Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
717
 

Artık iki büyük mü var?

Artık iki büyük mü var?
 

Yazıma başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki ben bir futbol takımının taraftarı değilim. Ben futbolu seven ve takip eden, futbol hakkında yorum yapmayı seven bir insanım. Başlığımda sözünü ettiğim 2 büyükten biri Fenerbahçe, diğeri ise benim BJK GS SK diye adlandırdığım takım. Hiç kimse aksini idaa etmesin ki resmen iki büyük diğer büyüğe karşı birleştiler. Ve sonuç olarak artık Türkiye'de sadece iki tane büyük kaldı.

Her fırsatta birlikte Fenerbahçe'ye karşı hareket eden bu diğer büyük takım, geçenlerde yine bir bildiri yayınladı. Beyaz bir sayfa açılması gerektiğini hakemlerin fahiş hatalarının hep F.B lehine gerçekleştiğini söylediler. Bu büyük takımın sevgili yöneticilerine ufak minicik hatırlatmalar yapmak istiyorum.

Ankaragücü-F.B Önder Turacıya yapılan son derece bariz iki tane penaltı verilmedi, Kayseri-F.B Edu göğsüyle topa dokunduğu için oyundan atıldı, B.J.K-Trabzon ligin bitimine çok az kalmışken ve Trabzonspor maça asılıyorken hakem tarafından Trabzonlu Barış'a nedeni hala bilinmeyen bir kırmızı kart çıktı, G.antep-G.S Servetin attığı gol bariz ofsayttı, K.Erciyes-B.J.K kupa finalinde Beşiktaş kupasız kalmasın diye Erciyes'in yüzde yüzlük penaltısı verilmedi. Ve daha bir gün önce beyaz sayfa açan G.S li Sabri'nin yaptığı bariz penaltı verilmedi. Bunlar sadece bazıları, daha ne çok vardır unuttuğum, yazmadığım.

Türkiye'de artık lig diye birşey kalmadı, büyükler kalmadı, futbol kalmadı. Sadece Fenerbahçe doğru şeyler yapıyor, diğerleri de ona yetişemediği ve ulaşamadığı için böyle komik beyaz sayfalar açıyor. Kendi tribünlerini dolduramayan, ya da doldurup da kavgaya gürültüye ortam hazırlayan, rakibi yumruklayan, hakemi iten futbolcusuna sahip çıkmayı bırakın, hakkımız yendi diyen, F.B lehine verilen her hatalı kararda kol kola omuz omuza bildiriler yayınlayan, mazaret bulamayacağı yenilgilerden sonra komik açıklamalar yapıp, ardından söylediklerini yapmayan, Avrupa'ya bizi rezil eden, çevik kuvvetle korner attıran takımların başarılı olabileceğine, 100 000 000 avro gelir elde edebileceğine, 30 000 kombine satabileceğine inanabiliyor musunuz? Onlar da inanmadıkları için güçlü rakiplerine karşı birleştiler ve komik olmaya başladılar.

Ben bu takımın taraftarı olsaydım bu yapılanlardan utanırdım. Büyüğüm demeye utanırdım, çünkü büyükler diğer büyüklerle birleşmez, rakip olurlar. Yarışırlar, malup da olsalar ağlamazlar!!! Ama öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bugün Fenerbahçe'nin Chelsea 'ye farklı yenilmesini medyada dahil olmak üzere herkesin istediğine eminim. Maç sonrası manşetlerinde Bravo Fener yerine, Fenerbahçe Rezil Oldu başlığını atmak istediklerine eminim.

Futbol da bir orta oyunudur gidiyor, kimse de sesini çıkartmıyor. Ağlamayana mamanın olmadığı bir ülkede ne şampiyonluğun ne de büyüklüğün önemi kaldığını düşünüyor, BJK GS SK ya tek rakiplerine karşı başarılar diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

önce bjk-fb kupa maçının hesabını verin sonra nobrenin pozizyonlarını yorumlarsınız nobre fb de oynarken sahtekar diye tempo tutanlar şimdi onu savunuyor gerçekten birleşenler küçük oluyor doğrular sadece işinize gelenler değildir büyüklükte herkesle muattap olmamaktır.

tony montana 
 08.04.2008 15:54
 

Haklısın buyukler bırleşmez ancak rakip olur? yani bu görüşe diyecek bi şi yok o zaman küçükler birleşir di mi! enteresan bir bakış açısı doğruları soyleyenler birleşmiş oluyor lehıne hata yapılanlar susuyor her kım olursa olsun maalesef bu boyle, ve de unutulan dunya kadar pozısyon oluyor bu da cok normal ama ben bir hatırlatma yapayım kımseye değmeden kaleye gıren Ankara'da ki gol Nobre'nin eline değmiş gibi değerlendirildi bilmem hatırlayabıldın mı?

ADNAN gökalp 
 08.04.2008 14:20
Cevap :
Aslında benim anlatmaya çalıştığım şey pozisyonlar, haksız penaltılar değil. Benim söylemeye çalıştığım B.J.K ve G.S nin ne kadar kötü yönetildiği. Bu kadar yanlışlara rağmen hala tenkit edilmediği. Birde üstelik, ortalığı bulandırıp, tek bir camiayı rakip, hatta düşman seçip, önünü kesmeye çalışmaları. Son olarak küçük bir not, Serdar Bilgili hala beşiktaşın başkanı olsaydı bugün emin olun ki herşey çok ama çok farklı olurdu beşiktaş adına. Çamur atmakla değil yapılanmakla, kurumsallaşmakla uğraşan bir başkandı kendisi.  08.04.2008 16:49
 

Çok güzel anlatmışsın yaşananları, tebrik ediyorum.

Engineer 
 07.04.2008 20:35
 

Ben, bir takımın taraftarı değilim diyorsunuz ama ufaktan ufaktan gönlünüzdeki takımın ipuçlarını sergilemişsiniz yazınızda. Böyle hissettim. :)) Kendini bilmez bir kaç kişinin yaptığını bir takıma veya takımlara mal edemezsiniz. Bunların aksini düşünenler de var. Bu düşünenler, o gece, Fenerbahçeli idiler. Bir Bursaspor ve Galatasaray taraftarı olmama rağmen o gece Fenerbahçe ile gurur duydum. En az onlar kadar çoşkulu, en az onlar kadar mutlu idim. İçimdeki çoşku eve sığmadı dışarılara taştı. :)) Futbolun kaynaştırıcı yönüne inanmayanlara rağmen biz yine o gece Fenerbahçeliyiz! :)) Sevgiler

***BİRGÜL*** 
 07.04.2008 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 711
Kayıt tarihi
: 09.12.06
 
 

Anadolu üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. Profesyonel olarak müzikle uğraşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster