Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '08

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
371
 

Arılara aittir bu şiir

Arılara aittir bu şiir
 

Işığa aşık olmanın ödülünüışık olmakla aldık


Açık ucu karanlığa, kapalı tabanı güneşe bakan bir şişeye sinekleri ve arıları koymuşlar. Sinekler karanlığa, arılar ise kapalı olmasına rağmen ışığa uçmuşlar. Bu şiir u deneyimin mısralara dökülmüş biçimidir.

İyi bildin dostum
Sarılı siyahlı olsa da
Bir leoparın ki gibi
Kalın ve etkili değildir,
beni saran kostüm.
Yoktur benim kimseye kastım
Yoktur benim postum.

***

Uçtuğum zaman benden korkmayın
Füzelerim yoktur benim ve de bombalarım
Bir şiirdir benim balım.

***

Ben arıyım.
Bu petekler balla doldukça
Ben arınırım.

***

Kıyametlerin tozunu değil
Çiçek tozlarını bilirim.
Bir çiçek hayata dönmüşse yüzünü
Ben ona inanırım.

***

İnce bir iğne...savunma silahım
Yine de adalet tanrısının hükmü
Onun için de geçerlidir
"Silahlar gün gelir sahiplerine çevrilir"

***

Aslında şu ince iğne
Şu küçücük süngü
Anlayana büyük bir ivme :
“Her savaş bir kısır döngü”

***

Benim işim yaratmak bu balı
Çocukları büyütür sonsuzca petekler
Lanet, ihanet ve acımasız kehanetleri içeren
O umutsuz ve tanrısal falı,
Benim şu çalışkan gövdem
Başka bir geleceğe iter

***

Bal yapmak benim işim
Çiçek tozlarıyla soluk alan
Rüzgarın peşinden uçan
Ve mutlaka tabiatın eşsiz ritmini
Kalp darbeleriyle taşıyan
bir serüvendir
ince kanatlı geçmişim..

***

Çağlar boyunca bal yaptık
Bal kaynağının çiçekler olduğunu söylerdi
Eski ata arılarımız.
Sonra anladık birden; bir evrim yaşar gibi
Biz ışıklarla varız.

***

Bu yüzden denemek anlamsızdı bizi
Sınamak evrimi .
Ama bu deney bizim için değil
Onlar için gerekliydi.

***

Bir şişeye koydular birkaç arıyı
Şişenin tabanı ışığa bakıyordu
(Işık kurtuluştur bizim için
Gökten ya da yerden
Nereden gelirse gelsin.)

***

Işıkla umut neden ve sonuçtur.
Onlar ayıramazsın zaten
Tanrılar yargılar seni
Ölü ışıklar ve ölü umutlar arasında
Yazgın karanlığa cezalı bir suçtur.

***

Ve işte biz
Hiç gözümüzü kırpmadan
Çıkış olmadığını bile bile
Işıklı tabanda toplandık.

Çiçekler uzaktaydı binlerce mil
kırmızı sarı mavi yeşil..
Yine de toplandık yoktu başka yolumuz
Artık ışıktı umudumuz.

Burada BİTEVİYE dursak bile
ölsek bile
Hatıramız kalacaktı.
O hüzünlü ışık;
bir tutkunun macerasını
bütün genlerimize
bir kural olarak yazacaktı.

***

Dedim ya boşa bir deneydi
Ardımızdan sinekler şişeye girdi
Şişenin ağzı karanlığa çevriliydi
Sinekler düşünmedi bile
karanlığa aktılar kurtuluş diye
karanlığı sürüklediler peşlerinden
katmer katmer
bataklıkla beslenen şu iri yeşil sinekler.

Biz ışıkta bekleştik
Işıkla birleştik, harman olduk
Şişeden taştık
Işığa aşık olmanın ödülünü
ışık olmakla aldık

***

Siz insanlar için bilemeyiz tabi ışık nedir,
nerededir?
Bir düşünce, bir özveri bir vazgeçiş midir
Bir bakışın içindeki çağrı mıdır
Bir düşüncenin gelecek çağı mıdır
Bilmeyiz tabi biz

Işığın bekçisi olanlar anlar mutlaka
Evrende karanlık denince ne gelirse akla
Bir boş şişenin tabanında bile olsa
Tek silah ışıktır, ışıktır tek pusula.

***

Siz karanlığı bekleyenler
fizik kimya matematik hep buna varır.
sonsuz karanlık yoktur
Sonsuz ışık vardır.

***

Sizin şu küçücük evreniniz
Karanlık mezarları anıtlaştırır
zavallı mumlar kendi alevleriyle
ağlaşır.

Doldurur tüm zamanları karanlık YASLAR
ama biliriz ki silahı önermez tanrı
işte bu yüzden
BÜYÜK EVREN IŞIĞA GİDER
Ve ışıktır
O en büyük yasalar

***

SİNEKLER KARANLIĞA UÇTULAR
O UGURSUZ FALA
ARILAR IŞIĞA UÇACAKTIR HEP
SONSUZ AKAN bir BALA...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 596
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1950'lerden sonra doğan her dünya insanı gibi, ardında pek çok takıntıyla gelen geçmiş zamanı, bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster