Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
868
 

Arap Baharı ve Mısır-1

Arap Baharı ve Mısır-1
 

Bu blog için ideal resim


NASIL BAŞLADI?

Amerika’yı, Arap Baharı’nı, Muammer Kaddafi’yi ve doları yaşadığı dünyaya duyarlı herkes, az çok bilir.

Bir ülke, bir akım, bir insan ve bir sebep.

Sürekli Amerika’yı günah keçisi ilan etmek için büyük bir çaba sarfetmemize gerek yok. Kendi stratejilerini dünyanın geri kalanına dayatmadaki ve dünyaya babalık yapma isteğindeki inadı Amerika’yı yeterince keçileştirmiş durumda. En son günahı ise Arap Baharı.

Dolarla ticaret yapmaktan vazgeçen ülkelerin gizli anlaşmalarını ele geçiren Amerika’nın, ‘elveda dolar’ filminin başrol oyuncularını değiştirme operasyonuna Arap Baharı denir. Her ne kadar çoğumuz bu operasyonları güzelim medyada(!) bir Fransız İhtilali, bir halk hareketi ve bir demokrasi savaşı gibi takip etsek de olayın özeti budur.

Tunus, Mısır, Libya, Ürdün, Bahreyn, Suriye, Cezayir ve Yemen.

Bu güzelim ülkeler, Arap Bahar’ında belki de yüz yıl boyunca tekrar sahip olamayacakları  huzuru yitirmiş ülkeler. Bir ideali olan insanların ve toplumların sahip oldukları her şeyi kaybettiği ülkeler. O ülkelerde yaşamasa dahi, o toprakların sindirilmiş  insanları adına demokrasi isteyebilen duyarlı olmasa da dolarlı provakatörlerin amacına ulaştığı ülkeler.

Göğsünde halkının en büyük bağımsızlık savaşçılarından biri olan Ömer Muhtar’ın resmiyle dünyayı dolaşabilen Muammer Kaddafi’nin, bağımsızlaştırılan ancak sahip çıkılamayan ülkesine sahip çıkanlar tarafından, linç edildiği bir bahar yaşandı ve bugüne geldik.

Her şey böyle başladı.

BUGÜN KİM NE İSTİYOT?

Arap Baharı’nın meşhur günah keçimizin inadıyla devam ettiği şu günlerde, hepimizin sanal penceresine kasıtlı ulaştırılan iki gündem maddesi var.

Suriye ve Mısır.

Suriye’nin ve Mısır’ın ne istediğini anlamak için günah keçimiz Amerika’nın ne istemediğini anlamamız gerekiyor. Olayların başlangıç noktasına döndüğümüzde, bu ve daha baharın gelmediği(!) diğer ülkelerin babadan oğula geçmiş yönetimleri, dış ticarette dolara karşı yeni bir ortak para birimi kullanma kararı almışlardı. Amerika bunu istemiyordu.

Zamanla istekler, güç ve hakimiyet durumuna göre değişiyor tabi. Eskiden, yerine karar verdiği insanlara seçim şansı vermeden hareket eden yöneticiler, dolardan kurtulmak istiyorlardı. Şimdilerde ise eskisinden kötü hale getirdikleri düzenlerini geri istiyorlar.

Çok yazık oldu. Çünkü sadece insanca yaşamak isteyen Suriye’nin  ve Mısır’ın yerli halkı ne dolar istiyordu ne de güç. İstedikleri zamanla değişmeyen sadece onlar kaldı. Önceden de huzur istiyorlardı şimdi de huzur istiyorlar. Büyük ihtimalle yüz yıl daha isteyecekler. Umarım bu kadar sürmez.

Savaşın ne olduğunu bu topraklarda yaşayanlar olarak biz çok iyi biliyoruz.

Gelelim Amerika’ya. Eskiden petrolün dolarla alınıp satılmasıyla yetinebilen keçimiz, artık kendi politikalarını destekleyecek liderlerin seçilmesini de istiyor. Bu suni liderlerin, kendi ülkelerindeki iç pazarda da doları hakim kılmalarını istiyor. Avrupa’da uyguladığı görünürde Euro ancak aslında dolar endeksli sistemi, tüm dünyaya uygulatmak istiyor. Dayatmak daha doğru olur. Yani tüm ülkelerde, halk arasında ülkenin para birimi kullanılacak ancak, ülkenin büyük şirketlerinde ve ulusal kuruluşlarında dolarla iş yapılacak. Bunu kabul etmeyen şirketler batırılarak yerine bu sistemi kabul edecek şirketler kurulacak. Ulusal kuruluşlar ise özelleştirme yoluyla dolar endeksli sistemi uygulayacak sermaye sahiplerine devredilecek. Yani istekleri seviye atlayan bir aktörümüz var artık.

Avrupa ülkeleri daima Amerika’nın istediğini isterler. O kısımda  sıkıntı yok. Ancak asıl sıkıntı Çin, Rusya ve İran.  Rusya Suriye’nin ikinci mi desem birinci mi desem sahibi konumunda.  Tıpkı Amerika-Türkiye ilişkisi gibi değerlendirebilirsiniz.

Ruslar Suriye’de  mevcut düzenin değişmesini istemiyor çünkü mevcut haliyle kaymağını tek başına yiyor. Mısır’da ise gücün daima Amerika karşıtlarında kalması için yoğun provakasyon faaliyetleri yürütüyor. Diğer Arap ülkelerinde ve Ortadoğu’da yapmadıkları yüzünden tekrar pişman olmak istemiyor.

İran ve Çin ise mevcut güçlerinden tam olarak emin olamadıkları için saldırgan ve yayılmacı bir politika izleyen keçiye karşı zaman ve güç kazanabilmek adına, Suriye ve Mısır’da hem sınır devriyesi görevini üstlendiler hem de halkı Amerika’ya karşı kışkırtma operasyonu yürütüyorlar.

İlerleyen zamanlarda stratejilere, güce ve hakimiyete göre istekler ne olacak kestirmek zor. Ancak bugünlerde istekler bu şekilde.

NASIL SONUÇLANACAK?

Bu soruyu Arap Baharı ve Mısır-2 isimli köşe yazımda cevaplayacağım.

Herkese sonsuz insanlık diliyorum 

Size Soruyorum: Ne için inat edilir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 419
Kayıt tarihi
: 03.04.11
 
 

Güncel konularda yazacağım blogları sizinle paylaşmak için burdayım. Severek yaptığım bir uğraştı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster