Rakı güzel, hava güzel, tabiat mis gibi. Gril’in kokusu ortalığı sarmış. Bir yanda pişen köy ekmeğinin kokusu, bir yanda çalı çırpı ile tutuşan saç ekmeği ocakları.

Havada sevdalar bulut bulut. Gönüller de daha içmeden uçmaklı olmuşuz hepimiz. Şarkılar türküler gırla. Kömür ateşi bile coşmuş, gözenekleri arasından nar nar yanıyor, nar nar bakıyor herkeslere. Üstelik kızıl kızıl.

Öte yandan koca kütükler yanıyor şöminede. Şömineli, sedirli, pöstekili odaya doluşuyoruz hep birlikte. Tepsi tepsi nar gibi olmuş etler, bu sefer şöminede ısıtılıyor.

O da ne? Bir sürpriz. Bir köşede piyano. Ne çiftlik evi ama! Birimiz trompeti, Ahmet Bey de mızıkayı kapıyor. Ban piyanoda. Şömine ışığında ne söylenir? “ La violetera” Çiçekçi kız filmindeki şarkı

 Sofra hiç boş kalmadı amma, rakılar bitti. Etrafta tek bir ev bile yok. Tabiatın ortasındayız. Üç saat ötede Fethiye var. Vakitler gece yarısını geçmiş. Ne olacak şimdi?

İşte, Hekimoğlu “ Ben bir dolaşayım bari” diye çıktı gitti odadan. Kimse de nereye? demedi. Şömine coştukça coştu. Geceleri ayazmış buraları. İyi geldi iliklerimize.

İlkercik, tam yarım saat sonra, elinde iki şişe rakı ile gelmez mi? Hepimiz sarılıp bayram ettik hem şişeye hem de kendisine. İnsan bayramlaşırken, akrabasına bile bu kadar sarılmaz sevinçten. Oh be!

DAHA ÖNCEDEN, “AK KAVAK DİBİNDEN 3 METRE doğuya.” Veya “KARADURTTAN 10 METRE BATI İSTİKAMETİ” diye şifreleri varmış.  Dört tekerlekli arabasıyle  teftişe çıktığında, adımlarıyle sayarak, daha evvel nasıl yerleştirdiyse kuytulara, topraktan bulup çıkarırmış rakıyı. “Ne ektiysen, onu biçersin” diye de epri yapıyor.

Kimi sevda eker tarlalara, Kimi sevda çeker, ekecek bir şeyi yoktur. Kimileri ümitlerini diker aralıklı aralıklı. İlker dostumuz, çalı diplerine, ağaç kovuklarına rakı ekmiş boş zamanlarında buralarda, gezerken. Dağlara tepelere, fundalıklara, taşların dibine. “Sakla rakıyı, gelir zamanı” diyor. Bulunduğu mecliste lâf biter, içki bitmez. Onlar da bitse, içki eksilmez. Bir yerlerden bulunup, böylesi karşınıza gelir işte.

“Rakı eken, zevk biçer”sözü de İlker’e aittir. Bazen rakıyı, turistlere buldurur. Not aldırır turiste “ Aaa, Marmaris’in taşı toprağı içki” diyerekten. Fena mı? Memleketi tanıtıyor. Bunun adı, rakılı kültür turizmi.

Şimdilerde eski dostlar bir araya geliyor işte böyle. Marmaris’te yaz devam ediyor. Pastırma sıcakları var daha. Rakınız mı bitti? İlker varsa yanınızda, mesele yok. Kendisi olmasa da nâmı var. Birinden biri söylenir muhakkak. Dillerde pelesenk olmuştur artık:

“ Ollum İlker. Rakı bitti nerdeeeeeesiin!”

Ört ki, ölem!

Görüntünün olası içeriği: bitki, ağaç, gökyüzü, ev, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: dağ, gökyüzü, açık hava, doğa ve su

DENİZYOLU İLE AKSAZ.Ç ROMANTİK BİR ÇEVRESİ VAR.

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, dağ, açık hava, doğa ve su

AKSAZDAN

Görüntünün olası içeriği: ayakta duran insanlar, ev ve açık hava

ÇIFTLİĞİN ÖN YÜZÜ

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, açık hava ve doğa

ANKARALI AHMET BEY, ÇİFTLİĞİNE KAKTÜS EKMEĞE GELİR HER MEVSİM. KAKTÜS MERAKLISI KENDİSİ

Görüntünün olası içeriği: ev, açık hava ve doğa

ÇİFTLİKTEN BİR GÖRÜNÜŞ

Görüntünün olası içeriği: ev, ağaç, açık hava, doğa ve su

Görüntünün olası içeriği: ev, ağaç ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, dağ, gökyüzü, açık hava ve doğa

AHMET  VE KAKTÜSLERİ

Görüntünün olası içeriği: açık hava ve su

Görüntünün olası içeriği: ev, gökyüzü, bitki, açık hava ve doğa

ÇOK ÇEŞİTLİ KAKTÜSLERİ N EKİLİ OLDUĞU YERLER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 888
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster