Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
359
 

Arap Kadınlarının Hali Pür-Melal'i

Arap Kadınlarının Hali Pür-Melal'i
 

Yemenli Fotoğrafçının Kadın ve yok oluş çalışması


Belki bilinenler açısından klasik sıradan bir yazı olacak ama Ülkemizdeki bazı kadınların Arap kültürüne ve yaşamsal kodlarına eğilimi, benzer davranış göstermeleri beni ziyadesi ile kaygılandırıyor, yine de hatırlatmak adına bu yazının yazılması yararlı olabilir diye düşünüyorum. Bilindiği üzere kadınhakları alanında dünyanın en geri ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da geçtiğimiz yıllarda düzenlenen “kadın insan mıdır?”konulu bir panelde, sadece erkeklerden oluşan Suudi bilim adamları kadınların “gerçekten memeli oldukları ve bu nedenle deve ve keçi gibi diğer memeli türleriyle aynı haklara sahip olabilecekleri” sonucuna vardılar.

Arabasitan’da, sorun yalnız kadını örtmek veya açmak değil, kadının saçının görünmesi, kadını ahlaksız ve günahkâr yapıyor olması ve hatta saç telinin görünmesi erkeklerin cinsel dürtülerini tetikliyor olması sorunu dışında, sorun kadının kimlik ve kişilik sorunudur. Örtünme, çarşaf, peçe bunların yanında zurnanın son deliğidir.  Kadın sosyal yaşamın içinde değildir. Karşı cins onun için çok tehlikeli bir canlıdır. Aslında, Araplarda kadının adı yoktur. Kadınlar, numara ya da tip ve fizyolojik görünümlerine göre bir takım nitelemelere tabi tutulur.

Örneğin; Elif, Arap alfabesinin birinci harfi, aynı zamanda Arap rakamlarında bir rakamını ifade eder. Saniye, Sani Arapça iki demektir. Doğan ikinci kıza Saniye ismi verilir. (Eski dilde ikinci: cümle içinde örnek olarak verilmek istenirse “Sultan Mahmud-u Sani.. yani İkinci Mahmud)

Tılte, Telat veya Türkçede selasede türemedir, 3. demektir. Bu isim Anadolu’da pek görünmez ama Harran’da Araplarda çok bulunur.

Rabia, Arapçada dört anlamındadır aynı zamanda dördüncü demektir. Anadolu’da yaygın bir addır, geçmişte çile çekmiş bir Müslüman kadının adıdır. Hamse, Arapça beş demektir. Bu isim Harran yöresi Arapları dışında Anadolu’da pek kullanılmaz.

Sitte, Harran’da yaygın olarak kullanılan sitte, Arapçada altı demektir. Sabe, Arapçada yedi demektir, bu kelime bir çok değişiklik geçirerek Sabiha olmuştur,  hatta İbrahim Tatlıses bu ismi Sabuha olarak kullanarak şarkısını söylemiştir.

Yedi rakamından sonra ise Araplar kadınlar niteleyen, sıfat tanımlamalarına göre yazı ismi koymaktadır.

Her zaman ilk doğan kıza Elif değil bazen de Ayşe ismi konulur. Ayşe, eve ilk gelen kıza, evin iaşe işlerini çekip çevirecek gözüyle bakıldığı için konulur, bazen de aş pişirme beklentisi için Avvaş adı konulur.

Hadce, erken doğan prematüre bebeğe, hadice adı verilir. Bu kelime, Arapçada erken doğmuş prematüre anlamı taşır. Fatma, çelimsiz doğan ufak tefek kızlara da Fatma adı verilir. Fatma, Arapçada süt yanığı, süt kesiği anlamına gelir.

Semra, koyu renkli doğan kızlara esmer anlamına gelen Semra adı verilir. Bebek biraz açık renkli doğarsa kıza aydınlık açık anlamındaki Zehra adı verilir. Daha çok beyaz ise Beyza adı verilir.

İsim konulma yöntemi dikkate alındığında ise gerçekten Arabistan’da, Araplarda; kadının kimlik ve kişilik sorunlarının örtünme, peçe ve çarşafa girmeden daha öncelikli olduğu düşünülebilir. Anadolu’da kadının bir kimliği vardır, numaralandırılan bir liste sıra numarası değildir, kadın; sıfatla tanımlanmaz.

Türklerde Anadolu’da kadın kesinlikle kişiliği olan bir insandır. Dahası Hanım Ağadır, hanım efendidir, Kraliçedir, Tanrıçadır. Arap Kültürünün ikinci plana ittiği insan olarak tanımlamadığı kadın, Anadolu’da numaralandırılmış, nitelendirilmiş bir nesne ise asla değildir. Bu bilgilerin, Arap yaşamına ve tarzına özenen kadınlar tarafından gözden geçirilmesini şiddetle öneriyorum. Arap kadınlarının hali pür-melal'i bir yana, kadının, Anadolu’da kişilikli, erdemli, onurlu bir insan olarak yaşaması en doğal hakkıdır. Anadolu’daki Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın söylediği “Kadınlarinsandır, erkekler insanoğlu” sözünü de hatırlatmak istiyorum.

Nizamettin Biber

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in İslamiyet, Araplar, kadın ve giyinme üzerine konuşması; https://www.youtube.com/watch?v=UTXsuPZUYjQ

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Masumca verilmiş isimler olarak bildiğimiz kadın isimleri meğer kadınların daha bebeklikten omuzlarına yüklenen ağır yüklermiş, sahip olduğumuz onurlu yaşantı için bir kez daha ulu önderimize rahmetler diliyor saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Umarım gereken yerlere varabilir bu yazınız emeğinize sağlık Nizamettin bey selamlar

Cemile Torun 
 22.09.2017 23:14
Cevap :
Bizi esas çok daha mutsuz kılan masum uygulamaların arkasındaki çirkin ve zararlı niyetlerdir, kadını 21. yüzyılda insan olarak tanımlamayan memeli hayvanla eşdeğer gören bir toplumu örnek alan kadınlarımıza duyurulur. Yaşamın güzelliğini, erdemin bilincini, insan olmanın değerini kadınlarımıza sunan ulu önderimize tüm kadınların şükran duyma borcu vardır. Teşekkür ederim, selam saygılar sunarım, esen kalın Cemile hanım  23.09.2017 7:40
 

Cumhuriyet kurulurken muasır medeniyetleri ölçü kabul ettik ve hedef tayin ettik. Bu gün geldiğimiz noktada ise Türk kadınına övgü yağdırmak ve methiye düzmek için Arap kadını ölçü olarak kabul ediyoruz. Yazık çok yazık...

Matilla 
 22.09.2017 9:18
Cevap :
Biz gelişmeyi ilerleme olarak değil gerileme veya yanal şişme olarak anlıyoruz, bir toplum yaşam adına hele kadınlar adına olumlu sonuçlar elde edemiyor, etmiyorsa çürüyor, yozlaşıyor demektir. Teşekkür ederim, selamlar.  23.09.2017 7:33
 

Yedi göbek İstanbul'lu aslen de Bosna hersek göçmeniyiz. Ailemizde kadınlar erkekler eşit söz hakkına sahiptir. Hatta Babam beni baba annesine benzetirdi. Kendisine laf atan bir adama şöyle bir tokatla yere yapıştırmış... Gel gelelim, bir gün İslam dinine yatkınlığım oldu.Dindarlaşan hanımlar tek bir şeyle karşı karşıya kalırlar, ya bağımsız kalıp özgün olup dışlanıp yalnız kalacaklar, yahut ne giyeceklerinden nereye af edersiniz şey edeceklerine birileri karar verecek! bakınız eşe indirgemiyorum. Çünkü bekar olup su gibi akan gençliğimiz de mevcut. Bir kere peçe üç bin yıllık bir giysidir. Yüce Rabbimiz 1439 yıl önce örfe uygun itaat ve tanınma şartını ortaya koymuştur.Türk kadını mağdur arap kadın tarzını şimdilik moda olarak tutuyor. İnançla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü arap tarzı abartılı ve son derece ilgi çekicidir. Oysa aslen sade ve ölçülü olunması istenmektedir.Buna da kişinin kendisi karar verir...Gerçek din Tek Sahibi Yaratıcı olarak görür. Köleliği ortadan kaldırır.

Meryem Kadıoğlu 
 22.09.2017 0:06
Cevap :
Yorumunuzdaki ifadelerinizden etnik kimliğinizi anlıyorum. Dindarlaşan hanımlar maalesef genelde sosyal yaşamın dışına çıkıyor çünkü yazımda da ifade etmiştim erkekleri artık tehlikeli bir araç olarak görüyorlar. Karar verme, bağımsız davranma ve özgürlük gibi kavramlar artık onlar için ütopyaya dönüşüyor, bedeni, cinselliği dahil her şeyi ama her şeyi erkeğin egemenliğine geçiyor. Özellikle bu durum teokratik yapılar ile şeri hükümlerin etkin olduğu ülkelerde daha baskın. Türk kadını büyük bir aymazlık ve cehaletin içindedir, Ulusal önderimiz tarafından kendilerine atf edilen hakları bile koruma becerisi gösterememektedir. Kadın insan değildir diyen bir toplumun kültürüne meyletmektedir. Nesnel koşullar nesnel sonuçlar doğurur, özgürlüğü hak etmeyenler, onun için mücadele etmeyenler köle olurlar. Kadının örtünmesini ahlağa, günahkarlığa ve cinselliğe bağlamak ilkel bir düşüncedir. çok teşekkür ederim Meryem hanım, selamlar, saygılar.  22.09.2017 8:01
 

Duygu düşünce ve yaklaşımlarınıza teşekkürler canım kardeşim... Sağlıcakla kalınız...

Halil Güven (Sökeli) 
 20.09.2017 10:31
Cevap :
Bil mukabele, selam, sevgi ve saygılar sunarım. Hoşça kalın.  20.09.2017 13:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 819
Toplam yorum
: 3573
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2532
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster