Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
430
 

ARGE 2.0 ve İNOVASYON 2.0

ARGE 2.0 ve İNOVASYON 2.0
 

Günlerdir Küresel Beyin, Kolektif zeka, kitlesel işbirliği, vikinomi gibi kavramlardan bahsediyorum.

ARGE 1.0’DAN ARGE 2.0’A

Bütün bu kavramlarla vurgulanan ana tema şu: Eskiden İşletme 1.0 firmaları dört duvar arasında stratejik gizlilikle yenilik üretiyorlardı. Şirketin stratejisi en iyi yetenekleri ve en parlak beyinleri şirkete çekip onların yeni ürünler, buluşlar ve araştırmalar geliştirmelerini sağlamktı. Bu geleneksel stratejiye ARGE 1.0 diyoruz.

ARGE 2.0 VE NETWORK MERKEZLİ İNOVASYON

Internet, yeni ekonomi, telekom ve bilgi devriminden sonra firma merkezli inovasyondan “network merkezli inovasyona” geçildi. Firmalar Internetin sınır tanımayan ufkunda küresel ölçekte yenilik yapmanın ve dünyanın her yerinden yetenek kullanmanın getirdiği fırsatlarla tanıştı. Yeni inovasyon stratejisinde amaç “network”u (yani, küresel değer üretme ve yenilik zincirini) bütün olarak geliştirmek, optimize etmek, esnekleştirmek, akışkan, akıllı, hızlı ve değerli hale getirmek. Bu stratejiye ise ARGE 2.0 diyoruz.

İNOVASYON SERMAYESİ

Girişim sermayesi ve risk sermayesi yerine, bugünlerde Silikon Vadisi’nde inovasyon sermayesi konuşuluyor. Aynı şekilde stratejik avantaj için firmaların sadece entellektüel sermayeye ve bilgi sermayesine sahip olmaları yetmiyor. Yeni rekabet avantajı artık “inovasyon sermayesi” haline geliyor. Tabii böyle olunca yeni firmalar ve meslek grupları doğuyor: Örneğin, <ı>“inovasyon kapitalistleri”; yenilikçi ürün ve teknolojileri arıyor, buluyor, değerlendiriyor, geliştiriyor, pazarlıyor ve büyük firmalara satıyorlar.

İnovasyon sermayesini arttırmak için firmaların ARGE 2.0 modeline ve network merkezli inovasyona geçmeleri şart. Peki, firmalar için stratejik açıdan en uygun olan ARGE 2.0 stratejisi hangisi? Bu konuda öncü firmaların uyguladıkları dört farklı model göze çarpıyor. Birincisi merkezden yönetilen ve ağdaki üyelerin birbiriyle uyumlu ve senkronize çalıştıkları “<ı>orkestra modeli”. İkincisi, merkez firmanın küresel pazarda yeni fikirler, ürünler ve teknolojiler seçmesi, beğenmesi ve satın almasına dayanan “<ı>kreatif pazar” modeli. Üçüncüsü, birçok partner ve firmanın biraraya gelerek hiyerarşi olmaksızın beraber esnek fikirler ürettiği “<ı>doğaçlama caz” modeli. Dördüncüsü, bir firmalar veya kurumlar topluluğunun ortak girişimle mevcut bir yeniliği herkesin işine yarayacak şekilde modifiye etmelerine ve geliştirmelerine dayanan “<ı>tadilat atölyesi” modeli (Nambisan ve Sawhney, 2007).

Küresel beyin, kolektif zeka, ARGE 2.0, network merkezli inovasyon, kitlesel işbirliği.. Peki bütün bunlar sizin için, bizim için, pratik iş hayatı için, yönetim için ne ifade ediyor? Bu bilgiler ve vizyon ışığında ülkemizdeki yöneticilere ve KOBİ’lere bu başdöndürücü gelişmelere ayak uydurabilmeleri için tavsiyeler sunacağım. YARIN!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2443
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster