Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
251
 

Aranızda ders çalışmayı sevmeyen var mı?

Aranızda ders çalışmayı sevmeyen var mı?
 

Aranızda Ders Çalışmayı Sevmeyen Var Mı?


Işığa koşan kelebekler
Hepimiz bugüne kadar çeşitli okullarda eğitim gördük, birçok öğretmenle muhatap olduk. Bunlar içinde bizde derin etkiler bırakan ve hiç unutamadığımız öğütler veren, şüphesiz, ilkokul öğretmenimizdir.
İlkokul öğretmenimiz, anne ve babamızdan sonra ilk ciddi eğitimimizi aldığımız, hatta kimi davranışlarını örnek edindiğimiz kişidir. Bir sevgi ve duygu çağlayanı olan çocukluğumuzun o saf, berrak ve samimî dünyasına hitap eden öğretmenimiz, çoğumuzun dünyasında ideal bir kişidir. Bize göre çok bilgilidir, çok başarılıdır, çok etkilidir.

Çocukların güzel duygularına ve hoş beklentilerine lâyık olmak kolay değildir elbette. Öğretmenlik zevkli ve neşeli olduğu kadar zor ve zahmetli bir meslektir aynı zamanda.

Yaşayışı, kültürü, aile durumu, ekonomik seviyesi birbirinden farklı olan öğrencilerin oluşturduğu sınıfta ahengi sağlamak, sağlıklı bir eğitimi sürdürmek ciddi bir şevk, gayret, sabır ve tabii ki tecrübe edilmiş bir metot ister.
Mesleğini severek ve isteyerek yapan, gayretli, hoşgörülü, sabırlı ve idealist bir öğretmenlerin uygulayıp güzel sonuçlar aldığı metotlardan faydalanılmalıdır.
Özellikle mesleğe yeni başlayan öğretmenler, öğrendiklerini uygulama sürecinde birtakım sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Mutlaka sayısız tecrübenin ürünü olan kurallar çok önemlidir. Ancak sınıfta yaşananlar ve hepsinden önemlisi öğrenciler, tarağın dişleri gibi eşit ve aynı değildir. Bu yüzden bilinen kuralların uygulanmasında, yaşanan örneklerin büyük önemi vardır.
"İyi bir eğitimci, bir sanatçı, bir tiyatrocu, bir stand-up'çı, bir sporcu, bir hizmet adamı, bir gönül eri: Öğretmen..."

Çocuk yetiştirmek her anne baba için olağanüstü bir tecrübedir. Çocuğunuzun gözlerinin içine bakar ve orada kendi içinizdeki çocuğu görürsünüz. İçinizdeki çocuk hala sevgi, ilgi, şefkat ve bakım beklerken çocukla çocuk olup çocuk olmanın keyfini ve güzelliğini yaşarsınız.
Çocuğun ilk eğitmeni ve öğretmeni, anne babalardır. Çocukları sevgi ve saygı göstererek eğiten ebeveynler, hayata hazırlar ve biz öğretmenlere teslim ederler.
Bu emaneti alan kimdir?

"Halim, selim, ağırbaşlı, alçak gönüllü, alay etmesi olmayan, öğrenciye yumuşak davranan, izansızı güzel öğütle yola getiren duyguyu kabul eden, doğruluğu şiar edinen, zararlı bilgilerden öğrenciyi men eden, faydalı ilim öğreten 600 binden fazla canlı: Öğretmen..."

İyi bir eğitimci, bir sanatçı, bir tiyatrocu, bir stand-up'çı, bir sporcu, bir hizmet adamı, bir gönül eri: Öğretmen...
Görevi uğruna canından geçen ve geçmeye kararlı olan, insanlık ve ülkesi yararına her şeyini sunan, olgun, edepli, saygılı, geçmişten ve gelecekten sorumlu olduğuna inanan, insaflı ve erdemli canlı: Öğretmen...
Yolun dik ve yokuşlu olduğunu baştan kabul eden, ileri görüşlü, maddi ve manevi zorluklara dayanan, dirençli, eğitim ordusunun kara sevdalısı, canını ve cananını, bütün varlığını feda edecek kadar vatan, millet, bayrak aşığı: Öğretmen...
Büyük fikirler için yaşayıp kendini unutan, eşsiz, değerli, liyakatli, ne söyleyeceğini düşünerek konuşan, insanları her ne pahasına olsa da seven: Öğretmen...
Hz. Mevlana'nın buyurduğu gibi, "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşır."

Aramıza katılacak nice 10 bin yeni öğretmenlere sesleniyoruz:
Bizime aynı duyguları paylaşıyorsanız aramıza "Hoş geldiniz!"
Hemen pes edip başladığınız işi yarıda bırakmayın. Bazı yenilgilerin sebebi, insanların işi yarıda bıraktıklarında, başarıya ne kadar yakın olduklarını bilememelerindendir.

"Bir kış gecesi idi uyanıktım. Bir böceğin kandile çıkmak için çabaladığını gördüm. Çırpınıp uğraşıyor ama bir türlü başaramıyor, her defasında kayarak düşüyordu. Ama böcek öylesine kararlıydı ki, hiç yılgınlık göstermedi. Tek tek saydım yedi yüz civarında çıkış demesi yaptı. Sabah oluyordu, namaza gittim. Döndüğümde şaşkınlıktan gözlerim fal taşı gibi açık kaldı. Böcek tırmanmayı başarmış, kandilin kenarında keyifle duruyordu."

Bir alimin "Öğretmenler; ya kulenin başındadır ya da kulenin dibindedir. Asla ikisinin ortasında değildir." Sözünü sık sık hatırlayalım.
Işığa koşan kelebekler gibi "Işık Ordusu"nda yerimizi alalım.
Ümide hızla koş, ümitsizlikten ve ümitsizlik aşılayanlardan kaç. Hayata dair her gün yeni projelerin olsun. Vazgeçme, vazgeçme. Durma, durma ümide, ulaşılabilir hedeflerine doğru durma durma koş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 310
Kayıt tarihi
: 22.02.08
 
 

Eğitimle Geliştir Kendini           Eğitimci-yazar olarak halen Kişisel Gelişim, Liderlik, Beden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster