Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
21023
 

Arakan vahşeti

Arakan vahşeti
 

Arakan Eyaleti


MYANMAR, diğer eski isimleri ile BURMA ya da BİRMANYA . Buda uygarlığının hakim olduğu ve Burmaca dilinin konuşulduğu,  başkanlık sisteminin uygulandığı,  Myanmar Birliği Cumhuriyeti 4.1.1948 yılında kurulmuş bir ülke.

Bengladeş-Burma sınırında kuzey-güney doğrultusunda 50.000 km2’lik yüzölçümü olan Arakan bölgesi köklü bir tarihi mirasa sahiptir. İslam’ın Arakan bölgesine ulaşması ise VIII. yüzyılda Arap tüccarlar vasıtasıyla olmuştur.

1784 yılında başlayan İngilizlerin Burma işgali sırasında Arakan’ın iki yerli halkı Rohingya Müslümanları ve Budist Rakhineler (Maghlar) ciddi baskı ve zulüm görmüştür. 1826 yılında İngilizlerin bölgeye hakim olmalarının ardından Burma işgali sona ermiş ve Arakan’da 120 yılı aşkın sürecek İngiliz işgali başlamıştır.

Arakan’ın yerlileri olan Müslüman Rohingyalar ve Budist Rakhineler, 19. yüzyıla kadar barış içinde yaşamışlardır.  Ancak, 1826’da başlayan İngiliz işgalinin ardından Burma’yı işgalden kurtarma amacı güden Takin partisi, Budist Rakhineleri  Müslüman Rohingyalara karşı kışkırtmaya başlamıştır.

1937 yılında İngiliz sömürge durumu korunarak Hindistan’dan ayrılan Burma’da da Takinler yönetimindeki bütün gücü ele geçirmişlerdir. Müslümanların Budizm için büyük bir tehlike oldukları ve engellenmezlerse güçlenerek Budistleri yok edecekleri yönündeki propagandalarla halklar arasında düşmanlık tohumları atılmış ve Rakhineler Burma idaresi altında yaşamayı, Müslümanlarla bir arada özgür olarak yaşamaya  tercih etmişlerdir.

İngilizlerin ülkeden çekilmelerinden kısa bir süre sonra Hindistanlı ve Bangladeşli Müslümanlara yönelik ilk ciddi saldırılar başlamıştır. Arakanlı Budist Rakhinelerin liderleri Hindistanlı ve Bengladeşli Müslümanların ülkeyi terk etmelerinden sonra Rohingya Müslümanlarına karşı toplu katliamlara girişmişlerdir.

28 Mart 1942’de Minbya kasabasına bağlı Çanbilli köyündeki Müslümanlara saldıran Rakhineler,  köydeki kadın erkek ve çocukları  kılıç ve mızraklarla katletmiştir. Kadınları tecavüz ettikten sonra vahşice öldüren Rakhineler, katliamın ardından bölgeyi yağmalamışlardır.

1942 yılındaki katliamın yaraları henüz sarılmamışken Müslümanlar, 1947 yılında Burmalılar tarafından girişilen yeni bir saldırının hedefi olmuştur. Burma’da 1962 darbesine kadar olan süreçte Müslümanlara yönelik baskı ve zulüm devam etmiştir.

Arakandaki Burma hakimiyeti, Müslüman Rohingyalar için hak ihlalleri ile dolu bir dönemi de beraberinde getirmiştir. Arakanlı Müslümanlara yönelik  1938’de gerçekleştirilen katliamda binlerce Müslüman öldürülmüş, 500.000’den fazla Müslüman bölgeyi terk etmek zorunda bırakılmıştır. 1942’de Müslümanlar yine büyük kıyıma uğramışlar, bu dönemde yaşanan olaylarda 150.000 Müslüman katledilmiştir. 1947, 1954 ve 1978 yıllarında on binlerce Müslüman katledilmiştir.

3 Haziran 2012’de 10 Müslüman Rohingyalının Budist fanatiklerce katledilmesinin Müslümanlarca protesto edilmesini bahane eden Budist fanatikler ve Burma polisi Rohingyalı Müslümanların evlerini yakmışlar, kadınlara tecavüz etmişler ve binlerce Müslümanı katletmişlerdir.  Hala katliamın devam ettiği şeklinde haberler alınmaktadır.

Buraya kadar özetlediğim Arakan eyaletinde yaşayan Rohingyalılara Budist fanatiklerince ve Burma polisince  uygulanan kıyım, zulüm ve katliamın  tek sebebi Rohingyalıların Müslüman oluşlarıdır.

Arakanlı Müslümanlara  bu zulmü reva görenleri şiddetle kınıyor, katliamın durdurulması için devlet büyüklerimizin ve tüm dünyanın gerekli hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.

Araştırma: Recep Altun

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emeğinize sağlık. Bir de Çin Halk Cumhuriyetindeki Sincan Uygur Özerk Bölgesinde Çinlilerce ordaki Uygur Türklerine uygulanmakta olan vahşet ve zulüm var ki, benim de yaptığım araştırmalara göre onlara yapılanların Arakan'da olandan çok daha vahim olduğu kanaatindeyim. Şu dünyanın nesini paylaşamıyor insanlar? Ve insanın insana eziyetiyle insanın eline insanlığından kaybetmenin, geriye düşmenin, ilkelleşmenin dışında başka ne geçebilir ki zaten... Ne zaman gelişecek şu insanlık? Yoksa hiçbir zaman mı acaba, ne dersiniz Recep Bey? Selam, saygı ve esenlik dileklerimle...

Filiz Alev 
 26.09.2012 5:04
Cevap :
Merhabalar Filiz Hanım Kardeşim, Ziyaretiniz ve o değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bugünlerde öyle moralim bozuk ki!.. Anlatamam. Elimizi nereye uzatsak; kan, vahşet, zulüm, işkence ve baskı vs. var. Hazır siz de yorumunuzda sormuşunuz ya, "Ne zaman gelişecek şu insanlık" diye. Ben de cevap vereyim; hiçbir zaman Filiz hanım, kıyamet kopana kadar bu böyle devam edecek. Nereden bildiğimin kaynağını da vereyim. Bildiğimiz bilmediğimiz alemlerin Rabb'i olan Allah, yeryüzünde bir halife yaratacağını meleklerine haber verdiğin de melekleri Rabb'ine : "Yeryüzünde bozgunculuk yaratacak ve kan dökecek birilerini mi var edeceksin? Oysa bizler seni yeterince takdis ve tespih ediyoruz" demişti. İşte insanlığın kıyamete kadar bozgunculuk yapacağı ve kan dökeceğinden Yüce Kitabımız Kur'an da böyle haber veriliyor. Çin'deki Uygur Türkleri'nin durumunu da biliyorum. Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun! Selam ve dualarımla.   30.09.2012 20:53
 

Merhaba. Ben size şaştım da kaldım. Neden? Kaydınızda 2 adet yazınız var. Birinden 10 binlerce tık almışsınız. Konu, benelminel. Nasıl oldu bu iş? Bire türlü çözemedim. Türkiye, uzak ülkelere yhardım yapmakla tanınıyor. Konunuz, alev ışığı gibi, yandı ve söndü. Bir daha da ağızlara alın mamışken, demek ki bizim bu sitede bu kadar kişi yazınızı okudsu ha. Şaştım da kaldım. Bu kadar kişiden bir tek kişi, bir tek Allahın kulu çıkıp da, yorum da yapmamış üstelik. Demek ki bu siteye yazan binlerce kişi kör ve sağır. Sizi nasıl buldum dersiniz? ? Lütfedip yorum yazdığınız için, meak ettim daha sonra. Kimsiniz diye. Demek ki bana yazmasaydınız, bu yorumu bile alamayacaktınız. Ne tuhaf bir yazgı değil mi? Sizin de aklınızdan böyle bir şey geçti miydi? BLOG tarihine geçtiniz vallahi. Kutlarım.

Muzaffer Cellek 
 10.09.2012 21:18
Cevap :
Merhabalar Muzaffer Cellek, Hoş Gelmişiniz! Ben bu yazıyı ilk "degirmendenmektupvar.blogspot.com" blog sayfamda daha sonra da Milliyet'teki blog sayfamda yayınladım. Ama bu haber daha basına bile doğru dürüst düşmemişti. Ben de aynen sizin gibi hayret etmekle birlikte Milliyet'in bu sayfa tıklaması istatistiğine de pek inanmıyorum. Sizin de dediğiniz gibi, neden bir Allah'ın kulu yorum yazmadı, ben de hayretler içersindeyim. Bu blogla ilgili tıklanma sayısı gerçekten rekor bir sayı mı? Ben bu Milliyet blogla pek barışık değilim. Kaç kez hesabımı sildim. Kaç kez yeniden hesap açtım. Şu anda sayfamda sadece 2 tane blog olduğuna bakmayın, yine birkaç bloğumu sildim. İlgi ve alakanıza çok teşekkür ederim efendim, saygılarımla.   10.09.2012 23:40
 
 
 
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 541
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

Bir kamu kurumundan emekli lise mezunuyum. Kitap, dergi, sinema, seyahat, müzik, tarih, mitoloji,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster