Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
557
 

Arsızlığın Adı Başarı mı Oldu?

Arsızlığın Adı Başarı mı Oldu?
 

Yaklaşık on, on beş dakika öncesine kadar gayet güzel bir Pazar günü geçiriyordum. Birkaç dakika önce gazete'de yayınlanan bir haberi okudum. İlk başta kendi kendime “Yok ben yanılıyorum, herhalde yanlış okudum” diye düşünerek haberi ikinci defa okudum.

Haber’de geçen yılın ÖSS birincilerinin bu yıl dershanelerden ödül almak için tekrar üniversite imtihanına girdiklerini, sınava giren öğrencilerin iyi fakülteler de okuduğu yazılmaktaydı.

Bir dershane, birinci olana Citroen C-4 alacağı sözünü vermiş, diğeri ise anladığım kadarıyla yüklü bir para vaadinde bulunmuş. Sırf bu vaadler için bu yıl tekrar üniversite imtihanına girmişler.

Bu gençler istediklerine kavuştular. Peki kendi isteklerine kavuşmak için bu arsızlığı yaparken şunları hiç düşünmediler mi?

Üniversite imtihanını kazanıp üniversiteye girmek isteyen binlerce öğrenci var. Bu öğrencilerin bazılarının ailelerinin maddi imkanları var, ama geri kalan büyük bir kısım ya bursla dershaneye gitmekte ya da başkalarının yaptığı maddi yardımlarla. Aileler bin bir zorlukla çocuklarına bir gelecek hazırlamaya çalışırken, sırf ödül almak için iyi bir üniversiteyi kazandığı halde ikinci defa üniversite imtihanına girmek nasıl bir vurdumduymazlıktır?

Araba ödülü koyan dershane 18 haydi bilemedin 20 yaşındaki öğrenciye hiç düşünmeden, irdelemeden nasıl en iyi marka otomobillerden birini ödül olarak vermeyi düşünür? Bu ne biçim anlayıştır. Belki birinci olan öğrenciyi bir şekilde onore etmek isteyebilirler. Ama bunun bedeli böylesine yüksek bir araba mı ya da yüksek para ödülü mü olmalıdır?

Bu öğrenciler sırf ödül kazanmak için girdikleri sınavda aldıkları yüksek puanla kaç öğrencinin üniversiteye girme hayalini söndürdüler haberleri var mı?

Bu zihniyette olan bir öğrenci mezun olup, çalışmaya başladığında ülkesine ve çalıştığı işyerine nasıl faydalı olacağıyla değil, cebini nasıl dolduracağı ile ilgilenecektir.

Evet sevgili aileler ve dershaneler; bu haber, gerek dershanelerin gerekse ailelerin, ülkesine bir şeyler kazandırmak için değil sadece kendi çıkarlarını en önde tutan başkalarını hiç mi hiç düşünmeyen zihniyetin ülkemizde nasıl mantar gibi çoğaldığının göstergesidir.

Arsızlığın başarı ile değil bir zamanların işbitirici, köşe dönücü ekonomik yaklaşımlarının doğurduğu açgözlülükle ilgisi vardır. Bundan önce yazdığım yazılardan birinde gençlerin ne denli vurdumduymaz olduğunu belirtmiştim. Bu haber varolan düzenin gençleri aynı zamanda ne denli arsız ve açgözlü yaptığının da kanıtıdır.

(Not:Sözüm, çocuklarını yarış atı olarak görüp yetiştiren aileler ve eğitim sistemi içindir)

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgideğer arkadaşım, MB ile tanışalı çok olmadı. İlgimi çeken blog yazılarını okumaya da yeni başladım. Gerek hayata bakış açınızla , gerekse bloglarınızla sizi de okuyacağım blog yazarları listeme almış bulunmaktayım. Bu yazınızla ilişkili bir yorum yapmak istiyorum: Dershaneler market, etüt merkezleri ise mahalle bakkallarından farksız! Ben öğrenciyken, bu ülkede dershane yoktu. İşinin ehli öğretmenler, doktorlar, mimarlar, sanatçılar vardı yine de ! Üstelik, test çözme manyağı değil, düşünen, araştıran, irdeleyen gençler yetişiyordu okullardan. Üç kuruş fazla kazanmak için, eğitim emekçilerine de bilgisiz maskaralar gibi davranılmıyordu. Asıl arsız olan sistemin ta kendisi. Sevgiyle kalın.

zelinartug 
 22.07.2008 15:40
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim Öncelikle aramıza hoş geldiniz. Öğrenci olduğum yıllarda bir , iki en fazla üç dershane vardı. Çocuklar ilkokuldan itibaren test çözmüyor, dershanelere gitmiyor, çocukluklarını yaşıyorlardı. Ama o zaman ki eğitimde böylesine yetersiz değildi. Sizinde belirttiğiniz gibi sistem arsız ne yazık ki. Olan öğrencilere oluyor. Sevgilerimle  23.07.2008 0:41
 

Tekrar girmesinde bir sorun yok bence. Nasıl olsa kayıt yaptırmayacaklar başkasının hakkını yemeyecekler fakat dersaneler yakında bezlerini caddelerin en işlek yerlerine asarlar, ÖSS 1. dersanemizden, diye. Ne yazıkki eğitimin içinden biri olarak ve gelecekte öz çocuğunu bu sisteme verecek birisi olarak söylüyorum, yazık oluyor. ÖSS kalkacak, ünite dergileri kalkacak, çocuklarımız kolay okuyacak diyerek bir sürü yenilik yapıldı. ÖSS kaldırılmak bir yana bir sürü sınav ortaya çıktı. Ünite dergisi kalktı yerini internet kafeden ödev hazırlama geldi. Artık her sınıfımzda 1-2 tane okumaya geçemeyen öğrenci var. Dersaneler kalkacak diyorlar, merak etmeyin dersaneler kaldırılamaz isim değiştirir "pi" adıyla 3-5 kişilik sınıflarla yeni adla ortaya çıkar. Sınıfta kalma kalkınca en vasat öğrenci liseyi bile bitiriyor. Anne babanın aklına "İyi kötü liseyi bitirdi özel dersle, dersaneyle ÖSS'yi kazanabilir." diyerek ilhama geliyorlar. Sorunlar çok çözüm yok. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 15.07.2008 11:13
Cevap :
Kayıt yaptırıp yaptırmamaları önemli değil çünkü taban puanlarını yükselttiler. Tabii eğitimci değilim. Bizim zamanımızda üniversite kazanmış öğrenci tekrar üniversite sınavına girmek isterse kayıt olduğu üniversiteyle ilişkisini kesmek zorunda kalıyordu. Birkaç yıl uygulandı sonra kaldırıldı. Dershaneler de bu tip ödüller koymazlardı. Çünkü onların da en büyük kazancı aynı dershaneye gidip üniversite sınavını kazanmış olan öğrencilerin çokluğuydu. Hoş o dönemlerde topu topu iki en fazla üç dershane vardı. Beş dersten kalan öğrenciye sınıf geçme hakkı tanıyan vb. bir eğitim sistemi, sizinde belirttiğiniz gibi son sınıfa geldiğinde doğru dürüst okuma yazma bilmeyen öğrenciler. Bu da yetmiyormuş gibi her şeyi sahip olduğu parayla elde edebileceğini sanan veli topluluğu. Bir tanıdığım,velilerin çocuklarını kayıt ettirmeden önce dershanenin ne ödül vereceğini sorduklarını belirtti ki bu kişi de bir öğretmen. Olan okumak isteyen öğrencilere oluyor. Yazık hemde çok yazık Selamlarımla  16.07.2008 12:32
 

ISIN HANIMCIGIM,MERHABALAR..! ELBETDE DERSANELER TAMAMEN TiCARi AMACLI BiR KURUM..BUNUDA ZATEN BUTUN AiLELER BiLiP,DEDiGiNiZ GiBi COCUKLARINI TAM BiR YARIS ATI GiBi YETiSTiRiYORLAR...ONLAR HiC COCUKLARININ UNiVERSITEDEN MEZUN OLUP,HAYAT UNiVERSiTESiNDE NASIL BiR BASARI SAGLAR DUSUNCESiNDE OLAMIYORLAR MALESEF...! "CITROEN" OTOMOBiL ise YARIS ATLARININ MUSABAKA KUPASI SANKi...DEVLET EGiTiMDE YANLIS BiR POLiTiKA iZLiYOR,MALESEF BiZ AiLELERDE BUNA ALET OLUYORUZ iSTER,iSTEMEZ...! ASLINDA HER COCUGUN KABiLiYET ve SEVGiSiNE GORE MESLEK SECiMi OLUP,ONA GORE EGiTiM VERiLMELiDiR DiYE BEN DUSUNURUM..! BU SiSTEMDE iLKOKUL 5.ci SINIFDAN iTIBAREN,COCUGUN BELiRLEYiCi BiR YOL HARiTASINA SAHiP OLMASINI SAGLAR..BUNA GOREDE ZATEN DERSANELER OTOMATiKMAN ORTADAN KALKAR..! (Simdi bundan sonra dersaneciler elbetde beni sevmiyeceklerdir..:)) ) SiZE SEVGi ve SELAMLARIMI YOLLARIM.... NECiP KONi - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 14.07.2008 10:54
Cevap :
Aslında işin can alıcı noktası, hayat okulu ya da sizin ifadenizle hayat üniversitesinde nasıl bir başarı sağlayacakları. Burada en büyük sorumluluk aileye düşmekte ki zaten ailenin de çocuğuyla aynı kafa yapısına sahip olduğu yaptığı açıklamalardan belli. Dereceye giren oğlu için babanın verdiği beyanat daha çok iç acıtmakta. “Geçen sene dershanenin verdiği araba sözünü yerine getirmediği onun yerine laptop hediye ettiğini, oğlunun hakkının araba olduğunu, bu yıl seçme yapmayacağını” söyleyen bir veliden ne beklenebilir ki. Yine dereceye giren öğrencilerden biri, bir arkadaşının onlardan çok çalışmış olmasına rağmen daha geri sıralarda yer aldığını umursamaz bir şekilde vurgularken başarısını da stres yapmamaya bağlamış. Ülkemizde zaten herkes eşit şartlarda okuma fırsatını bulamazken.Bu kendini bilmez nitelikteki açıklamalar insanı daha çok üzüyor. Ödül kazanmak uğruna kaç gencin gelecek hayalleriyle oynadılar. Sevgi ve Selamlarımla  14.07.2008 12:17
 

Çok önemli bir konuya değinmişsiniz evet bu olayın adı başarı değil bilakis bencillik,çıkarcılık ve acımasızlık.Ülkenin en zeki gençleri olmaları nezdimde hiç bir önem arzetmiyor.Yazık bu gençlere yazık ailelerine ve en büyük yazıkta onların bu fiili işlemesine önayak olanlara...

ezgi sıla 
 13.07.2008 15:04
Cevap :
Yorumunuza tamamen katılıyorum. Bu gençler sizin belirttiğiniz gibi benim gözümde de beş para etmezler. Herşeyi para ile ölçen bir toplum haline geldik. Benim anlamakta zorlandığım nasıl oluyor da bu gençlerin aileleri bencilce düşünen çocuklarını uyaracaklarına destek veriyorlar. Kaç gencin geleceğiyle oynadılar. Sırf ödül kazanmak için. Boşuna denilmemiş “Ağaç yaş iken eğilir” diye.Bu arada aramıza hoşgeldiniz Sevgilerimle  13.07.2008 19:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster