Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
7343
 

Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız?
 

Sevmek üzerine, aşk üzerine konuşuyor, şarkıları, yazıları hep o konuya adıyoruz. Aşkı seviyoruz, sevmeyi sevilmeyi, bunlar tamam da, ya bunu yaşamak için seçtiğimiz kişiyi seviyor muyuz gerçekten?

Sevmek deyince neler gelir aklınıza? Olduğu gibi sevebilir misiniz birini? Tüm halleriyle, tüm şartlarıyla, beklentisiz, çıkarsız, umarsızca... Sadece yanınızda olmasını, şartlar ne olursa olsun sadece onun bir parçası olmayı kabullenebilir misiniz? Yoksa hayatının odak noktası mı yapmalı sizi? Hey, siz onu mu yoksa kendinizi mi seviyorsunuz bu durumda? Aramadı, sormadı, öpmedi, koklamadı, evlenme teklifi etmedi, annesiyle tanıştırmadı, hatta evli biriyle birlikteyseniz, hala karısından/ kocasından ayrılmadı, çocuğunu, işini, arkadaşlarını benden önce tutuyor......

Bu liste böyle uzar gider. Aşkta bencilliğe yer yoktur demişti bir arkadaşımız bir yorumunda; ben de aşkın zaten kendisi bencildir, yanıtını vermiştim. Aslında ikimiz de aynı şeyi savunuyorduk karşıt düşünüyor gibi görünmemize rağmen. Evet haklı, aşkta bencillik olmaz, olamaz. Olmamalı demiyorum. Gerçek aşkı bulunca zaten olmalı mı olmamalı mı tartışmasının ne denli saçma olduğunu göreceksiniz. Görmenizi canı gönülden diliyorum. Evet, ondan kopmak istemiyorsunuz, biliyorum. Ama onu kendinize mahkum etmek kadar bencilce bir şey olamaz. O zaten aşıksa size, en gönüllü mahkum olacaktır ki. Ama, karşınızdaki sizin kadar aşkla dolu olmayabilir bazen. Tamam, aşıktır belki kendince ama sizin gibi hayatının tümü yapmamıştır sizi. İşte bencillik kavramı burada ortaya çıkıyor. Gerçek aşıksanız, onu öyle kabullenirsiniz. Bu sizi rahatsız etmez. Hep yanınızdadır zaten o, hep içinizde taşırsınız. Arada vücutlu haliyle buluşabiliyorsanız, dokunabiliyorsanız ne mutlu size. Altından daha değerlidir bir aşık için o zamanlar. Aşkına karşılık bulduğu için, sıcaklığını hissedebildiği için, ondan güzel sözler duyabildiği için mutludur. Evet, o ona mahkumdur ama asla tam tersini düşünmez bile. Sadıktır ona, hayrandır, dosttur, arkadaştır, yeri gelir hizmetkarıdır, sevgilidir ve içinden gelen tüm bu duyguları alabildiğine yaşar. istemez mi, ister elbet aynı şeyleri gönlü. Ama beklemez gerçek aşık. Benim için ne yaptın sorusunu sormaz, sadece verir. Verdiklerinin karşılığını da beklemez, aramaz, hesabını tutmaz.

Aşk bencildir deyişim de bundandır. Öyle bir esir eder ki, öyle bir kuşatır ki bencilliğe bile hakkın yoktur. Soramazsın neredeydin, kiminleydin. Baskı yapamazsın, reddedemezsin, suistimal edilirsen vay haline. Ama bir düşünsenize iki kişi aynı anda gerçek aşkı bulmuş birbirinde? O zaman kızabilir misiniz aşk bencil diye? Yok öyle hesap kitap işte. Aşkım tek taraflıysa olmasın, karşılıklıysa olsun. Bu kumarı oynuyorsan, aşka gebeysen ya hep ya da hiç kuralı işler. Siz hiç ben biraz hamileyim, çok hamileyim diye birşey duydunuz mu? Ya hamilesin ya da değilsin. Ya aşıksın ya da değilsin. Seçim senin, karar senin. Beklemeyeceksin, korkmayacaksın. Korkuyorsan yanaşmayacaksın. Hesapla kitapla uğraşmayacaksın. Uygun mu değil mi bakmayacaksın. Şartlar uygunsa ben aşık olayım hazır ortamı varken diye birşey yoktur aşkta. Var diyen olursa da ona tek cevabım aşka böyle şeyler yüklememesini söylemek olur. O sizin dediğiniz aşk değil, ilişki o. İlişkilerin çeşitleri olduğunu biliyorsunuz. Ama gerçek aşk ilişkisi böyle başlamaz. Seni seviyorum derken ben de seni demesini bekleyerek söylemez aşık insan. A, tabii ben de seni seviyorum diyorsa, o zaman değmeyin keyfine.

Kısaca özetleyelim. Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız? Bencillik yoksa içinizde ona karşı, beklentiniz yoksa, ben yapıyorum o neden yapmıyor demiyorsanız, 24 saat uyur uyanık, kısaca her an onu düşlüyorsanız, hayatınızla ilgili planlar yaparken bile elinizde olmadan onu da dahil etmiş ve öyle düşünüyor buluyorsanız, onun her halini kabul edebiliyorsanız, ona ait herşeyi sevmeye başladıysanız; onu düşününce kendizi garip bir şekilde gülümserken buluyorsanız, adını duymak bile sizi heyecanlandırmaya yetiyorsa, onu düşündüğünüzde vücudunuz uyuşuyor, kalbiniz dörtnala koşuyorsa, kendinizi eskisinden daha güçlü daha pozitif hissediyorsanız, içinizden sebepsiz kahkahalar atmak geliyorsa, aşk filmi izlerken gülmekle ağlamayı birbirine kardeş edip gözyaşları içinde gülümsüyorsanız işte siz o zaman gerçekten aşıksınız. Bana da sadece tebrik etmek kalır çünkü gerçekten aşık olmak çok zordur ve hatta bir çok şanssız kişi bu duyguyu tadamadan gitmiştir öte alemlere. Ne mutlu ki siz yakalamışsınız. Bırakmayın e mi, aşıksanız onu asla bırakmayın. Çünkü sizi ondan daha fazla mutlu edebilecek, bütün hormonlarınızı çalıştırabilen başka birşey yok bu hayatta. Yakaladıysanız hiiç bırakmayın. Aşkla dolun, sağlıcakla kalın, sevgiler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben deli gibi aşığım desenize ama bir sorunum var hayatında birisi var ve ben ne yapacağımı bilmiyorum vazgeçmek istemiyorum 20 yıllık hayatımda bana beni tanıtan ilk insan o ve sevilmeye değer her ne olursa olsun ama ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ... AŞK BAZEN DELİ GİBİ SEVERKEN HER ŞEYE KATLANIP ONDAN VAZGEÇMEMEKTİR BELKİ DE SEVMEK VAZGEÇMEMEKTİR SÖZÜNÜN ANLAMINI İLK DEFA ANLADIM NE YAPMAM GEREKİYOR BANA YARDIMCI OLUR MUSUNUZ

emine sansli 
 11.05.2012 22:22
 

slm melda hanım.yazdığım yoruma görüş belirtmeden yayımlamışsınız sonradan fark ettim orada bir eksiklik yapmışım doğrusu keyfinizi kaçırmak istemem olmalıydı selamlar

Ümit İpekçeker 
 17.12.2006 22:54
Cevap :
Genelde hiçbir yorumu cevap vermeden yayına almıyorum ancak editörlerimizin bu yoğunlukta bazen gözünden kaçabiliyor. Onun için bazı cevaplar günler geçse de yayına çıkmıyor. Ama sizin her yorumunuza cevap yazdığıma eminim, bir daha gözden geçirin lütfen, sevgi ve selamlar size...  17.12.2006 23:12
 

Slm.Melda hanım.Bu yazınızı da ilgi ile okudum.İzin verirseniz katılmadığım noktalar olduğunu ifade ederek başlamak istiyorum.Sebeb sormayın.Söylemem çünkü söylersem yazımve ifade tekniği açısından şahaser olan yazınıza limon sıkmış olurum!.Keyfinizi hiç bir nedenle istemem.Şu kadarını söyleyeyim:Benim gibi iç savaş artığı,eski tüfek bir dinazor'u! da sadık okuyucularınız arasına kattınız ya size helal olsun!!''Eski dava''arkadaşlarım benim bu halimi görse her halde katıla katıla gülerlerdi vayyy eski silahşör romantik yazılar okur hale hale gelmiş derler; bu nedenle karizmayı çizdirirdim!!!Hiç önemli değil..Vakti zamanında bizi''kurşunlar''öldüremedi.alaylar,iraniler, ihtihzalar vız gelir tırıs gider..

Ümit İpekçeker 
 16.12.2006 9:32
Cevap :
:)))) Yorumunuzda tenkit unsuruna rastlayamadım sevgili Ümit, aksine yüceltici bir yorumda bulunmuşsunuz. Romantizm her alanda lazım, savaşlarda bile muhakkak birşeyin aşkı için savaşılmıyor mu? Ya vatan aşkı ya da mensubu olduğunuz topluluğun aşkı tetikliyor insanı, değil mi? İçinizdeki aşk ateşi hiç sönmesin, uzuuun süre de sizi hiçbirşey öldürmesin, sevgilerimle...  16.12.2006 13:05
 

Aşkı neden bu kadar tartışıyoruz biliyor musun? Adam gibi yaşayamadığımız için! Karşımızdakine o kadar çok şey yüklüyor ve ondan o kadar çok şey bekliyoruz ki, sonuçta böyle boş boş tartışıyoruz bu konuyu..

yeşimce 
 19.10.2006 17:24
Cevap :
Evet, beklentiler ne kadar fazlaysa aşk o kadar yıpranıyor. Teşekkürler katılımın için, sevgiler...  19.10.2006 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 177
Ort. okunma sayısı
: 2432
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Dünyayı, yaşamayı ama adam gibi yaşamayı, arkadaşlığı, dostluğu ve en önemlisi çocuğumu, müziğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster