Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

25 Ekim '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1350
 

Arap Kızının Camdan Baktığı Yağmur

Arap Kızının Camdan Baktığı Yağmur
 


Eski insanlar yağmurun bir rastlantı sonucu yağdığını zannederlermiş... Lâkin bugün, gerek görüşlerimiz gerekse çevremizdeki olayları ele alış biçimimiz hayli değişti. Artık havanın neden, niçin değiştiğini biliyoruz ve bu yüzden yağmurun bir rastlantı eseri yağmadığının farkındayız değil mi?.. Sıcak bir günün sonunda, şiddetli yağmur sağanağının bizleri nasıl sırılsıklam ettiğini de biliyor musunuz?.. Şöyle ki...


Gün boyunca toprağın hiç durmadan ısınması sonucu, hava yerden göğe doğru devamlı yükselirken, kırların ve ormanların nemini de beraberinde götürür. Bu yukarı çıkan hava kütlesi, yüksek yerlerdeki soğuk dağ yamaçlarına rastladığı için içerisindeki nem, yoğunlaşmak suretiyle bulut şeklini alır. Sabahları hafif bir sis tabakası şeklinde kendini gösteren bu bulutlar, durmadan yükselen sıcak hava akımlarının getirdiği nem yüzünden, durmadan büyür...


Öğleden sonraki saatlerde, fazlaca nem yüklü bulutun içerisinde önemli bir değişiklik olur. Bulutu oluşturan, gözle görülemeyecek kadar küçük olan su damlacıkları, gitgide o derece çoğalırlar ki, içlerinden bir kısmı birbirlerine yapışarak daha büyük su damlacıkları meydana getirirler. Bunlar da zamanla havada kalamayacak kadar irileşirler ve işte o zaman bu damlacıklar düşmeye başlar.


Su damlacıkları birbirleriyle birleşerek irileşmeye ve bu esnada da yavaş yavaş alçalmaya devam ederler. Lâkin çoğu kez alttan gelen bir hava akımı onları yeniden yükseğe çıkartır. O sırada bir dağda ve böyle bir bulutun içerisinde bulunanlar "yağmur çiseliyor" diyeceklerdir.


İşte bu durmadan alçalıp yükselme, birbirleriyle birleşmeleri sonucunda, su damlacıkları, bildiğimiz yağmur damlalarını meydana getirirler ve atmosferin taşıyamayacağı kadar ağırlaştıkları için de sonunda yere düşerler.


Görüldüğü üzere yağmurun yağması kesinlikle bir rastlantı değildir!.. Meselâ Antil Takımadaları'ndaki adalardan bazılarına çok yağmur yağdığı hâlde, bazılarıysa tam aksine çok kuraktır. Bu adalardan çok yağmur alanlar, dolayısıyla çeşitli bitkiler ya da ormanlarla kaplı olanlar ve üzerinde dağlar bulunmakta olan adalardır...


Güneş bu adaları, çevredeki denizden daha çabuk ısıttığı zaman dağlara doğru nemli bir hava akımı yükselir. Bu ılık veya sıcak hava, dağların yamaçlarını yalar ve yüksek yerlerde soğuk tepelere rastlayınca bulut olup onları çepeçevre sarar. Bu bulutlardaki nem miktarı gitgide çoğalır ve bir müddet sonra yağmur yağmaya başlar. Bu yağmur toprağın nemli kalabilmesini ve ertesi günü aynı olayların yeniden başlamasını sağlayacaktır.


Kurak, çorak ya da ıssız adalarsa, üzerinde dağ bulunmayanlardır. Bunların üzerinde yükselen sıcak hava nemli olmadığı gibi, üstelik yolda kendisini soğutacak dağ yamaçlarına, tepelere de rastlamaz.


Yaz aylarında, denizden almış olduğu nemle Hindistan'a ve Himalaya Dağları'na doğru ilerleyen Muson rüzgârlarını bir düşünün... Bu rüzgârlar kıtanın üzerinde soğuk hava tabakası ile karşılaşınca içlerindeki nem yoğunlaşır... Yüksek dağların soğuk olması bu yoğunlaşmayı daha da artıracaktır. Yılın belirli zamanlarında çok şiddetli yağan Muson yağmurları, işte bu şekilde meydana gelir.


Eğer Büyük Sahra'nın bazı bölgeleri birkaç sene hiç yağmur yüzü görmemişse, eğer Hindistan'da bir yılda 26 metre yağmur yağdığı görülmüşse, eğer Jamaika'da 15 dakika içerisinde metrekareye 20 santim yüksekliğinde yağmur yağdıran korkunç bir sağanağı hatırlayanlar varsa, eğer 1911 yılında, Filipinler'de bir günde 1.7 metrelik yağmur yağmışsa, işte bu olaylar asla bir rastlantı sonucu olmamıştır.


Sonuç olarak, insanların azınlığı bu olayların farkında, çoğunluğu hâlâ Gülhane parkında... Yeşil yoksa yağmur da yok birader!.. Hangi vahşi duygularla yeşile, ormana kıyıyorsanız artık vazgeçin!.. Orman yakan vatan hainidir!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeşilin suya, suyun da yeşile ihtiyacı var değil mi? Karşılıklı yani. Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 25.10.2008 18:19
Cevap :
Ve kıymet bilmez insanoğlunun da bunların hepsinee... Teşekkürler, sevgiler...  30.10.2008 1:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3255
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster