Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1869
 

Araştırmanın yapısı

Araştırmanın yapısı
 

İstatisitk bilimi de ne oluyor:)))


Tüm davranışlar değişir. Bu insanların davranışları için marketlerin stokları, kumaşlar ve bakteriler ve bunun gibi birçok şey için geçerlidir. Belirli bir yöntemle tedavi edilenler belirli bir yönde değişirken, diğer yöntemle tedavi edilenler farklı bir şekilde değişim gösterebilir. Ya da aynı yöntemle tedavi edilenler birbirlerinden farklı şekilde değişebilirler ya da zaman içinde farklı şekillerde değişkenlik gösterirler. Bazen sonuçlardaki değişkenlik bilinen bir tedaviden (örneğin) kaynaklanırken, bir başka zamanda değişkenliğin nedeni bilinmeyebilir. Sonuçlarda değişkenliğe yol açan faktörleri belirlerken kullanılan istatistiksel yöntemler bu yazının konusunu oluşturur. Örneğin istatistik dersinin başarısını etkileyen faktörleri inceleyelim. Faktörler, derste izlenen kitap, öğretmenin öğretme yöntemi, öğrencilerin bilişsel düzeyi, sınav sayısı, sınav süresi, daha önce alınan istatistik dersi sayısı, bu kurslardaki başarı notu, sınıf mevcudu, tahtanın rengi, öğrenme metodu, öğrencinin yaşı gibi olabilir. Bu faktörler içinde birçok faktörler etkili olabilir, bir kısmı etkisiz ya da az etkili olabilir. Burada verilen istatistiksel yöntemler, hangi faktörlerin etkili hangilerinin etkili olmadığını belirlemede kullanılacaktır. 1.1. ARAŞTIRMANIN YAPISI 1.1.1. LV’s ve DV’s (Bağımsız ve Bağımlı değişkenler) Araştırmaların temel öğeleri “Bağımlı” ve “Bağımsız” değişkenlerdir. Bağımsız değişkenler Bağımlı değişkenlerin değerini “etkileyen” ya da “etkilemeyen” değişkenlerdir. Bağımsız değişkenler deneysel çalışmalarda araştırmacı tarafından belirlenir ve manupule edilir. Deneysel olmayan (gözlemsel çalışmalarda) araştırmacı tarafından seçilir. Bağımlı değişken ölçüm yapılan değişkendir. Yukarıda verilen örnek için, potansiyel bağımsız değişkenler, derste okutulan kaynak kitap, öğretmenin öğretme stili, öğrencinin bilişsel düzeyi, sınav sayısı, daha önce alınan istatistik dersi sayısı, sınıf mevcudu, öğrencinin yaşı olsun. Bağımlı değişken sınavlardan alınan toplam not olabilir. Burada sınavdan alınan notun (bağımlı değişken), bağımsız değişkenlere bağlı olduğu varsayılır. Bağımsız değişkenler düzeylere sahiptir. Her bağımsız değişken en az iki düzeye sahip olmalıdır. Örneğin; ders kitabı iki düzeye sahip olabilir. (bu kitap, diğer kitap) Sınıf düzeyi üç düzeye sahip olabilir. (15, 30 ve 45 öğrenci gibi) araştırmacı bağımsız değişkenlerin düzeylerinde sınav notları arasındaki farkı araştırır. 1.1.2. Deney nedir? İstatistiksel yöntemler verinin kaynağına göre değişmese bile, bir çalışmadan çıkarılan sonuçların gücü, çalışmanın deneysel mi gözlemsel mi olduğuna bağlı olarak değişir. Deneysel çalışmalar en az 3 özellik taşır. - Deneklerin bağımsız değişkenlerin düzeylerine rastgele atanması - Bağımsız değişkenlerin düzeylerini belirleyebilme - İkincil değişkenleri kontrol edebilme Bağımsız değişkenlerin düzeylerinin ne olacağına, nasıl uygulanacağına ve deneklerin bunlara ne zaman maruz bırakılacağına ve nasıl maruz bırakılacağına araştırmacı karar verir. Tedavinin düzeylerine hangi deneklerin atanacağı araştırmacının rastgeleleştirme prosedürlerinden biri kullanılarak karar verilir. Rastgeleleştirme iki amaçla kullanılır. İlki araştırmacıdan kaynaklanan yan’ı engellemek, ikincisi diğer faktörleri ortalama olarak gruplarda benzer kılmak. Yani grupları homojen yapmak. Örneğin; istatistik dersine gelen öğrencilerin motivasyonları, çalışma alışkanlıkları gibi istatistik notunu etkileyecek birçok özellikleri birbirinden farklı olacaktır. Örneğin iki ayrı kitabın okutulduğu iki sınıfa öğrencileri atarken para atışı yaptığımız varsayalım. Bu yolla rastgeleleştirme yapılır ve öğrencilerin iki sınıfta da benzer hale getirildiğini varsayarız. Yani ders başlamadan önce iki sınıf homojendir diyebiliriz. Para atma yöntemi rastgeleleştirme için en iyi yöntem diye düşünemeyiz. Çünkü, iki grubu eşit sayıda denek bu yöntemle almak zordur. Denemenin tipine göre birçok rastgeleleştirme yöntemi mevcuttur. Rastgele sayılar tablosu, bilgisayar ile rastgele sayı üretme gibi… Bağımsız değişkenin düzeylerini belirleyebilme, araştırmacının tedavinin düzeylerini hangi kesinlikle yapacağına karar vermesini sağlar ve zamanlamayı kendisinin yapmasını sağlar. Araştırmacı, farklı tedavilerde, yanıtların belirli bir ortalamanın etrafında toplanmasını ümit eder. Örnekte öncelikle öğrenciler rastgele olarak sınıflara atanır, sonra rastgele olarak kitaplar sınıflara atanır. Başlangıçta sınıflardaki öğrencilerin düzeylerinin birbirine yaklaşık olarak eşit olduğu düşünülür ve var olan farklılığın kitaplardan kaynaklandığı varsayılır. (Diğer tüm ilişkili faktörlerin kontrol altında olduğu varsayılır.) Deneysel olmayan çalışmalarda (gözlemsel çalışmalarda) iki kitabı takip eden iki sınıfta sınav puanları karşılaştırılabilir fakat başta randomizasyon yapılmadığından iki sınıfın başlangıçta eşit olup olmadığı konusunda tereddüt vardır. İkincil değişkenlerin kontrol altında tutulmak istenmesinin nedeni, ortaya çıkacak değişkenliğin sadece denemeden ortaya çıkmasını sağlamaktır. İkincil değişkenleri kontrol etmenin birçok yolu vardır. Örneğin; iki sınıfa da aynı öğretmeni vermek, dersi günün aynı saatlerinde vermek, aynı soruları sormak vb. gibi… İkinci yol rastgeleliği kullanarak gruplarda ikincil değişkenleri benzer kılmak ve etkilerinin ortalama aynı olduğunu varsaymak. Örneğin; farklı sınıflar oluşturup bunlar bir günün çeşitli saatlerinde ders yaparsa ve bu sınıflara rastgele olarak bu iki kitap atanırsa, kullanılan sınıfın ve zamanın etkisi iki kitap grubunda benzer sayılabilir. Üçüncü yol, ikincil değişkenleri kontrol altına almak ve gruplarda eşitlemektir. Örneğin dört sınıf varsa, iki tanesi sabah 2 tanesi öğleden sonra eğitim görecekse, birinci kitaplar bir sabah sınıfında ve bir öğleden sonra sınıfında okutulur. Sonuncu yol, ilgili ikincil değişkeni bağımsız değişken olarak almaktır. Bir grup ikincil değişken, araştırmacı ya da denek farkında olduğu durumda meydana gelir. Araştırmacı bazen bağımsız değişkenlerin düzeylerini (lehine ya da aleyhine) belirleyebilir. Bu durumda “tek kör” ya da “çift kör” deneme uygulanmalıdır. Denekler gruplara rastgele atandıysa, araştırmacı tedavileri kontrollü olarak daha önceden belirlenen zamanda ve şekilde verdiyse, tüm ikincil değişkenler kontrol edildiyse, gruplar arasında oluşan farklılık bağımlı değişkenden kaynaklanıyor, çünkü sistematik değişkenlik yaratacak bir etken yok denilebilir. Eğer bir çalışmada birçok bağımsız değişken varsa, sadece bir tanesi bile araştırmacı tarafından manupüle ediliyorsa ona deneysel çalışma denir. Hiçbir açıklayıcı değişkeni manupüle edilemeyen çalışmalara “gözlemsel, karelasyonel ya da deneysel olmayan” çalışma denir. Tüm değişkenler değil bir kısmı manupüle ediliyorsa “yarı deneysel” çalışmalar adını alır. Örneğin; iki sınıfımız olsun, iki kitap bu sınıflara rastgele atansın. Bu durumda çalışma “yarı deneysel”dir. Ancak deneklerde sınıflara rastgele atandığında tam deneysel olur. Çalışma tüm yönleriyle çok iyi tasarlanmış bir deneysel çalışmada olsa, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki, deney bir yandan daha fazla kez tekrarlanıp sonuçlar elde edilmediği sürece şüphelidir. Deney tekrarlanır ve benzer sonuçlar bulunduktan sonra araştırmacı değişkenler arasındaki nedensel ilişkiye inanabilir. 1.1.3. Deneysel Çalışma Değilse Nedir? Denekler gruplara rastgele atanmıyorsa, bağımsız değişkenlerden biri bile manupüle edilemiyorsa, ikincil değişkenler kontrol edilmiyorsa, bu çalışma deneysel bir çalışma değildir ve araştırmacı bağımlı değişkendeki değişikliğin bağımsız değişkenin düzeylerinden kaynaklandığını söyleyemez. Araştırmacı sadece bağımlı değişkendeki değişikliğin, değişkenin düzeyleri ile ilişkili olabileceğini söyleyebilir. Yorum üçüncü değişken / değişkenlerin varlığı nedeniyle sınırlıdır. Bunlar kontrol edilmezse bağımlı değişkenin sonuçlarını değiştirebilir. Daha da kötüsü, ikincil değişkenlerdeki bazı değişiklikler bağımsız değişkenin sonuçlarını çok değiştirebilir. (İkincil değişkenin değerleri bağımsız değişken için etki karıştırıcı ise) ve bağımsız değişken mi yoksa ikincil değişkenler mi bağımlı değişkendeki değişimin nedenini belirlenemez. Bağımlı değişkendeki değişiklik, aslında ikincil değişkenler farklı olduğu için oluşuyor olabilir. Örneğin iki ayrı kitabı iki ayrı öğretmen okutuyorsa, sınıfların sınav notları arasındaki farklılık kitaplardan mı, öğretmenlerden mi kaynaklanıyor, tam olarak belirlenemez. İstatistiksel yöntemler çalışmanın bu yönleriyle ilgilenmez. Sonuçları sadece sayılara dayalı olarak verir. Bu nedenle deney düzeni dikkatli yapılmalıdır. 1.1.4. Dizayn ve Analiz Arasındaki İlişki Çalışmanın dizaynı ve kullanılacak istatistiksel yöntem arasında neredeyse birebir ilişki vardır. Elbette ki ilk adım çalışmayı planlamaktır. Bir çoğumuz hangi analiz yönteminin kullanılacağını bilmeden sadece verilerini toplayan araştırmacılara rastlamışızdır.

Yöntemin seçimi birçok kritere bağlıdır. Birincisi bağımlı değişkenin ölçüm tipidir. Bazı yöntemler bağımlı değişken sürekli, bazıları nominal, bazıları ordinal iken uygundur. Bir diğer kriter karşılaştırmanın kaç düzeyde (bir, iki, üç, +) yapılacağıdır. Üçüncü kriter, bir mi birden çok mu bağımsız değişken olduğudur. Dördüncü kriter, kovariate olarak adlandırılan potansiyel değişkenlerin varlığıdır. Bunların etkisi analiz yoluyla nötr hale getirilmelidir. Beşinci kriter tedavinin düzeylerinin rastgele mi seçildiğidir. Bunlar ve kitabın ileriki bölümlerinde anlatılacak kriterler analiz tipini belirlemekte kullanılır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1416
Kayıt tarihi
: 12.10.09
 
 

Henüz Almanya'nın batı ve doğu diye ayrıldığı zamanlarda Almanya'nın Solingen adı verilen yerleşim b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster