Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2393
 

Aşık olmak mı? Ateşten gömlek giymek mi?

İnsan Ömründe bir kere aşık olur derler. Aşık olduğu kişiyle de evlenirse , hayat inanılmaz güzel olur derler. Derler de derler. Aslına bakarsanız aşık olmak o kadar basit bir şey değildir. Ama gerçekten aşık olan bir insana , aşkın onda yarattığı duygu ve hisleri tarif et deseler tam olarak tarif edemez. Evet bende insanların ömürlerinde bir kere tam anlamıyla aşık olabileceklerine inananlardanım.

Peki gerçekten aşık olduğumuzu nasıl anlarız? Aşkı tarif edebilir misin diye sorarsanız , size aşkı tarif edemem de , aşık olanın aşığını gördüğünde veya ismi geçtiğinde veya onu çağrıştıran onu hatırlatan bir durumda neler hissetiğini bir nebze anlatabilirsem belki , aşka buhulu bir cam arkasından bakmış gibi oluruz diye düşünüyorum.

Aşık olan , aşık olduğu kimseyi gördüğünde , biranda etrafındaki her şey önemsizleşir.Zaman kavramını kaybeder.Onu seyretmeye başlar.Bu öyle bir seyrediştir ki , çevresinde hemen fark edilir.Onun halini ,gülmesini ,kahkahasını , konuşmasını , bakışlarını , halini tavrını , giydiği elbisesini ,koluna taktığı çantasını veya onun özel bir eşyasını , hayran hayran seyreder.

Onun için , aşık olduğu insanın tüm çevresi sevilmektedir.Arkadaşlarından tutunda ailesine kadar.Çevresi çok şanslıdır hele hele ailesi.Çünkü onu devamlı görebilmektedirler.Kullandığı cep telefonuna bile gıpta eder.Çünkü o , onun o ipeksi tenine dokunmaktadır.Yanağına , kulağına dokunmaktadır.Numaralarını çevirirken o güzel gözleriyle ona bakmaktadır.

Aşık olduğu insanın sahip olduğu her şeye herhangi bir zarar gelmesi onu üzer ve özellikle onları elinden gelse korumak ister.

Aşık olduğu ile konuştuğunda nefesi kesilir. Saçma ve gereksiz laflar ağızdan dökülüverir. Çünkü o anda beyni aşık olduğunu seyretmekle meşguldür. Diğer görevleri boş vermiştir. Sanki beyin özellikle konuşma kabiliyetine ve diğer organlara kafanıza göre takılın beni meşgul etmeyin ben şuan gözlerle seyir halindeyim der.

Aşık olunanın yanındayken , herhangi bir gülünç durum oluştuğunda örneğin buzlu bir yolda yürüken ayağı kayıpta düştüğünde bütün dünya başına yıkılır. Halbuki başka kimselerle veya onun olmadığı bir durum olsa belki oda kendi haline gülecektir. Çabuk bozulur. Karizmayı yitirdiğine inanır. Hele birde aşık olduğu onun bu haline güldüğünde içi paramparça olur ama bir yandan da , olsun onu güldürdüm ya gerisi önemli değil der.

Aşık olmak gerçekten çok güzeldir. Hayatı sevdirir insana. Ama eğer aşık olduğu kimse bir başka kimseyi seviyorsa , aşkı platonikse , yasak bir aşksa işte o zaman durumlar biraz daha karışıktır. Yukarıda anlattıklarımı yaşar yaşamasına ama ek olarak bazı sıkıntıları da beraberinde yaşar. Aşığının aşık olduğu kimseyi kıskanır , kendisiyle karşılaştırma yapar , onun yanında olmadığı zaman daima üzgündür. Çünkü aşık olduğu kimse bir başkasıyladır. Şuan onunla konuşuyordur , onun gözlerine bakıyordur , onun ellerini tutuyordur , onun için endişeleniyordur vesaire vesaire. Bulunduğu ortamdan uzaklaşmak ister. Uzaklara kaçmak ister. Bazıları bunu başarır ama bazıları başaramayabilir. Daha az konuşur , daha az heveslidir. Aşk insanı olgunlaştırır lafı işte böyle gelmektedir. Çünkü kalbi tandırda kızaran kuzu gibi aşk ateşinde pişmektedir. Piştikçe de olgunlaşmaktadır. Gerçi o olgunlaştığını pek anlamaz ama olgunlaşmaktadır.

Hani derler ya , bir kere aşık olur insan ….İşte eğer o bir kere böyle bir şeyse , ömürü boyunca birdaha böyle şekilde ve bu kadar tutkulu aşık olmaz.Olamaz…Evet yeni limanlara yelken açabilir.Ama dünyanın öbür ucuna da gitse , yüreğinde beraber götürür o kalbini ve acıyı.Zamanla yüek yanması , yürek sızısına döner ve kalbi en sonunda su verilmiş çelik gibi olur.Ya hiç kimseyi sevmez yada hiç kimseyi gereğinden fazla sevemez.O birkere gibi sevemez.Yeni bir ilişkide almış olduğu yara ona fazla zarar veremez.Çünkü fazla sevmemiştir.Sevdiğini zanneder ama en acılı döneminde bile o bir kereyi hatırlayarak , acısının şiddetini dindirir.

Aklıma Sezen Aksu’nun bir şarkısı geldi.Sizde bilirsiniz bu şarkıyı.Bence aşkı ,böyle bir aşkı en güzel bu şarkı anlatmaktadır.

“Vurgun yemiş misali gönlüm…tutuldu aşka”

“Ciğerimden yanıyorum ben , bu defa başka”

“Bu yangın benle , ölünceye dek yaşasın varsın”

“Dünyanın en son günü sen beni arayacaksın”

“Doymadım doyamadım sevmelere seni ben” ,

“Kimseyi koyamadım yerine yeniden…”

“Saymadım , sayamadım , sensiz geçen yılları”

“Ne inkar , ne itiraf , bu yalnızca sitem.”

Umarım , her insan kalbinin gücü yetebileceği ve kaldırabileceği ağırlıkta birisine aşık olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

vallahi zaten efkarlıydım koydum bi dertli şarkı.Ağlattınız beni bu akşam her akşam gibi.yinede yüreğinize sağlık sevdimmide böyle sevmelii zaten ne kadar acı olsada anılar yaşananlar pişman olmadan yaşamak lazım

beyaz_melek 
 15.11.2007 21:04
Cevap :
Aynen katılıyorum:))Fakat ağlamamak gülmek gerektirir bu hayat.Başka türlü nasıl geçer ki?  16.11.2007 8:39
 

ben de aynen sizin tanımladıgınız sekli ile birini sevdim inanmassızınız belik ama tek bir bakıs hayatımı, tum duygularımı degistirdi. askı bizim tasavvuf ehli de cok iyi tanımlamıs ama gunumuzde farklı bir bakıs acısı kazandıran bir kitapta okumustum yazarı robin sharma..sharma kitabından farklı bir bakıs acısı getirmisti..cok farklı bir duygu ..aynen ...topragın fırında yanması ve sonra guzel, parlak bir cam olması. ask insana aynen bunu yapıyor...saygılarımla....omer sırmalı

omersirmali 
 06.01.2007 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 730
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster