Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
272
 

Arda’nın armağanı kime?

Arda’nın armağanı kime?
 

Kazakistan maçında futbolun doksan dakika olduğuna yine şahitlik ettik. Arda’nın berabere bitecek bir maçı kabul etmeyişi her halinden belliydi. Milli maçlarda lig maçlarından daha gayretli olduğu eleştirilerini alan bir futbolcu olarak eleştirilen Arda, kim için ter döktüğünü maç sonrası bir açıklama ile kendince izah etmeye çalıştı. Sonunda da kendini kaynayan bir kazanın içinde buluverdi. 

 

Arda'nın sözleri niçin önemliydi? Çünkü o milli takımın bir oyuncusu olarak oynuyordu. Üzerinde ay yıldızlı formayı taşıyordu ve Türk milli takımının bir oyuncusu olarak bu ülkedeki bütün insanların sahadaki temsilcisiydi. Yani herkesin aynı ideal aynı hedef ve aynı bayrak altında buluştuğu ve başında ‘ Türk’ ibaresi bulunan bir takımın yıldızıydı. Durum böyle oluca maç sonrasında kullandığı “Bu golü, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bütün halkların şehit olan evlatlarına armağan ediyorum, bütün Türk evlatlarına armağan ediyorum” sözlerindeki ‘Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bütün halkların şehit olan evlatlarına’ ifadesi maçın sonucunun önüne geçti. BDP bu açıklamayı sahiplenince tartışmaların fitili de iyice alevlendi. 

Durum onu gösteriyor ki Arda, kullandığı kelimelerin kurbanı oldu. Deseydi ki ‘Ben bu golü aynı bayrak altında yaşamayı kendine onur kabul eden Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan ve bu uğurda vatanı, devleti için şehit olan bütün halkların şehit evlatlarına armağan ediyorum’ o zaman daha doğru anlaşılırdı. Çünkü çatışmalarda şehit olan Kürtler, Çerkezler Gürcüler de var. Onlar ile PKK’lı teröristler böylece ayrılmış olurdu. Aslında ilk sözlerinin devamına baktığınızda bunu görebiliyorsunuz. Arda, ‘Bu golü bütün Türk evlatlarına armağan ediyorum’ derken biraz önce söylediğim şekilde anlaşılmasını istemişti. Ama konuşmanın içinden ‘halklar’ kelimesi cımbızla çekildi ve bana kalırsa güzel bir anlam içeren cümleler başkalarına malzeme oluverdi. 

Bu tartışmaları kendilerine tutanak yapan bazı aklı evveller pişkince dağdaki teröristlerin de - onlara göre terörist değil hak mücadelesi yapan kişiler- ana kuzusu olduklarını dolayısıyla Arda’nın açıklamasının şehitlik anlamında doğru olduğunu ima eden sözler söylüyorlar. ‘Şehit anneleri ne kadar yanıyorsa onların da anneleri o kadar yanıyor, eğer bunu böyle görmezsek meseleyi çözemeyiz.’ diyorlar. 

 

Yani şehirlerin orta yerinde bomba patlatarak çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden sivilleri öldürerek katliam yapan, haince pusular kurarak Mehmetçiği öldüren terörist ile Mehmetçiği aynı kefeye koymamız isteniyor. Bunu da ne adına istiyorlar? ‘barış’ adına. 

Tabi bundaki asıl amaç şu, terörizmi masum hale getirerek onu meşrulaştırmak ve halkın direnç noktalarını kırmak. Bir yönden de devletle PKK’yı eşit konuma getirmek. Teröristi bir halk mücadelecisi haline getirerek yeniden bir sınır ve toprak inşasının temelini atmak. 

 

 

Arda, attığı golle Türkü Kürdü, Lazı, Çerkezi, Boşnağı, Arnavudu, Gürcüsü herkesi sandalyesinden kaldırarak aynı sevince boğdu. Aynı bayrak ellerde sallandı ve aynı gurura ortak olundu. Arda’nın armağanı bu gururu yüreğinde hissedenlere. Türk bayrağına sarılı tabutlara sarılarak yakılan Türkçe, Kürtçe ağıtlar yakanlara. 

 

Buradan şöyle bir sonuç da çıkıyor ki söylenen sözlere de dikkat etmeli. Bazen çok temiz duygularla söyledikleriniz anlaşılamadığınız için tersi bir etki yapabilir, hele de böyle hassas konularda… Yunus’un dediği gibi; 

Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz

Kişi bile söz demini, Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini, Sekiz cennet ede bir söz
Yunus şimdi söz yatından, söyle sözü gayetinden
Pek sakın o sah katından, Seni ırak ede bir söz 

 

Ağulu: Zehirli Dem: Etki Kem: Fena, değersiz Yat: Usul, yol yordam 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar, Dilin sürçmesine meydan verecek kelime, duygu ve düşüncelerin ifadesinden kaçınmalı. Neden? Gergin ve nazik bir ortamda, siz çok açık ve net bir ifade de kullansanız, onu çarpıtmaya ne var. Bu bağlamda sağa sola çekilmeye müsait demeçlerden uzak durmak lazım. İstiklal Marşı yazarımız, Mehmet Akif Ersoy'un Türk değil de bir Arnavut olduğunu kaçımız biliyoruz. M.Akif Ersoy'un şiirlerine bakın hiçbir şiirinde "Türk" ibaresi bulamazsınız! Saygılarımla.

Pervane 
 10.09.2011 21:10
Cevap :
Dediğiniz gibi dikkat etmeli ağızdan çıkan söze Ne demiş atalar, 'Dilim seni dilim dilim dileyim; Başıma geleni senden bileyim.' Akif'in 'Türk' kelimesini şiirlerinde kullanmadığı ile ilgili tespitiniz için de 'Mehmet Akif ümmetçi miydi, milliyeçi miydi?' blog yazıma göz atmanızı önerebilirim. Selametle kalın..  12.09.2011 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 946
Kayıt tarihi
: 01.04.10
 
 

Tokat Erbaa doğumluyum. Okumayı seviyorum. Siyaset, tarih ve edebiyat ilgi alanlarım. Hayatı anla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster