Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
566
 

Aşı yerine önerilerim

Aşı yerine önerilerim
 

Sağlık konusundaki gelişmelerin hiç de bu denli tartışılanını ne görmüştük, ne duymuş…

Anımsar mısınız, bir zamanlar ‘deli dana’ diye bir hastalıktan söz edilmişti uzun uzun; bu güne değin danaların neden delirdiğinin ‘gerçeğini’ öğrenemedik; söylentiler, siyah et tüketimine darbe, şu, bu…

Sonra…

Daha dün gibi aklımızdadır! ‘Kuş gribi’ diye anılan, nedense kilometrelerce ötelerden gelip ülkemizde etkisini gösteren bu mikropluk için, köylerdeki tavukların diri diri ya gömülmesine, ya da öldürülmesine tanık olduk! Neden mi? ‘Kuş gribi’, kanatlı olduğu için tavukları etkilemişti de, nedense, insandan başka memeliye zarar verebileceği hiç söylenmemişti! Olan, ülkemizin birçok yerinde tavuk üretimi yapan girişimcisine olmuştu!

Yalnız onlara mı? İzmit yakınlarını, Mudurnu yakınlarını bir anımsayın…

Evet…

Şimdinin baş belası da ‘domuz gribi’…

Kuşa, tavuğa, danaya tamam da; domuza tamam demek bize aykırı değil mi?

Dünyanın, domuz eti tüketilen ülkelerinde bizdeki telaş, bizdeki gürültü, bizdeki panik yok; bizde günlerdir yaşananlar hem içler acısı, hem de düşündürücü!

Sağlık Bakanı’ndan başlayalım…

Daha bu sabaha değin aşının vurulmamasından doğacak ‘ölümlerin’ arkasına düşeceğini söylerken, n’oldu da ’24 yaşın altındakiler aşı yaptırabilir’ demeyi gerekli gördü? Konu insan sağlığı olunca düşünmeliyiz arkadaşım…

İkinci olay ‘gribin’ kendisi…

Bilim adamlarımı yanıltıyor insanlar, yoksa bu olaydan ‘denildiği’ gibi rant mı elde etmek isteyenler var? Bilim adamı, diğer griplerden ‘daha az’ zararlı olduğunu üstüne bastıra bastıra söylerken, bu güne değin neden ‘normal grip’ için böyle bir alım (milyarları aşan bir miktar olduğunu duyduğumda şaşırdım) gereksinilmedi, neden ‘domuzun’ gribi bu denli önemsendi?

Üçüncüsü, yitirilen yaşamlar…

Hasta yakınlarının anlattıklarına göre ya ‘hastaları grip değil’, ya da ‘hastalarına o gribi hastanede bulaştırdılar’…

Üstelik öylesine ki, ‘arkasına düşeceğiz’ diyorlar! İnanılacak gibi değil gelişmeler.

Ben mi ne yapacağım?

Ben yaptırmayacağım gibi, yakınlarıma da ‘yaptırmayın’ diyorum.

Şunları da söylüyorum:

Ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.

Arkadaşlarınızla yakın aralıklı konuşmayın.

Öpüşmeyin.

Fazla kabalık yerlerden çok sakin yerleri yeğleyin.

İyice yıkadığınız meyveleri yiyin, temiz havayı seçin…

Aşı yerine, bunlar da benim önerilerim.

(http://yenimuhalefetport.com/index.asp?icerik=6&hktgid=8&hid=47)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşıya gerek yok diyenlerdenim, milletcek nasıl olsa her işi Allah havale etiğimiz iççin, Allah korusun, olmaz bize bişicikler. Bloga hoş geldiniz, bol paylaşımlı yazılarınız olsun...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 04.11.2009 14:45
 

Değerli Dost. Blog'a katılmanıza sevindim. Saygılar, sevgiler.

TURGUT ÇELİK 
 04.11.2009 12:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 357
Kayıt tarihi
: 29.10.09
 
 

Selam ... Yaşam bir garip labirent, karışık bulunca karışıyor. Öyle çok ayrıntı var ki, onları si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster