Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
22105
 

Arakan vahşeti

Arakan vahşeti
 

Arakan Haritası


MYANMAR, diğer eski isimleri ile BURMA ya da BİRMANYA . Buda uygarlığının hakim olduğu ve Burmaca dilinin konuşulduğu,  başkanlık sisteminin uygulandığı,  Myanmar Birliği Cumhuriyeti 4.1.1948 yılında kurulmuş bir ülke.

Bengladeş-Burma sınırında kuzey-güney doğrultusunda 50.000 km2’lik yüzölçümü olan Arakan bölgesi köklü bir tarihi mirasa sahiptir. İslam’ın Arakan bölgesine ulaşması ise VIII. yüzyılda Arap tüccarlar vasıtasıyla olmuştur.

1784 yılında başlayan İngilizlerin Burma işgali sırasında Arakan’ın iki yerli halkı Rohingya Müslümanları ve Budist Rakhineler (Maghlar) ciddi baskı ve zulüm görmüştür. 1826 yılında İngilizlerin bölgeye hakim olmalarının ardından Burma işgali sona ermiş ve Arakan’da 120 yılı aşkın sürecek İngiliz işgali başlamıştır.

Arakan’ın yerlileri olan Müslüman Rohingyalar ve Budist Rakhineler, 19. yüzyıla kadar barış içinde yaşamışlardır.  Ancak, 1826’da başlayan İngiliz işgalinin ardından Burma’yı işgalden kurtarma amacı güden Takin partisi, Budist Rakhineleri  Müslüman Rohingyalara karşı kışkırtmaya başlamıştır.

1937 yılında İngiliz sömürge durumu korunarak Hindistan’dan ayrılan Burma’da da Takinler yönetimindeki bütün gücü ele geçirmişlerdir. Müslümanların Budizm için büyük bir tehlike oldukları ve engellenmezlerse güçlenerek Budistleri yok edecekleri yönündeki propagandalarla halklar arasında düşmanlık tohumları atılmış ve Rakhineler Burma idaresi altında yaşamayı, Müslümanlarla bir arada özgür olarak yaşamaya  tercih etmişlerdir.

İngilizlerin ülkeden çekilmelerinden kısa bir süre sonra Hindistanlı ve Bangladeşli Müslümanlara yönelik ilk ciddi saldırılar başlamıştır. Arakanlı Budist Rakhinelerin liderleri Hindistanlı ve Bengladeşli Müslümanların ülkeyi terk etmelerinden sonra Rohingya Müslümanlarına karşı toplu katliamlara girişmişlerdir.

28 Mart 1942’de Minbya kasabasına bağlı Çanbilli köyündeki Müslümanlara saldıran Rakhineler,  köydeki kadın erkek ve çocukları  kılıç ve mızraklarla katletmiştir. Kadınları tecavüz ettikten sonra vahşice öldüren Rakhineler, katliamın ardından bölgeyi yağmalamışlardır.

1942 yılındaki katliamın yaraları henüz sarılmamışken Müslümanlar, 1947 yılında Burmalılar tarafından girişilen yeni bir saldırının hedefi olmuştur. Burma’da 1962 darbesine kadar olan süreçte Müslümanlara yönelik baskı ve zulüm devam etmiştir.

Arakandaki Burma hakimiyeti, Müslüman Rohingyalar için hak ihlalleri ile dolu bir dönemi de beraberinde getirmiştir. Arakanlı Müslümanlara yönelik  1938’de gerçekleştirilen katliamda binlerce Müslüman öldürülmüş, 500.000’den fazla Müslüman bölgeyi terk etmek zorunda bırakılmıştır. 1942’de Müslümanlar yine büyük kıyıma uğramışlar, bu dönemde yaşanan olaylarda 150.000 Müslüman katledilmiştir. 1947, 1954 ve 1978 yıllarında on binlerce Müslüman katledilmiştir.

3 Haziran 2012’de 10 Müslüman Rohingyalının Budist fanatiklerce katledilmesinin Müslümanlarca protesto edilmesini bahane eden Budist fanatikler ve Burma polisi Rohingyalı Müslümanların evlerini yakmışlar, kadınlara tecavüz etmişler ve binlerce Müslümanı katletmişlerdir.  Hala katliamın devam ettiği şeklinde haberler alınmaktadır.

Buraya kadar özetlediğim Arakan eyaletinde yaşayan Rohingyalılara Budist fanatiklerince ve Burma polisince  uygulanan kıyım, zulüm ve katliamın  tek sebebi Rohingyalıların Müslüman oluşlarıdır.

Arakanlı Müslümanlara  bu zulmü reva görenleri şiddetle kınıyor, söz konusu katliamın durdurulması için devletimizin ve tüm dünyanın gerekeni yapmalarının bir insanlık borcu olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

Araştırma: Recep Altun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünyanın her yerinde birilerine, diğerleri tarafından zulüm yapılıyor. Güç kimde ise sanırım kırbacı o sallıyor. Bu durumun dünya durdukça da değişmeyeceğini düşünüyorum...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 10.10.2015 20:10
Cevap :
Merhabalar Ayşegül Hayvar, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yaptığınız ziyarete ve değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Blog sayfamda yaptığım değişiklikler nedeniyle silinmek suretiyle pasifize olan yazılarımı tekrar aktif edildikten sonra, yorumda bulunduğunuz yazım da dahil olmak üzere 63 adet yazım tekrar aktifleştirilmiş bulunmaktadır. Söz konusu MYANMAR yazısı şu anda güncel bir konu olmadığı için, sizi bilgilendirmek adına cevab-i yorumumda bahsetmek istedim. Selam ve dualarımla.  11.10.2015 9:39
 

Önemli bir araştırma elinize yüreğinize sağlık.

Kerim Korkut 
 08.10.2015 10:20
Cevap :
Merhabalar Kerim Korkut, Hoş Geldiniz. Blog sayfama yaptığınız ziyarete, yazdıklarımızı daha bir anlamlı ve değerli kılan değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Selam ve dualarımla. NOT: Bu yazı daha önce yayınlanmıştı. Sehven silinmişti.  08.10.2015 17:12
 

Kıymetli yazarımız Sayın KÖSEOĞLU: Maalesef Budistlerin Müslümanlara karşı katliamları devam etmektedir. Şöyle bir yazı okumuştum. Sizler yaşasın 1 Mayıs demek için yakarken, Arakan Müslümanları " Yaşasın İslam " dedikleri için yakılıyor.O günlerin haber ve fotoğrafları hala zihinlerde. Önemli ve yazılması gerekli bir konuyu okuduk.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 08.10.2015 8:49
Cevap :
Merhabalar Mehmet Bey. Okuduğunuz yazı çok önceden paylaşılmış bir yazı. Daha önce size göndermiş olduğum mesajımda yazılarımla ilgili konuya yer veremedim ama, yeri gelmişken açıklayayım. Profil bilgilerim ile birlikte yazılarımın hepsi silindi. Editörler sağolsun, yazılarımı tekrar aktif edince, sanki yazılarımın hepsi yeniden yazılmış gibi yayına girdi. 60'ın üzerinde bir yazı grubu böyle yayına alındı. İlki "Arakan Vahşeti" olmuştu. Yazılarımızı daha bir anlamlı kılan ve destekleyen değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Selam ve dualarımla birlikte Allah'a emanet olun.  08.10.2015 9:35
 

Emeğinize sağlık. Bir de Çin Halk Cumhuriyetindeki Sincan Uygur Özerk Bölgesinde Çinlilerce ordaki Uygur Türklerine uygulanmakta olan vahşet ve zulüm var ki, benim de yaptığım araştırmalara göre onlara yapılanların Arakan'da olandan çok daha vahim olduğu kanaatindeyim. Şu dünyanın nesini paylaşamıyor insanlar? Ve insanın insana eziyetiyle insanın eline insanlığından kaybetmenin, geriye düşmenin, ilkelleşmenin dışında başka ne geçebilir ki zaten... Ne zaman gelişecek şu insanlık? Yoksa hiçbir zaman mı acaba, ne dersiniz Recep Bey? Selam, saygı ve esenlik dileklerimle...

Filiz Alev 
 26.09.2012 5:04
Cevap :
Merhabalar Filiz Hanım Kardeşim, Ziyaretiniz ve o değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bugünlerde öyle moralim bozuk ki!.. Anlatamam. Elimizi nereye uzatsak; kan, vahşet, zulüm, işkence ve baskı vs. var. Hazır siz de yorumunuzda sormuşunuz ya, "Ne zaman gelişecek şu insanlık" diye. Ben de cevap vereyim; hiçbir zaman Filiz hanım, kıyamet kopana kadar bu böyle devam edecek. Nereden bildiğimin kaynağını da vereyim. Bildiğimiz bilmediğimiz alemlerin Rabb'i olan Allah, yeryüzünde bir halife yaratacağını meleklerine haber verdiğin de melekleri Rabb'ine : "Yeryüzünde bozgunculuk yaratacak ve kan dökecek birilerini mi var edeceksin? Oysa bizler seni yeterince takdis ve tespih ediyoruz" demişti. İşte insanlığın kıyamete kadar bozgunculuk yapacağı ve kan dökeceğinden Yüce Kitabımız Kur'an da böyle haber veriliyor. Çin'deki Uygur Türkleri'nin durumunu da biliyorum. Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun! Selam ve dualarımla.   30.09.2012 20:53
 
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 392
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 419
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Lise mezunuyum.  Emekliyim. Okumayı,  yazmayı ve araştırma yapmayı seviyorum. Okuduklarımı ve yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster