Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
974
 

Arayışta kaybolmak-Yaşamı değiştirecek mucize mi arıyoruz?

Arayışta kaybolmak-Yaşamı değiştirecek mucize mi arıyoruz?
 

Pek çoğumuz yaşamın görünen yüzü dışında kalanları merak ederiz.Bu yüzyıllardır insanoğlunun merak ettiği, araştırdığı, üzerinde düşündüğü, madolyonun diğer yüzüdür.İçe dönmek, içsel gücü yakalamak, yaşamın bizi yönlendirmesi yerine bizlerin yaşamı yönlendirmesi ve daha farklı şeyleri gerçekleştirme arayışıdır bu çoğunlukla.Son yıllarda yurtdışında ortaya çıkan bir çok öğreti, bilgi Türkiye’ye de geliyor ve büyük bir merakla onları takip ediyoruz.

Reiki eğitimi verdiğim bir arkadaşla yaptığımız sohbette, kişisel gelişim ve spirütüel bilgiler içeren üç yeni kitap aldığını ve onlara başlayacağını söyledi heyecanla. Reikiyi uygulayıp uygulamadığını sorduğumda ise çok fazla uygulamadığını zamanı olmadığını söyledi.Önceki yıllarda benim de aynı durumda olduğumu düşünüp, okurken aynı zamanda yapması gereken uygulamaları da ihmal etmemesini önerdim.Çünkü bu, bir dönem pek çoğumuzun yaptığı ile aynı şeydi yani sadece okumak, bir kitabı bitirip diğerine başlamak, birinde bulamadığımız şeyi bir başka öğretide bulmaya çalışmak ve bu nedenle sürekli olarak, her yeni gelen öğretinin üzerine gidip “belki aradığım soruların cevapları bundadır.” Diye, zihnimizi ve kitaplığımızı onlarla doldurmak olmuştur.Zamanla tüm kitapların birbirine benzer şeyler söylediğini fark etmeye başlayıp, okuyacak farklı bir kitap, yeni bir bilgi bulamamaya başlarız.Ancak bu arada geçen süre bana göre kayıp bir süredir.Etkin olmadığımız, bir şey yapmadığımız ve sadece arayış sürecinde yitip gittiğimiz bir dönemdir ve ne yazık ki çoğumuz da aradığımız cevapları da bulamayız.Böylece bu arayış içinde yitip gideriz.Dönem dönem umutsuzluğa kapılıp hepsini bir kenara bırakır, sonra günlük yaşamın sıkıntılarının birikimi nedeniyle tekrar yeni bir arayışa girer, kitapçılarda bu konulardaki standların önünde buluruz kendimizi.Aynı döngü sürer gider.

Aslında yapılacak çok basit bir şey vardır.Edindiğimiz bilgileri kendi üzerimizde uygulamak.En büyük handikap, bilgileri zihnimize almakla birlikte yaşama geçirmemiş olmamızdır.Bu nedenle sürekli arayışa gireriz çünkü okuduğumuz kitaplarda önerilenler ya da edindiğimiz bilgilerdeki uygulama bölümü hep ikinci planda kalır bizim için, onları belki bir iki kez deneyip, bir şeylerin değişmediğini görüp, başka birine yönelmemiz bu nedenledir.Oysa değişime yol açan şey, düzenli uygulamalardır.Hiç bir çalışma kısa sürede bizim beklediğimiz anlamda etkili görünmez yani mucize beklemek doğru değildir.Bir sonuç alamadığımızı düşündüğümüz zaman bile aslında göremediğimiz bir değişim gerçekleşmektedir. Bu değişimin farkına varamayıp bir başkasına yönelmek ve ondan da sonuç göremeyip bir diğerine geçmek zaman kaybettirir bize.

Önceki gün sohbet ettiğimiz bir arkadaş, verdiği eğitimlerin çoğu kez spirütüel konularda hiç bilgisi olmayan kişiler üzerinde daha etkili olduğunu söyledi. Hindistan’da O’na verilen eğitimde de öncelikle söyledikleri şeyin “bildiklerinin hepsini unut!” olduğunu söyledi.Bildiğimiz pek çok şeyin, uygulamalar sırasında zihinsel bir engel oluşturduğunu ifade ederek, “Bugüne kadar yaptığımız tek şey bilgi edinmekti ama uygulamaya başladığımızda bu bilgilerin tümünü unutmak zorundayız.” Dedi.Söylediklerini haklı buldum çünkü uygulama, zihni boşaltmayı, kendini bırakmayı ve sadece uygulama yaptığımız şey olmayı gerektirir.Oysa bu konularda ilgisi ve bilgisi olan bizler, o kadar çok soru üretiriz ki zihnimizde, sonuçları bekleyerek ve neler olduğuna dikkat ederek kendimizi bir türlü uygulamanın akışına bırakamayız.Böyle olunca da yaptığımız çalışmalardan istediğimiz sonucu almak ya mümkün olmaz ya da uzun sürer ki bu süreci beklemeden bırakırız zaten çalışmaları ve ardından yeni bir uygulama ve yeni bilgilere geçeriz.

Aradığımız değişim sadece öğrenmekte değil, öğrendiklerimizi kendi üzerimizde uygulamakta yatıyor. Öğrenmek, araştırmak insanı geliştirir, ufkunu açar, başka bir bakış açısı kazandırır ama bu süreçin içinde veya sonunda disiplinli bir uygulama yapmadığımız sürece de arayışta kaybolup gideriz.

Burcu Barış Künar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Barış, ben de geçenlerde aynı konuyu bir reiki master arkadaşla konuşuyordum. Ra sheeba uyumlaması alayım mı diye? O da "Reiki bana yetiyor. Neden ihtiyaç duyuyorsun buna? Bu uygulamalar, kişide bir tür hayattan kopuş yaratıyorsa onu hayatımızda konumlandırma hatası yapıyoruz" demişti. Ben sürekli arayan ve arayan, ama enterasan bir şekilde de uygulayan biriyim. Ve evet böyle yapanlar hayatlarındaki bir boşluğu dolduruyor da olabilirler. Yani arayış konusunda sizle hemfikirim. 2. konuda ise size katılmıyorum. bence insanlar bildiklerini unutmasınlar. ben tam tersi ruhsal olaylarda ne kadar bilinirse, o denli çabuk yol alındığını ve yanlışa düşülmediğini düşünüyorum. Çünkü yerinde edilen tek bir cümle bile, diğerlerinin üzerine anında inşa ediliyor. Ama açıklamaktan kaçan sıkkın öğretmenlerin kaçışı ya da beyin yıkama amaçlı bazı uygulamalar değilse gerçekten doğru bilgiyi ellerinde tutanlar, öğrettikleri kişinin önceden ne bildiği üzerinde durmayacaklardır diye düşünüyorum

Kwan Yin 
 06.10.2007 11:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1071
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Başlangıçta sadece su ve onun üzerinde salınıp duran sis mevcuttu.  Baba Apsu ortaya çıktı ve tat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster