Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '18

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
2488
 

Aristo'nun Orta Sınıfı

Aristo'nun Orta Sınıfı
 

"İyiliğe gücün yetmezse, kötülük etme."Aristo


Aristo siyasi düşüncelerini sekiz kitaptan oluşan “Politika” adlı eserinde açıklamıştır. Politika kitabı, devlet denilen kurumun en yüksek iyilik amacına ulaşmak üzere bir araya gelen insanların oluşturduğu topluluk olduğu tanımlaması ile başlar.

Aristo’ya göre demokrasi, fakirlerin, oligarşi zenginlerin egemen olmasıdır. Demokrasi yanlılarının ilkesi eşitliktir, oligarşi yanlılarının ilkesi ise eşitsizlik ve zenginliğin üstünlüğüdür. Her ikisi de devletin gerçek amacını, yani erdemi gözden kaçırmaktadır. Devlet yönetiminde en büyük yer erdemlilere ait olmalıdır. Yönetim kimin ya da kimlerin elinde olursa olsun, yönetici ya da yöneticiler ilk planda yasaların uygulayıcıları olmalıdır. İnsanlara bırakılan yönetin inisiyatifi, sonunda kargaşaya yol açar. İdeali, doğrusu yasalara üstünlük tanımaktır. Çünkü yasa Aristo’ya göre “ihtiraslardan kurtulmuş akıl” demektir.

Aristo, IV. Kitapta yönetim şekillerini ele alarak, demokrasinin nasıl bozulduğunu irdelemiştir. Ona göre demokrasiyi yozlaştıran en önemli neden çoğunluğun iradesinin, yasalardan önce gelmesidir. Bu durumu meydana getiren de her konuyu halkın kararına bırakmayı savunan demagoglardır. Her konuda halkın söz sahibi olması gerektiğini savunup çeşitli yanıltmalarla ve yönlendirme faaliyetleri ile halkın, özellikle yeterince bilinç sahibi olmayan halkların oylarını toplayan çağımız siyasilerini görüp düşününce Aristo’nun ne kadar olduğu söylenebilir. Aristo’ya göre en iyi yönetim biçimi oligarşi ve demokrasini iyi yanlarının alınmasından oluşan “politeia” (yasalı hükümet) yönetimidir.

Burada Aristo’nun “orta sınıf” kavramına verdiği önem ön plana çıkar. Orta sınıfla ilgili şunları söyler; “Her devlet üç sınıf yurttaştan meydana gelir. Çok zenginler, çok fakirler, orta halliler… Orta halli hayat süren insanlar en çok akıl ile davranırlar. Fakat güzellikte, kudrette, soylulukta ve zenginlikte aşırı olanlar ya da çok fakir, çok zayıf, çok itibarsız, erdemsiz olanların rasyonel olması, akla uyması çok zordur… Bir devlet mümkün olduğu kadar eşit ve benzer insanlardan oluşmalıdır, bunlar ise genel olarak orta sınıf halktır. Dolayısı ile orta sınıf yurttaşlardan oluşmuş bir devlet ister istemez en iyi yönetilen devlettir. Bir devlette en güvenilir sınıf bu sınıftır, çünkü bunlar fakirler gibi komşularının malına göz diken kişiler değildir.

Orta sınıf, iki karşıt sınıf arasında teraziyi dengeler ve iki uçtan birinin hakim sınıf olmasına engel olur. Bu görüşlere bakıldığında Aristo galiba günümüzün “orta direk” kavramının önemini ilk fark edenlerden biridir.

Afşar Timuçin’in şu değerlendirmesi Aristo’nun tanınması açısından önemlidir. “Aristo’yu öğrenmeden felsefe yapmak olanaksızdır. Gerçekçi düşüncenin en büyük kaynağı, Aristo kaynağıdır.”

Nizamettin Biber 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devleti kanun yapıcalar meydana getirip koruma ve kollama mekanizmalarıyla kendi yönetimlerine süreklilik kazandırdığı için hayatın daha zengin ve besleyici tarafına çöreklendiler ve yaşamlarını bolluk içinde,daha yukarılarda yaşamaya devam ettiler.Aşağıdakiler ise yokluk içinde yukarıdakilerin seyircileri olarak kaldılar...Güzeldi!Elinize sağlık Nizamettin bey kardeş.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 31.01.2018 14:44
Cevap :
Demokrasi mevcuttan pay almasını isteme ve alma yönetimidir aynı zamanda doğrusu. Bunu beceremeyen yurttaşlardan oluşmuş bir ülkede ne sosyal devlet olur ne de orada demokrasiden bahsedilebilir. Çok teşekkür ederim, selam ve saygılar Abbas bey kardeşim. Mesele yine eğitimde düğümleniyor.   03.02.2018 14:53
 

Avrupa rönesansının, antik yunan eserlerinin gün ışığına çıkmasıyla başladığı rivayet olunur. Biz de bir gün bu eserlere ve içeriklerine vakıf olabiliriz. İşte şu çabanız... Neden kötümser olalım ki? Kalemine sağlık Nizamettin kardeşim...

Kenan ışık 
 28.01.2018 23:44
Cevap :
Rivayet değil gerçekte söylediğin şekilde olmuştur. Düşüncenin sihirli bir şekilde etkileme özelliği vardır. Rönesans düşünce birikiminin taçlandırılmasıyla yeniden dönüşümü ifade eder bilirsin. Teşekkür ederim Kenan kardeşim sevgi ile kal, selamlar.  29.01.2018 11:06
 

Aristo'nun bu devlet kuramı rasyonlist bakıldığında kabul görülebilir. Orta sınıf , o çağa göre tanımlanmış fakat günümüzde bu sınıfları hangi ölçüye göre tanımlardı .Alt yani ekmeği için kendini bin paralayan (günü kurtarmaya çalışan) , devlet yapılanmasında yer alamayabilir çünkü nötrdür. Kendi siyaseti ancak aşıdır. Egemen sınıf ise cebi şişik olması yeterlidir. Şahsen düşündürttü. Sevgi kalın...

Tuanna Güzel 
 28.01.2018 2:10
Cevap :
Sanırım bilinen şekli ile tanımlardı yani ekonomik gelirinin düzeyi ile. Alt sınıf, devlette yer almasa bile mevcut devletin kimi yöneteceğine dair karar sürecinde katkısı var. Sayfanızda tanımladığınız şekilde, sorgulayan biri olarak size teşekkür ederim, sevgiler saygılar efendim.  28.01.2018 13:01
 

Yani canım kardeşim "çoğunlukçu değil çoğulcu" olunmalı... Bugünün asıl sorunu bu bana göre... Bir de şu Aristo saptamalarda bulunda çok güzel ama bu saptamalar evrimleşerek günümüze gelindi günümüzde temel sorun çoğunlukçu demokrasidir... Sizi seviyor ve başarılarınızın devamını diliyorum... Sağlıcakla kalınız:)

Halil Güven (Sökeli) 
 26.01.2018 1:09
Cevap :
Merhaba Halil abim, çok doğru bir ifade evet çoğuldan yana değil ama çoğulu doğru kararlarını desteklemek, o anlamda çoğulun yanında olmak, yanlışlıklara ise dur demek çoğunluğu terk etmek gerekiyor. Çok teşekkür ederim size, sevginize saygınıza bilmukabele. sağlıcakla mutlu kalın.  26.01.2018 8:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3744
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2628
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster