Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '06

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
7394
 

Aşık Yaşar Reyhani de sazın-sözün bırakıp gitti

Lütfeyle halime geçti şu ömrüm
Yar yüzünü görüp görüp ağlayım
Nasip eyle eşiğini kapını
Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım

Reyhani'yim n'olur beni inandır
Yanarken bir yudum su ver de kandır
Yalvarırım seher vakti uyandır
Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım

Erzurumlu Aşık Yaşar Reyhani'yi 10.12.2006 günü kaybettik. Aşık Yaşar Reyhani de sazın-sözün bırakıp gitti. Her aşığın ardından derler ki "Artık aşık yetişmez, aşıklık devri bitti." Ben doğru bulmam bu görüşü, aşığın ardında bıraktığı sazı memleketimizde alıp çalacak; çalıp söyleyecek nice aşıklar yetişir. Ancak hiçbir aşığın yeri doldurulamaz; her aşığın aşkı da başkadır, sözü de...

Aşık Yaşar Reyhani kimdendi acaba, basın gereği gibi yer vermedi Reyhani'ye. Tedavisi olmayacak gibi görünen "bizden mi değil mi" hastalığı devam ediyor olmalı ki rahmetli aşığa Zaman gazetesinde 13.12.2006'da Mahir İnanç ve Adem Elitok'un imzasıyla aşığın hayatının yer aldığı "Mezarım gurbette kalır, soran olmaz" başlıklı haber yazısı yer aldı. Bir de Hürriyet gazetesinde Diyanet işleri Eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın "Bir ustanın ardından" başlıklı yazısını okudum.

Reyhani'nin 'Sazım düzen tutmaz olsun/Telim Allah demeyince/Can canana gitmez olsun/Yolum Allah demeyince/Rüzgarlarım esmez olsun/Düşmanlarım susmaz olsun/Kılıcım da kesmez olsun/Kolum Allah demeyince" şiiriyle yazısına başlayan Mehmet Nuri Yılmaz, Reyhani'yi "hak erlerinin sentezi" olarak niteleyerek şunları yazmış; "O, bir Yunus'tu, Karacaoğlan'dı, Aşık Veysel'di. Sanki, gelmiş geçmiş aşıkların, hak erlerinin senteziydi. Onların her birinden bir iz taşıyordu aşk ve gönül aleminde."

1932 yılında Hasankale'nin Alvar Köyü'nde dünyaya gelen Aşık Yaşar Reyhani, okuma ve yazmayı okula gitmeden öğrendi. Gençlik yıllarında, rüyasında gördüğü bir kıza aşık oldu, kısa bir süre sonra da onu kaçırdı. Birkaç ay sonra huzursuzluklar başgösterince karısının ailesi, kızlarını alarak başka biriyle evlendirdi.

Dokuz yıl önce oğlunu trafik kazasında kaybettikten sonra felç geçiren, on yıldır da yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği ile mücadele eden Aşık Reyhani, hastaneden dönerken eşi Rabia Reyhani'ye "On günüm var, hakkını helal et" diyor ve hastaneden döndüğünün onuncu günü de Hakk'ın rahmetine eriyor. Geçimlerini borç ve SSK'dan aldıkları 400 YTL'lik maaşla sağlamaya çalışan Reyhani, Mehmet Nuri Yılmaz'ın deyimiyle "Bu vatanın hakiki evlatları tevazu içinde yaşar" dediği şekilde yaşadı Reyhani de...

Dört kıtalık "Bağlar" başlıklı şiirinden iki dörtlük: Oku sayfasını geçen çağların/Yaprağı dökülmiş nice bağların/Adeti böyledir yüksek dağların/Aslı'ya yol verir Kerem'i bağlar/Ben de Reyhani'yim susuz pınarım/Damlam coş ederse olmaz kenarım/Öldüğümü duysa o nazlı yarim/Bilmem al mı giyer kara mı bağlar

"Veremem" başlıklı şiirinde Reyhani ne diyor okuyalım: "Kulaksız işitmek dilsiz ifade/Canım cananındır edem iade/Vücut bir camidir vicdan seccade/Onun bunun çıkarına seremem"

Aşığın "Sevdiğim" başlıklı şiirinden bir dörtlük: Al beni ne olur sevdaya götür/Erenlerden geri kaldım sevdiğim/Saz bir bahanedir göğsümü dövdüm/Bir kemik bir deri kaldım sevdiğim."

"Bezdim" başlıklı şiirinden de bir dörtlük, aşığın mahlasının geçtiği son dörtlük: "Reyhani ölü yürür mü/Kül ölür mü kül çürür mü/Kuru ağaç dal verir mi/Sulana sulana bezdim."

"Can emanet veren alır/Ecel görünmezken gelir/Mezarım gurbette kalır/Soran olmaz Erzurum'da/Abide yaptılar kimi/Reyhani dinle vasfımı/Benim ise mezarımı/Ören olmaz Erzurum'da"

Türk Halk ve Türk Sanat müziğimize sözle, sazla emek verenler Türkçe'mize de büyük emek vermişlerdir. Türk Halk ve Sanat müziği türkü ve şarkı sözleri Türkçe zenginliği ile doludur. Şimdiki türkülerde söz tadı zayıftır. Türk Sanat müziği ve Türk Halk müziği şarkı ve türkülerinin siirlerini okumak bizlere zengin bir Türkçe kazandırır. Aşık Yaşar Reyhani de sazını ve sözünü bırakıp gitti. Neyleyelim ki bu dünya fani!.. Allah rahmet eylesin. Bizlere de vefalı olmayı nasip eylesin.

Aşık Yaşar Reyhani: "Aşığı dert yetiştirir.Dert aşığın hocasıdır. Her bölgeden de aşık yetişemez. Yoksulluk ve dokuz ay süren kış bu derdi besler. Adnan Menderes'in talimatıyla yapılan ve tanınmış aşıkların katıldığı bir toplantıda bir ben, bir de Mahzuni maaşlı aşıklığı kabul etmedik. Maaşı veren emir de verir. Aşık emre girdi mi, serbest çalıp söyleyemez." (Zaman 13.12.2006)

"Al beni ne olur sevdaya götür" diyor ya aşık, sevsin artık bu millet birbirini demek istemiyor mu? Haydi ne olur sevdalara gidelim ey millet; ne olur gidelim!.. Ve sevelim birbirimizi daha çok; daha çok!..

Ferdi Vatansever de gelsin sevdalara: http://biryardimeli.bz.tc

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle değerleri yitirince, yerinin doldurulmayacağını düşünürüz hep. Oysa bu insanlar ölümsüzdürler. Biz yaşadığımız sürece beynimizin ve yüreğimizin bir köşesinde yaşayacaklar. Geride bıraktıkları eserler ise yüzyıllar boyu... Elinize, yüreğinize sağlık...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 28.12.2006 11:10
Cevap :
Canım kardeşim, Aşık Yaşar Reyhani bizim için yazdı, çaldı sazını ve söyledi türküsünü. Dert ile, yoksulluk ile, evlat acısı ile bitirdi ömrünü ve kimseye de küsmeden dediği gün ve saatte Hakk'a teslim oldu... Selam ve sevgilerimle...  28.12.2006 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 316
Toplam yorum
: 577
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2033
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster