Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '06

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1820
 

Artık hasta Osmanlı yok! İhtiyar Avrupa var

Artık hasta Osmanlı yok! İhtiyar Avrupa var
 

Nedir bu Avrupa hayranlığı ikiyüz yıldır ? Nedir bu Avrupanın kendini beğenmişliği.. Beşyüz yıl önce Avrupanın hali nasıldı? Ya bin yıl önce? Ya daha öncesi? Bizans imparatorluğundan başka hangi imparatorluk kurulmuş bu kıtada ? Avrupada medeniyet ne zaman doğmuş. Kan emici, sömürgeci, kendilerine imparatorluk diyen insanlık müsvettesi 19.yüzyıl devletleriyle mi?. Dünyayı iki büyük savaşla kan gölüne çeviren, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan, kendinlerinden olmayanları hayvan gibi gören bencil devletlerle mi? Sonra, kendilerini kendilerinden korumak için ortaya koydukları Kopenhag kriterleriyle mi?

Artık yeter...

Biz Büyük Hun impratorluğunu kurduk. Biz Büyük Selçuklu imparatorluğunu kurduk. Osmanlı imparatorluğunu kurduk. Avrupada kaç devlet dört kıtaya yayılan bir imparatorluk kurmuş?
Biz, ilmi kendisine hasretmeyen, tüm insallığa karşılıksız yayan, ismi duyulmamış, ama keşifleri insanlığın elinde yücelmiş mütevazi bilim adamlarının omuzlarında yükseldik.

Newtondan önce yerçekimini keşfeden ve Avrupaki banaz düşüncenin dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyenleri katlettiği sırada, dünyanın yarıçapını şu anki ölçüme en yakın hassasiyette bulan BİRUNİ ile..


9.yüzyılda ikinci dereceden bir polinomu katsayılarının işaretine göre 6 sınıfa ayırarak sistematik olarak köklerin nasıl bulunacağını gösteren, Logaritmayı ortaya koyan ve 0'ı matematiğe kazandıran HAREZMİ ile...


Akıl yoluyla insanın kopyalanabileceğini 8. yüzyılda ortaya atan, modern kimyanın kurucusu Lavosier'e kitaplarıyla öncülük eden CABİR HAYYAN ile..

Ve on asır boyunca dünyada tıp deyince akla gelen en büyük alim, tıp alanında on asır kitaplarıyla hekimlerin öncüsü olan İBN-İ SİNA ile...

Fergani, Razi, Sabit Bin Kurra, Heysem, Ebul Vefa, Battani ve sayamadığımız insanlığa hizmet etmiş daha nice alimlerle yüceldik.

Bu bilginlerin, ne Edison gibi serveti ne de Einstein gibi popüleritesi oldu. Bu bilginler medreselerinde ilimlerini yaymaktan başka bir şeyle meşgul olmadılar.

Biz, bize tabi olan hiç bir milleti asimile etmedik... Yok etmeye çalışmadık.

Size sorarım, Amerika'nın yerli halkı 50 milyon Kızılderiliye ne oldu? Avustralya'nın kısırlaştırlan yerli halkı Aborjinlere ne oldu? Norveçin yerli halkı Samilere ne oldu? İnkalar, Güney Afrikalılar, Cezayirlililer, Libyalılar, Hindular, Vietnamlı'lar, Irak'lılar, ve diğerlerine ne oldu...?

Kurtulanlar ayakta kaldı, kurtulamayanlar gözlerden uzakta yok olup gitti.

Ve bu vahşeti, bu kan emiciliğini, ikiyüz yıldır bize medeniyet diye satıyorlar.

Avrupa Birliği bizi almak istemiyormuş...

Biz Avrupa birliğinden alacağımızı aldık. Avrupa Birliği bize geçmişimizi hatırlattı. Sonradan görme halleriyle, insanlığı hatırlattı. Çalışmayı, gayreti ve güzel iş yapmayı hatırlattı.

Avrupa bizi oyalıyor çünkü; kendinden bağımsız bir Türkiye'nin atalarından kalan mirasını kullanabileceğinden ve tekrar yükselebileceğinden korkuyor. Bizi olmayan bir varış istasyonuna yolculuyor. Birde olmayan bir istasyona giderken raydan çıkmakla korkutuyor.

Bizde unuttuğumuz ve koptuğumuz ilmi yakalamak için Avrupa'ya girmeye çalışıyoruz. Biliyoruzki kalkınma ilimle olur. Biz ilmi büyük oranda aldık gerisi gayretimize ve ilme sahip çıkmaya kaldı.

Bundan sonrası bize yeter, varsın Avrupa bize katılmak isterse istesin. Bırakın onlar şu yükseldikleri zirveden geri düşsünler. Gün bizim günümüzdür. Bu çalkantı yükselmenin hareketidir. Yeter ki inanıp birlik olalım. Türkü, Kürdü, dindarı, laiki, solcusu, liberali, herkesimden her parçasıyla, farklılıkları güce dönüştürelim.. Bu genç nüfusla, bu girişimci ruhla, ihtiyar Avrupa'yı siler süpürürüz.

Artık hasta Osmanlı yok, İhtiyar Avrupalı var...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İkinci Dünya Savaşından çıkan Avrupa şunu gördü; Dünyanın yeni efendileri Amerika ve Rusya karşısında gelecek zamanda sömürge olacaklar. Çare neydi? Ekonomik güçlerin birleştirilerek denge unsuru olarak ortaya çıkabilmek. Özeti; Artık devletlerin tek başlarına bağımsız olarak yaşamaları pek olası değildir. Geleceğin dünyasında, gruplaşmalar olacak ve herkes tercihi doğrultusunda yerini alacaktır. Tartışılan şu olmalıdır. Türkiye nerede etkin, Nerede Başrol oyuncusu? Nerede grubunda sürükleyici olabilir? Denge unsurları; Amerika, kısa süre sonra Çin, Avrupa birliği ve Rusya'nın içinde olacağı; İran, Suriye, Hindistan (Belki Fransa)

Canmehmet 
 06.12.2006 22:41
Cevap :
dediğiniz gibi, bir tercih yapmamız lazım, yine denge politikası, eskiden amerika kolaycılığı vardı. ama şimdi amerikaya müttefik demek o kadar kolay olmayacak, doğru karar vernek dileğiyle 1.dünya savaşındaki gibi bir yanlış karar ve 100 yıl daha yerinde sayma şanssızlığına uğramayız. Daha yeni toparlanıyoruz.  22.12.2006 9:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2622
Kayıt tarihi
: 28.11.06
 
 

İnsanca yaşamaya çalışan, zaman zaman düşen, zaman zaman kalkan, zaman zaman kaygılara kapılan, zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster