Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
121
 

Argumentum ad gastroenterum hakkında yeni bazı açılımlar ve tespitler- 2

Argumentum ad gastroenterum hakkında yeni bazı açılımlar ve tespitler- 2
 

Argumentum ad gastroenterum hakkında doğru sanılan kimi yanlışları düzeltmeye çalışan bir metin bu.


Argumentum ad gastroenterum'u keşfetmeden önce, atalarımız taş devrinde yaşıyordu. O sırada teknoloji çok ilkel, konfor pek gariban, yaşam ise fevkalâde riskliydi. Sigorta, emeklilik, ücretsiz yıllık izin, haftalık tatil ve işsizlik ödentisinin henüz icat edilmemiş olması da, dönemin sakinlerini zorlayan diğer hususlardandı.
 

 

1 - Kavramsal izah teşebbüsü

Argumentum ad gastroenterum hakkında, konuya dair bir önceki yazımda yer veremediğim, bazı başka hususları paylaşacağım yeni çalışmamla karşınızdayım.

'Argumentum ad gastroenterum, icat ettiğimiz en kullanışlı, en eski, en popüler ilmi metottur.Bu tanım, (sahip olduğu hayati öneme binaen), maddi ve gayri maddi içeriğine dair daha ayrıntılı bilgi paylaşımında bulunulmasında fayda olan bir kavramsallaştırmaya işaret etmektedir.

A***'Argumentum ad gastroenterum', insanoğlunun; binlerce yıldan beri yapıp ettiklerinin sonucunda ortaya çıkan, ve; dil, mitoloji, edebiyat, plastik sanatlar (resim, heykel vd), felsefe, etik, matematik, kuramsal doğa bilimleri ve humanitas (insani bilimler) gibi belli başlı alt kırılımlara sahip olan gayrı-maddi (entelektüel, spiritüel) medeniyet dairesini, o göz kamaştırıcı, o görkemli 'ANLATI'yı inşa ederken kullandığı kadim bir ilmi metoda referans verir.

B***'Argumentum ad gastroenterum', insanlığın; bazılarının 'parmak izleri' uzaydan bakıldığında bile fark edilebilen, ve, maddi olguların, kaynakların ve imkânların tezahürü olan bütün o bayındırlık hamlelerinin toplamı (cümlesi, kümesi) durumundaki o 'muhteşem katedral'i inşa ederken, ve; yarattığı teknolojinin marifeti ve sonucu olan, ve, milyarlarca ışık yılı ötedeki uzay-zaman parçalarında bile etkili olabilen elektro-manyetik dalgaların görkemli varlık küresini icat ederken uyguladığı 'bilimsel alet'e gönderme yapar.

 

 

 

Argumentum ad gastroenterum öncesi dönemde, bazı zeki atalarımız,

aynen yukarıdaki uyanık taş devri adamı gibi, bir şeyin eksik olduğunu

fark etmiş, ancak, henüz onu keşif aşamasına gelmemişti.
 

C*** İnsanlık, yukarıda, 'A'da ifade edilen gayri maddi, ve, 'B'de dillendirilen maddi olguların toplamından oluşan 'BÜYÜK MARİFET'ini adımı adıma, tuğlayı tuğlaya, kelimeyi kelimeye, ve, nihayet, geldiğimiz son 50-60 yılda da, elektronik devreyi elektronik devreye, chip'i chip'e ekleyerek inşa ederken; şayet elinde 'Argumentum ad gastroenterum' gibi bir imkân (alet, metot, teknoloji) olmasaydı, bugün mağara insanı düzeyinde bir uygarlıkla yetinmek zorunda kalabilirdi.

2 - Argumentum ad gastroenterum'un kökeni, ve, aslında onu hepimizin kullanıyor olduğu sorunsalı

Bu kavramın, ona muhatap olan okura yabancı gelmesi yadırgatıcı değildir. Zira, kamuya açık olmak üzere, ilk defa bu metinde bahsedilmektedir ondan. Dolayısıyla da, bu metnin okurunun; ilmi bir terimin o muhteşem doğum sahnesine; bilimsel bir kavramın ilk defa gün ışığına çıktığı o kutlu manzaraya; öğrenildiğinde, varoluşun ve kâinatın çok daha geniş bir açıdan kucaklanmasına, kuşatılmasına ve algılanılmasına yol açacak olan o sihirli ve kreatif adıma şahit olmanın sınırsız mutluluğunu yaşayacağını varsaymak için yeterince nedenimiz olduğunu düşünüyorum (1).

Öte yandan,  bu kavramla (bu yazı vasıtasıyla) tanışan okur, görecektir ki; bahse konu ilmi terimin nispet ettiği / referans verdiği bilimsel yöntemi daha önce kullanmıştır, şu sırada kullanıyordur, ve, gelecekte de kullanacaktır. Hem de defalarca, ve, defalarca, ve, defalarca olmak kaydıyla!

Yazımın girişinde de vurguladığım üzere, insanlığın kısm-ı azamisinin / kahir ekseriyetinin, tarih denen o heyecan verici ve görkemli hikâye boyunca 'argumentum ad gastroenterum' diye isimlendirmeksizin, yaftalamaksızın yaptığı bir şeydir bu ilmi yöntemi kullanmak. Mevzuyu ülkemiz üzerinden örnekliyorum: bu bilimsel metot, 'argumentum ad gastroenterum' şeklinde formüle edilmediği karanlık ve bedbaht çağlarında, bu topraklarda yaşayan insanımızın, Türkiye Toplumsal Formasyonunun evlâtlarının 'işkembe-i kübradan atmak', 'işkembe-i kübradan sallamak', 'işkembeden atmak', 'g.t.nden uydurmak', 'kç..dn sallamak', 'k..dn uydurmak', 'k..dn atmak', 'kaynak: g.t.m', 'kaynak kçm', 'kaynak d..üm' gibi değişik şekillerde isimlendirdiği o hepimizin malûmu olan derin ve popüler ilmi yaklaşımdan başka bir şey değildir aslında!

3 - 'Argumentum ad gastroenterum' ve 'bildimcik böcekleri'

Bu yazının yayınlanmasıyla birlikte, (ondan haberdar olan çok dar, çok elit bir zümrenin dışındaki) bütün dünyanın da, artık 'ismiyle cismini birleştireceği', 'adını olgusuna bitiştireceği' 'argumentum ad gastroenterum'un, google'la simbiyotik bir ilişki içindeki 'bildimcik böcekleri' için hayati önemde olduğuna işaret etmeden devam etmek, okunulan metnin anlamsal bütünlüğünü, ve, kavramsal ve felsefi derinliğini zedelerdi doğrusu. Buna dair bir yaklaşım için bakınız:

http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/09/bildimcik-bocegi-kavram-insanlga-hayrl.html).                                                            


4 - Adam Ka'dîm Kad-Moan: 'Argumentum ad gastroenterum metodunun mucidi

İnsanlığın yaklaşık 12,000 yıldır kullandığı, ve, bu gün, medeniyet-bilim-sanat-teknoloji denilen her ne varsa, işte onların tamamının yaratılmasında birinci dereceden etkili olan 'Argumentum ad gastroenterum' metodunun, ilk defa bu yazıyla birlikte, genel kamuoyuna açık bir metinde hakiki ve kadim ismiyle paylaşılıyor oluşu, akla ister istemez şu soruyu getirmektedir:

'Bunun mucidi kimdir?'

 

 

 

Adam Ka'dim Kad-Moan
 

Bu ilmi metodun mucidi, dolayısıyla da, bu metnin yazılış amacı olan bahse konu kavramsallaştırmanın 'isim babası' Adam Ka'dîm Kad-Moan'dur (ayrıntılı bilgi için bakınız: http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/10/adam-kadim-kad-moan-argumentum-ad.html). Doğum yeri ve doğum tarihi bilinmeyen,  bazı çok gizli ve kadim kaynaklarda 35 asır yaşadığına dair güvenilir bilgiler olan Adam Ka'dîm Kad-Moan'un, circa MÖ 6,500'de öldüğüne dair bir Vilâyet Denizi Lordluğu belgesi mevcuttu. Benim yerinde incelemek fırsatına eriştiğim mezkûr vesika, Gotham City State University Occultisme Department'ında saklıdır (ayrıntılı bilgi için bakınız: http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/10/gotham-kenti-devlet-universitesi.html). Buna dair ilk kapsamlı ve güvenilir bilgilere ise, mezkûr üniversite arşivlerinde, Robert James Howard Churchward hakkında yaptığım kısa dönemli bir çalışmam sırasında erişmiştim (bakınız: http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/10/robert-james-howard-chuchward-gotham.html).

Buna dair bir diğer önemli belgenin Vatican Arşivlerinde saklı olduğuna dair referanslara erişmeme karşın, henüz bu belgeyi incelemeye muvaffak olamadım.

5 - Ziyaver Şencan'ın bu meseleye dahline gelince....

Bu satırların hakir yazarının, sizin mütevazi blogcunuzun, bu metinde dillendirilen hususlara, 'okyanusta karınca sidiği derekesi'nde de olsa, bir katkısı vardır hiç şüphesiz. Bu katkı da;

bahse konu kavramın, ait olduğu 'şey'le, o çok bilinen ve kullanılan ilmi metotla olan irtibatının kurulması olsa gerektir.

Bu vurguyu yaparak, 'Sezar'ın hakkını Sezar'a; bu satırların yazarının hakkını da bu satırların yazarına!' teslim etmiş; bu suretle de, entellektüel, vicdani, ahlâki, etik ve moral bir vazifeyi de eda etmiş oluyorum (2).

Son derece de köklü ve kadîm olan ilmi bir metodun ne kendisini, ve, ne de, onu tavsif ve nominalize eden mezkûr ifadeyi, diğer bir deyişle 'argumentum ad gastroenterum'u; ben icat etmemiş olsam da, onu, ait olduğu fenomenle, bu yazım üzerinden, ve bu satırlar sayesinde, irtibatlandırarak, insanoğlunun ezici çoğunluğunun belleklerindeki aktüel adresine, ve,  'human being'in ilim - irfan - bilgelik - ariflik - wiser'lık dağarcığındaki kendine özgü ontolojik ve epistemolojik kompartımanına gönderebilmiş olabilmekten dolayı duyduğum gurur ve iftiharı yaşadığım şu (benim için fevkalâde müstesna olan) anda; bahse konu kavramsallaştırmanın kozmik boyutlarda hayırlara vesile teşkil etmesini temenni etmeyi de ihmal etmiyorum tabiatıyla.

(1): 11,600 yıllık bir geçmişe sahip olduğu sanılan 'argumentum ad gastroenterum', tâ başından beri; her çağın çok küçük ve elit olan bir kesimi ( 'creme de la creme denen zümresi) tarafından  bilinmekteydi. Bu duruma karşın, insanlığın ezici kısmının (%99.99999999'unun), sıklıkla kullandığı bir metodun hakiki-otantik-orijinal ismini bu metinle öğrenmiş olması halinin, bu dipnotun kendisine düşüldüğü görüşleri meşru ve muteber kılmaya ehil olduğunu düşünüyorum.

(2): Etik, moral, ahlâk ve vicdan kavramları arasındaki farklara; bu konu oldukça kapsamlı, tartışmalı, sorunlu ve hatta muhataralı olduğundan, burada girmek imkân dahilinde değildir ne yazık ki! Bunların, müstakil ve kapsamlı bir çalışmanın konusu olmayı hak eden önemli hususlar olduğuna şüphe yoktur. Bu kavramlar hakkındaki bir çalışmamı, onu, içime siner bir içeriğe ve formata kavuşturmayı başardığımda, blogumda paylaşmayı düşündüğümü söyleyerek bu parantezi kapatmış olayım.

Yukarıdaki metnin oluşturulmasında kullanılan ilmi metot için bakınız:

http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2013/10/argmentum-ad-gastroenterum.html

'Argumentum ad gastroenterum' ilmi metodunun kullanıldığı bir etüt için bakınız:

http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/09/pensilvanyaya-nicin-pensilvanya-denir.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1495
Kayıt tarihi
: 29.08.11
 
 

1958 Fatih / İstanbul doğumlu. Etiler Lisesi ve İTÜ Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster