Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
223
 

Arkadaş

Arkadaş
 

İnternet


Kardeş mecburi arkadaşmış, arkadaş ise seçilmiş kardeşmiş.

Bir gün cephede, iki arkadaş düşmana silah sıkarken, arkadaşı öndeki diğer hendeğe hareket halindeyken vurulup hendeğe düşmüş. Geride kalan arkadaşı hemen komutana gidip, "Komutanım, arkadaşım vuruldu, izninizle onu getirmeye gidiyorum" demiş. Komutan karşı çıkmış. "Oğlum havada arı gibi kurşunlar geçiyor, arkadaşın şehit oldu, seni de kaybetmek istemem" demiş. Ama asker ısrar etmiş. Askerin bu ısrarı karşısında komutan gönülsüzce izin vermiş.

Asker, arkadaşının yanına, mucizevi şekilde yara almadan sürünerek gitmiş. Arkadaşını kan revan içinde bulmuş, fakat yaşıyormuş. Yaralı asker, arkadaşına eğilmesi için işaret etmiş.  Kulağına bir şeyler fısıldamış ve şehit olmuş. Arkadaşını sırtlayan asker, cephe gerisine kadar yine mucizevi bir şekilde, zorlukla da olsa getirmiş. Komutanı şehidi görünce "oğlum, görüyorsun işte arkadaşın şehit oldu, kendi hayatını da riske attın" demiş. Asker "Ama buna değdi komutanım, bana son sözünü söyleyebildi" demiş. Komutan şaşırmış. "Ne dedi peki?" diye sormuş. Asker cevap vermiş: "Senin geleceğini biliyordum".

Apartmanlar, gökdelenler, bilgisayarlar, televizyon, diziler, zenginlik, modern yaşam nasıl alıp gitti bir çok insanca duyguyu insanlardan. Şimdi ki arkadaşlıkların çoğu karşılıklı ego tatmini yapılan bir alışveriş. Artık bu tür duyguların var olmadığını düşünmek ne acı. Hep bu sefer tamam diye düşündüğünüzde, umutları söndüren bir şeylerin olması ve bunun günahının, suçunun hep karşı tarafta olması ne enteresandır değil mi? Kalabalıklar içinde ne kadar yalnızız hepimiz. Artık bütün insan ilişkileri pamuk ipliğine bağlı.

İnsanlar kendilerine yük olmayan, üzmeyen, dert olmayan, emek istemeyen, birliktelikler peşinde ama nafile… Çünkü bu mümkün değil.

En iyi arkadaşlarım öldü benim, kalanlardan da çoğu arkadaş değilmiş zaten. Değişti anlamlar. Bu küçücük köyde şimdi elli yaş arkadaşlıklarım var. Çok değiller, ama şu face arkadaşlıkları gibi zaten çok olmaz arkadaşlar.

Bir de kalem arkadaşlarım var. Uzaktan, dokunmadan, duymadan, tertemiz, bir şey beklemeden, ummadan paylaşılanlar. Düşünüyorum da iyi ki varlar.

Ve hala bir yerlerde yine de,  mutlaka kalmıştır bu tür insanca kavramlara değer verenler diye umudum var.

 

Erdal Ceyhan, Ay Şen bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu hikayeyi biliyordum . tekrar okumak güzeldi. ve Haklısın.

fugen 
 14.12.2013 13:58
Cevap :
Tşk.ler Dost  21.12.2013 12:08
 

Var tabii de, şu kainatın işleyiş yasasında da "karşılıklılık prensibi" diye bir yasa da var. Bir parçası konumunda olduğumuz şu "Bütün"ün yasası yani.. parça da bütün ile birlikte aktığı için bütünün yasasından bağımsız olamaz, ona mecburen ve zaten tâbidir, bağlıdır. Dolayısıyla biz her nekadar hiç beklentisiz, tertemiz ve arı duygularla, insanca elimizi kendiliğimizden uzatsak bile, bir uzatıyoruz, iki uzatıyoruz, üç uzatıyoruz ama karşı taraf da aynı içtenlikle o uzattığımız eli tutmuyorsa-tutamıyorsa, dostluk, arkadaşlık vs de sönüyor, söz konusu olamıyor haliyle... Onun için insanların hep bana, hep bana dercesine bir yanılgıyla hep insanlara yöneltip bakışını,insanlarda aramaması lazım, asıl dönüp bir kendine de bakması lazım, ben acaba "üstüme düşeni yapıyor" muyum veya ne kadar yapıyorum, uzatılan elleri ben acaba tutuyor muyum, tutabiliyor muyum diye.Selamlar, sevgiler...

Filiz Alev 
 08.12.2013 17:52
Cevap :
Yorumunuz çok uzun bir cevap yazma isteği uyandırdı içimde ama vazgeçtim:)Çok tşk.ler  09.12.2013 12:23
 

Anlamlı paylaşımınız için yüreğinize sağlık. Yazınızı okurken Forrest Gump filmi aklıma geldi. Arkadaşı öldükten sonra onun hayallerini yaşatmaya çalışan iyi yürekli adam kazancından bile ölen arkadaşına hisse ayırıyordu. Yazınızdaki bir cümle sanırım iyi niyetin ve dostluğun önemini anlatmaya tek başına yetiyor, 'geleceğini biliyordum'. Selamlarımla...

Mukaddesçe Konuşan Satırlar 
 08.12.2013 16:45
Cevap :
Şimdi hala bir yerlerde eskiden kalma, merhamet, şefkat, gerçek aşk, arkadaşlık, dostluk duyguları küçücük, küçücük yaşanıyorlardır. Onlarda zamanı geçmiş esnaflar gibi son kalanlardır. Tşk.ler  09.12.2013 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1541
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 16.05.08
 
 

Güzel sanatlar fakültesi Müzik bölümüne gitmeme rağmen, fakülte sonunda yıllardır yaptığım turizm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster