Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2625
 

Aşeriyorum...

Aşeriyorum...
 

Emin ol, "Sen âlasın"...


Suni gübre yüzü görmemiş yaylalarda yetiştirilmiş, alt kısmı kırağı pembesine çalan, üstü sağlıkla gülümseyen kütür kütür domatesle, toprak kapta anneannemin mayaladığı taş gibi tutmuş yoğurttan canım çekiyor! Yanında bir çanak dövme tuzla domatesi banıp banıp ısırmak, yoğurda bin yıldır aç kalmışçasına kaşık çalmak ve yanı sıra sapları yem yeşil ama yumrusu yeterince büyümüş akbaşlı taze soğandan katık yapmak istiyorum! Doğallığa aşeriyorum.

 

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında, çıplak ayaklarla, körlemesine koşmak istiyorum! Ayak parmaklarımın arasından çamurlar fışkırsın, tabanlarımdan eteklerime sıçrasın, iliklerime kadar ıslanayım, ama durmadan koşayım istiyorum… Ben koştukça, hayatın getirdiği kedere ve hüzne dair ne varsa arkamda kalsın, bana yetişemesin istiyorum… Sık sık kapımı çalan hüzünden arınmaya aşeriyorum…

 

Daha evvel hiç duymadığım bir fıkra dinlemek çekiyor canım! Biri bana anlatsın, ben sonunda gülerken, sağ ayağımla tepineyim, tepinirken ayağım acısın, masaya çarpayım, hatta sandalyeden düşeyim istiyorum! Yerlerde yuvarlanayım, gülmekten yarılayım! Gülerken gözlerimden yaş gelsin, çenem acısın, hatta karnıma ağrılar girsin! Katıksız, katkısız, sırf mizaha aşeriyorum…

 

Henüz bira tenekeleri ile kirletilememiş, kimselerin bilip de gidemediği dağlarımın zirvesine çıkıp; şöyle uçsuz manzaraya karşı bağdaş kurup oturmak istiyorum. Daha düşlerine erkek eli değmemiş bir genç kızın parmaklarından çıkma oyalarla süslenmiş çemberi, katlayıp alnıma bandana diye sarmak, ardından bir parmak şıklatmasıyla beynimin derinlerindeki Kerimoğlu türküsünü başlatmak geliyor içimden.

Ağır çekim yerimden kalkmak, şöyle kaykılıp, kollarımı kaldırmak istiyorum! Kulaklarımda, “Oyna len kör Arabım, sen oyna, senden başka yiğit kalmadı” sözleri çınlarken, yurdum ahvalını düşünüp; meydandaki yiğit gezinenlere eseflenerek diz vurmak istiyorum! Öfkemi diz vuruşlarıma saldıkça, kanayan dizlerime aldırmadan, çaresizlik transında kendimden geçmek istiyorum! Gerçekten yiğit duruşlu, Mustafa Kemal bakışlı yöneticilere aşeriyorum!

 

Bir sihirli formül çekiyor canım! Bir parçası eski simyacılarda kalmış, bir parçası dünyayı terk etmiş bilgelerin elinde, bir parçası doğmamış çocuklarda, son parçası ise ölümün sol arka cebinde saklı olan; tüm insanlığı salt kardeşlik ve barışa sürükleyecek o eşsiz formülü bir araya getirmek istiyorum! Katıp kaynatıp tüm malzemeleri, elde ettiğim en yoğun karışımı insanlığın içtiği sulara karıştırmak istiyorum… İçenin içinden, öfkeye, kızgınlığa, savaşa, nefrete, açgözlülüğe, ikiyüzlülüğe dair ne varsa, alıp götürsün; yeryüzü cennetimiz olsun istiyorum! Olsun ki; insanoğlu başka cennetler uğruna can almaktan ve can vermekten kurtulsun diliyorum! Saf insanlığa aşeriyorum…

 

Ve son olarak; ruhumun parçası, öteki yarım, sevdalım, sevenim, sevdiğim ile… Maviye çalan duvarları olan, tavanı gün batımı pembesine boyalı odamızda… Çiçekli nevresimler geçirilmiş battaniyenin geriye doğru atılmış aralığından gözüken bembeyaz çarşaflı davetkâr otağımızda… Gün ve gece kavramını yitirip; akşamlara kadar sohbetler etmek, sabahlara kadar tende erimek çekiyor canım! Ruhumla sevişmelere aşeriyorum…

Bütün insanlık aynı değerlere aşeriyor mudur, bilmiyorum...

...

Bekir Gümüş bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saflık, insancıllık, toplumsalcılık ve erdem adına... Her satırı can alıcı ve hüzünle karışık umut tomurcukları taşıyan bahar dalları gibi... Özellikle de şu "sihirli formül"; ne kadar anlamlı ve gizemli yerlerden derlenmiş ve o derecede özlemi çekilen bir formül. Biz erkekler şu 'aşerme' konusunda doğal bir biyolojik eksiklik içindeyiz. Ama mutlaka bizde de karşılık geldiği bir hal vardır :-) Bu muhteşem satırlara, saflık, insancıllık, toplumsalcılık ve erdem adına sonsuz selamlarımla... Güzel, güzel yazan elleriniz ve hisseden yüreğiniz dert görmesin...

Ersin Kabaoglu 
 14.04.2011 12:31
Cevap :
Cem Karaca'nın "Şeker ezdim sana, bal süzdüm, yüreğimden mısra çektim, şiir düzdüm" mısralarını taşıyan şarkısını bilirsiniz. İşte şarkının bu bölümü sizin yorumunuzu anlatıyor. Süzülmüş yorum... Devamında "bir fısıltıya hapsettim içimin tüm çığlıklarını" der. O bölümde ise hem sizin son yazınız; http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=300750 "Güncele yüksek bir tepeden bakmak" var hem de benim bu yazım. İçimize hapsettiğimiz çığlıklardır sessiz yazılarımız... Aşermek, bir şeyi saplantı derecesinde çok istemek olduğuna göre, muhakkak sizde de bir karşılığı vardır. :) Benim çekinerek verdiğim linke gösterdiğiniz inceliğe çok teşekkür ederim. İnsanlığın, arzu ettiğimiz erdeme ulaşmasını biz göremeyiz sanırım. Doğa müsaade ederse gören nesiller olur belki... Güzel, güzel düşünen beyninize; zarif, zarafeti duyumsayan yüreğinize içten selam, sevgi ve saygılarımla... Tekrar teşekkür ederim...  15.04.2011 9:44
 

Neden mi böyle dedim. 300 civarında okunup 34 yorum alması hoş bir şey. Demekki her 10 okuyandan biri birşeyler yazmaya gerek duymuş. Eksik kalmak istememiş kimse.. (Yada yorumcular da yazmaya aşermiş diyelim mi buna?) Sevgilerimle..

Murat SEVGİ 
 22.03.2010 0:10
Cevap :
Okuyan ve yorumlayan her bir dosta-arkadaşa-okura selam olsun... Elbet yazının içinde kendilerinin de aşerdikleri bir şeyler muhakkak bulmuş olmalılar... Hepimizin güzel günlere aşerdiğimizse bir gerçek... Çok teşekkür ederim sizin de bu naif ve içtenlikli katkınıza. Var ve daim olasınız. Saygımla.  22.03.2010 0:42
 

ben de bu aralar şiir aşeriyorum ablam. canım bi şiir çekti ama :))

Sokrates 
 19.03.2010 20:12
Cevap :
Ablasının bir tanesi, çok şükür sitemizde, çok iyi şiirler yazan şairlerimiz var. Bu isteğini yerine getireceklerdir. Ama senin yazmak çektiyse canın, otur yaz ablam. :) Çok teşekkür ederim yorumuna. Sevgim ve saygımla sana.  20.03.2010 20:22
 

Sevgili hocam, aşerdiğimiz şeylerde oldu, eremediğimiz şeylerde.Bütün bunların gerçek olması için aşermekmi lazım.:))) Bütün güzellikleri tadında ve zamanında yaşamak dileğimle.Kucak dolusu selam ve sevgiler.

çalıkuşu 
 18.03.2010 9:17
Cevap :
Kucak dolusu selam ve sevgi benden Çalıkuşu'm. :) Aşermeden yaşanmaz mı, diye bir soru çeşidi yok ki :) Hele de bu ülkedeyseniz, başınızdakiler gittikçe diplere çekiyorsa yürütmeyi, kapitalizm ve ona bağlı karteller dünyayı inanıda kirletirken mümkün mü aşermemek... Sevgim ve saygımla sana güzel Çalıkuşu'm.  18.03.2010 19:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 3634
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2053
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster