Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '14

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
512
 

Arılar

Arılar
 

“Eğer arılar kaybolursa, insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan ve insan olmaz” Albert Einstein

Arılar sadece bal, polen, arı sütü üretmiyorlar. Aynı zamanda tozlaşmayı sağlıyorlar ki; bu yediğimiz sebze ve meyveler demek. Çünkü, sebze ve meyvelerin büyük çoğunluğunun oluşumu bu işlem sayesinde gerçekleşiyor. Arılar, vücutlarında ve ayaklarında bulunan tüyler sayesinde polenleri bir çiçekten diğerine taşıyarak onların döllenmesini ve devamlılığını sağlıyorlar.

Bilimsel verilere göre; insan gıdasının 1/3’ü doğrudan veya dolaylı olarak arı tozlaşmasına ihtiyaç duyan bitkilerden oluşuyor. Bu nedenle yeterli düzeyde tozlaşmayı sağlamak için çiçeklenme dönemlerinde arı kolonilerine ihtiyaç duyuluyor.  

Oysa son yıllarda hem ülkemizde hem de dünyada makul kabul edilen % 10’luk oranın üstünde - % 20’ler / 30’lar civarında – arı ölümleri gerçekleşiyor. 2006 - 2007 yılları arasında dünyadaki yoğun arı ölümleri üzerine TEMA Vakfı tarafından Adıyaman, Ardahan ve Ankara illeri baz alınarak yapılan araştırma sonucuna göre sözü geçen yıllarda Türkiye’de arı ölümleri % 50 - 60 civarında. Son 1 - 2 yıldır gelen veriler de arı ölümlerinin devam ettiği yönünde.

Arı ölümlerinin nedeni olarak; tarımsal mücadele ilaçları ve küresel iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan sıcaklık ve kuraklıklar gösteriliyor. Nitekim; arı ölümlerinin yaşandığı kovanlarda yapılan incelemelerde tarımsal mücadele ilaçlarından fungusit ve pestisit kalıntılarına rastlanmış. Bir başka ölüm nedeni olarak da; kışın arıların beslenmesi için kovanlara konulan mısır şuruplarının arıların bağışıklık düzeylerini düşürmesi gösteriliyor.

Tabi burada arıların sayısı kadar çiçeklerin bolluğunun da öneminden söz etmek gerekir. Çiçek ne kadar bol olursa arılar da daha iyi ve daha çok çalışır. Çiçeğin bol olması içinse doğal ortamların tahrip edilmemesi gerekir. Aynı zamanda da bol yağış alması gerekir. Yani küresel iklim değişikliği arıların yaşamı konusunda iki kere etkili. Hem onların ihtiyaç duydukları suya ulaşabilmeleri, hem de konabilecekleri çiçek sayı ve çeşitliliğinin yağmurlarla birlikte fazlalaşabilmesi açısından.

Özetlemek gerekirse; arılar yaşamımızın anahtarı. Einstein bunu yüzyıllar önce ifade etmiş. Bunun için arılarla ilgili farkındalık çalışmaları yapılmalı. Arıların yaşamımızdaki önemi anaokullarından başlayarak çocuklara ve anne-babalarına anlatılmalı. Tarımsal ilaçların insan sağlığına doğrudan olan olumsuz etkileri yanında arılara olan olumsuz etkileri de üreticilere anlatılmalı. Daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için bizim arılara; arıların da bizim duyarlılığımıza ihtiyacı var!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 520
Kayıt tarihi
: 02.12.09
 
 

Çevre Bilimi Uzmanı – Peyzaj Mimarıyım. Yüksek lisansımı çevre sorunları ve biyokütle enerjisi üz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster